Üç Tam Geçişli Türbülatörsüz Kazanlar

16 Ağustos 2008 Dergi: Ağustos 2005

Türbülatörlerle boru içindeki akışta homojen bir sıcaklık dağılımı sağlanır. Genel olarak ısı transferini, dolayısıyla da verimi artıran türbülatörler, ısıl kapasiteyle birlikte artan duman borusu sayısı nedeniyle yüksek kapasitelerde efektif olmaktan çıkmaktadır. Bu durumda kazanın temizlik ve bakım işlemi zorlaşmakta ve yüksek maliyetli bir hale gelmektedir. Türbülatörler, yoğuşmaya izin verilmeyen kazanlarda yoğuşmayı önlemek ve kazan maliyetini azaltmak için kullanılmaktadır. Yeni seri kendinden yoğuşmalı kazanlarda ise, tam tersine, olabildiği kadar yoğuşma olması istenmektedir. Bu kazanlarda türbülatör kullanılmadığı için ömür boyu çok yüksek performans sağlanmaktadır. Yoğuşmaya izin verilmeyen türbülatörsüz kazanlarda, duman borularının çapları biraz daha küçük seçilmekte ve biraz daha fazla adette uman borusu kullanılmaktadır. Böylece yoğuşma olmadan yüksek verime ulaşılmakla birlikte, işletmede duman borularında akış sürekliliği sağlanmaktadır. Boruların tıkanma ve kirlenme riski çok azaldığı için, işletmede çok daha az temizlik işlemi gerekmekte ve işletme verimi daha yüksek kal ab ilmektedir,

Yoğuşmaya izin verilmeyen türbülatörlü kazanlarda, gaz yakıt kullanıldığında bile kirlenme riski bulunmaktadır. Ayrıca gaz yakıt kullanıldığında türbülatörler bir süre sonra duman borularına kaynadığı için çıkartılması zorlaşmakta, hatta kopan türbülatörleri boru içerisinden çıkarmak için özel servis işlemi gerekmektedir. Oldukça güç olan bu çıkarma işlemi gerçekleştirilemeyince, türbülatörler boruyu tıkamış durumda bırakılmaktadır.

Bu durumda tıkalı boruların yükü diğer borulara taşıtılmakta ve kazanın işletme dengesi bozulmaktadır. Türbülatörlü kazanlarda ısı transferinin çok ciddi bir kısmı son geçişte (türbülütarlörün olduğu borularda) gerçekleşmektedir. Bunun sonucunda ön kapağa dönen gazların sıcaklığı türbülatörsüz kazanlara göre genellikle çok daha yüksek sıcaklıkta olmaktadır. Bunun sonucunda ön kapaktaki ısı kayıpları daha fazla olmaktadır (ön kapaktaki ısı yalıtım! çok iyi olsa bile). Genel bir tanım olarak; türbülatörlü kazanlarda son borulara giren gaz sıcaklığı genellikle çok daha yüksektir. Bunun sonucunda:

·           Ön kapaktaki ısı kayıpları artar.

·           Borulara daha yüksek sıcaklıkta giren duman gazları zaman  içinde türbülatörlerin duman borularına kaynamasına neden olabilir ve borular bloke olabilir, kazan verimi azalır.

·           Türbülatörlerdeki tıkanmalar (kurum) boruların daha kısa sürede tıkanmalarına (kurum birikmesine) neden olabilir. Servis sıklığı daha fazladır.

·           Borulardaki kurumun temizlenebilmesi için türbülatörler öne doğru çekilirken, (eğer türbülatör boruya kaynamamışsa) yağlı olan kurumu toplamak önlem alınsa bile etrafın kirlenmesine neden olur.

Oysa türbülatörsüz kazan borularına sokulan fırça ile kurumu kazanın arka tarafına itmek ve içeriden almak biraz daha kolaydır ve kazan dairesinin daha az kirlenmesine neden olur. Yani işletme teknisyeni için daha rahat çalışma imkanı oluşur..

Enerjinin çok pahalı olduğu ve giderek de artacağı kaygısını taşıdığımız bir dönemde verimliliği etkileyen her detay değerlendirmelidir. Kazanların durma kayıpları (brülör çalışırken veya brülör durduğu halde kazanın içinden sıcak su dolaşırken kazandan çevreye olan kayıplar) kazan kapasitesi ile karşılaştırıldığında çok düşük kalabilir (%2 ... %6 gibi). Ancak binaların ısıtma sistemlerinde yıllık kullanılan ortalama kapasite, toplam kazan kapasitesinin yaklaşık % 15 mertebelerindedir. Kazan kapasitesine göre %3 olan bir durma kaybı bile yıllık kullanılan ortalama kapasite ile karşılaştırıldığında 3/15 = %20 kayıp olarak da değerlendirilebilir. Sonuç olarak türbülatörlerin işletme şartlarilli güçleştirmesi, kısa sürede tıkanarak verimde sürekliliği engellemesi, ya da bu nedenle söküldüklerinde baca gazı sıcaklığıııııı çok artması nedeniyle bu tip kazanlarda ömür boyu yakıt maliyeti planlanandan çok yüksek olmaktadır.

Bilgi: 0212. 3403700 www.isisan.com


Etiketler


Söyleşi