Klima Montajı Sırasında Uyulması Gereken Teknik Kurallar

18 Eki 2008

Bu  isin uygulaması sırasında karşılaşılan sorunlar, çözüm yolları, doğru is yapma yöntemleri, kullanılan araç gereç ve pratik bilgilerden oluşan çok değerli bilgileri içeren yazılara gelecek sayılarımızda da yer vereceğiz.

Dübel ve vidalar:

İç ünitelerin askılanmasında kullanılan dübeller (40 kg a kadar olan) 6, 7, 8 mm çaplı plastik esaslı dübellerdir. Bizim bu kapasitelerde kullandığımız dübel 8 mm çapında ithal plastik dübellerdir. Bu kapasitelerde tek bir dübel dahi iç üniteyi taşımaya yeterken vibrasyonun en aza indirilebilmesi ve askı sacının duvara tamamen yaslanmasını sağlayabilmek amacı ile 46 adet dübel kullanılmalıdır. Dübel yerlerinin hazırlanmasında esas olan dübelin açılan oyuğun içerisine tatlı sıkı tabir edilen mümkün olan en az boşlukla yerleştirilmesidir. Dübelin daha sonra içine yerleştirilecek vidaya yapacağı baskı bu işleme bağlı olduğundan dübel çapında elmas uçlu matkap kullanılmalı ve uygun vida ile sabitleme işlemi yapılmalıdır. Dış ünitelerin askılanmasında kullanılan dübeller gene plastik esaslı özel dübeller olduğu gibi hem dış ünitelerde hem de tavana monte edilen profesyonel tip ağır iç ünitelerde çelik dübeller kullanılabilir. Bizim dış ünitelerin montajında kullandığımız plastik dübeller yine ithal malzemelerdir. Bu kadar basit bir malzemenin ithal olmasının nedeni dayanıklılığının yanı sıra vidaların çeşitli el aletleri ile sıkıldığında dübelin iç yüzeyinin bu baskıya dayanması esasıdır. Aksi takdirde vida boşa dönmeye başlayacak ve dübelin olumlu baskısı tersine işleyerek zamanla vidanın dışarıya doğru itilmesine neden olacaktır. Çelik dübellerde böyle bir risk olmamasına rağmen çelik dübelin ana gövdesinin betona yeterince girmemesi yada tuğla gibi dayanıksız zeminlere oturtulması; ya sıvayla beraber çelik dübelin takılan yerden düşmesine ya da tuğlanın kırılarak dübelin sıvaya takılmasına neden olur ki her iki halde de sabitleme işlemi geçersiz olur. Böyle durumlarda duvara saplama atmak ve duvann iç yüzeyinden çıkan saplamaya geniş pullar koyup çift somun ile kontra sıkma işlemi yapılmalıdır. Eğer mümkünse bu somunlar kaynak ile saplamaya sabitlenip kaynak yeri boyanmalıdır.

Delme Aletleri:

Delme aletleri; normal deliciler, darbeli deliciler, kınalı deliciler ve karot makinesi olarak adlandırılan sulu kesim yapan delici aletlerdir.

Normal deliciler tahta veya demir gibi yüzeylerde delik açma işlemlerinde kullanılır. Bu tip malzemelerde asla darbeli delik açma çalışması yapılmaz. Kullanılan matkapların uçları düzdür ve malzemenin kesilerek delinmesi esasına göre çalışırlar. Bu nedenle delme işlemi esnasında devri yükseltmek bir işe yaramaz. Tam tersine malzemenin özelliğine ve delik çapının büyüklüğüne göre belli devirlerin üzerine çıkıldığında kesme hızı aşılmış olacağından ancak oyma işlemi devam edebilir. Bu ise hedeflediğimiz delme işlemi değildir.

Darbeli deliciler basit delme işlerinde daha çok evlerde hobi amaçlı kullanılan aletlerdir. Kıncılı deliciler de aslında bir darbeli delicidir. Ancak kırma özelliği güçlendirilmiş ve profesyonel kullanıma uygun hale getirilmiştir. Dübel delikleri açmada kullanılanlar ile daha büyük boru ve malzemelerin geçmesini sağlamak amacı ile duvar delmede kullanılan kıncılı deliciler mevcuttur. Bizim, dübel açarken ve bir kısım vidalann sıkılmasında kullandığımız deliciler aynı zamanda darbesiz de çalışabildiğinden ve uçlanna mandren takılabildiğinden çok amaçlı olarak kullanılmaktadır. Aletin kırma özelliği zaten güçlendirilmiş olduğundan dübel için delik açarken en çok dikkat edilecek konu; kınanın sabit tutulması ve delinen yüzeye dik olarak baskı yapılmasıdır. Kinci dik olarak delme yapacağından yatay olarak kesme işlemi yapılmamalıdır. Bu; aletin kısa zamanda yataklama problemleri çıkarmasına neden olur.

Karot kullanımında ise delme işlemine başlanmadan muhakkak bir çelik dübel ile karot sağlam bir zemine tespit edilmeli, gerekli su bağlantısı yapılmalı ve açılacak deliğe uygun devir hızı seçilerek mümkün olduğu kadar yavaş delme işlemi tamamlanmalıdır. Gerekli sabitleme yapılmaksızın bu alet kullanıldığında büyük bedensel sakatlanmalara neden olabildiği gibi, daha elim sonuçlara da neden olabilir.

İç Ünite Askılaması:

İç ünite sacı askılanmadan önce iç ünite yerinin soğutulan veya ısıtılan havayı homojen olarak dağıüp dağıtamayacağı kontrol edilmeli, önünde herhangi bir engel olmamasına dikkat edilmeli, seçilen kapasitenin ve modelin uygunluğu gözlemlendikten sonra askılama işlemine başlanmalıdır. Askılama saçları cihaz tiplerine göre farklılık göstermekle beraber, işlem basamakları malzeme farklılıkları olsa da hemen hemen aynıdır. Burada anlatılan duvar tipi cihazın montaj basamaklarıdır. Askılama sacı; yerden yüksekliği, asıldığı duvardaki konumu ve borulann çıkacağı yer gözden geçirildikten sonra bir beton çivisi yardımı ile duvara tablo misali asılır. Su terazisi tamamen yatay konuma gelinceye kadar askı sacı hareket ettirildikten sonra, sacın üzerindeki bir çok delikten sadece yeterli miktardakiler kurşun kalemle işaretlenir ve askı sacı duvardan alınarak delme işlemi tamamlanır. Dübellerin yerine sağlamca oturtulmasından sonra askı sacı tekrar terine konarak vidalama işlemine geçilir. Vidalar iyice sıkıştınlmadan önce su terazisi ile son bir kontrol daha yapılır ve daha önce takılan çivi yerinden alınır. Sabitlenen askı saçma iç ünite yavaşça oturulduktan sonra borulann çıkacağı delik yerinin tespiti için klimanın ilgili kenar noktalanna birer kılavuz çizgi çizilir. İç ünite askı sacından çıkarıldıktan sonra; iç ünite su toplama kabının yüksekliği, daha önce çizilen kılavuz çizgiler ve deliğin açılacağı dış ortam değerlendirilerek delik merkezi saptamr. Ucuna delik çapına uygun buat ucu takılmış kıncılı delici marifeti ile içeriden dışanya drenaj suyunun akabileceği eğimi verecek şekilde delik açılır. Deliğin açılması işleminde gerekli eğimin verilmesi ve deliğin iç ünite kabımn dışına taşmamasına büyük önem verilir.

Dış Ünite Askılaması:

Dış ünite askuamasına geçilmeden önce gene yerin uygunluğu gözden geçirilmelidir. Burada teknisyenin düşünmesi gereken iki ana konu vardır. Dış ünitenin her şarta dayanabilecek şekilde sabitlenmesi ve dış ünite üzerinde oluşan sıcaklığın dış ortama, yani atmosfere atılabilmesi. Dış ünitelerin sabitlenmesi aşamasında sabitlenecek olan duvar seçildikten sonra içeriden mümkün olduğunca az görüntü alınmasına dikkat edilmelidir. Bilindiği üzere diş üniteler üniversal askı ayaklarının üzerine monte edilmektedirler. İlk yapılacak işlem, birinci askı ayağının yerini tespit etmektir. Dış ünitenin yüksekliği ve bakır boru bağlantılan göz önünde bulundurularak birinci ayak delikleri işaretlenir. Delme işlemi esnasında delik, delinen duvara tam dik gelecek şekilde değil aşağıya doğru hafif bir eğim verilerek delinir. Dübellerin yerleştirilmesini takiben ayak vidalan sıkılarak sabitlenir. Bu işlem esnasında takılan ayağın yere dik olup olmadığı su terazisi yardımı il< ayarlanır. Dış ünitenin delik merkezler ölçülerek ikinci ayağın konulacağı yeı tespit edilir. Gene su terazisi yardımı il< diğer ayakla arasındaki kot farkı alın diktan sonra delik merkezleri işaretle nir. Delme ve sabitleme işlemi diğe ayakta olduğu gibi yapıldıktan sonra di; ünite duvarla arasında en az 15 santin kalacak şekilde yerine oturtulur. Di: ünite ayaklarına vibrasyon takozlar yerleştirildikten sonra cıvata, pul ve so mun marifeti ile sabitle işlemi tamam lanmış olur.

KLİMA TESİSATI:

1. Bakır Boru Tesisatı:

Klimalarda kullanılan bakır borular S 99 saflıkta ve çaplarına göre uygun e kaünlıklarındadırlar. Hemen hemen he klimanın teknik dokümanında, içdıı ünite arasındaki mesafeye göre, seçil mesi gereken boru çaplan belirtilmiştiı Belirli mesafelerden sonra boru çaplar bir üst değerde seçilir. Aynı zamandı her markanın kendine ait mesafe limit vardır. Bu limitlerden daha uzun mesa felere ihtiyaç duyulacak montaj yerler düşünülmemelidir. Yine her markanıı kendine ait içdış üniteler arası yüksek lik farkı limiti vardır. Dış ünite bu limit lerin dışında, iç üniteden daha yukar ya da aşağı monte edilmemelidir. Arala nnda yükseklik farkı bulunan montaj larda, uyulması gereken bakır boru tesi satı çekme işlemi ile ilgili kurallar var dır. Bunlara uyulmadığı takdirde, ciha zımız hem verimsiz çalışacak, hem di bir süre çalıştıktan sonra anza yapacak tır. Hatalı çekilen tesisat neticesindı meydana gelecek ilk arıza soğutma yi da ısıtma işleminin tam olarak gerçekle şememesi (cihazın verimsiz çalışması) anza yapacak ilk eleman ise dış ünite deki kompresördür. Dış ünitenin iç üni teden daha yukanya monte edildiği du rumlarda her 3 metrede (sistem yapısı na ve markaya göre değişir) bir, yağ ceb yapılmazsa, kompresöre yağ dönüşü ol mayacak ve yağsız kalacaktır. Aynı za manda yatay uzun hatlarda da yağın so ğutucu akışkan tarafından daha kola) süpürülmesi ve kompresöre doğru aka bilmesi için, eğim verilmeli veya yaj cepleri yapılmalıdır. Yağ ceplerinin ya pıldığı tesisat uygulamalarında, sisten devreye alınırken, boru çapı ve yağ ceb sayısı ile orantılı olarak, belirli miktardi yağ ilave etmeyi unutmamak gerekil Dış ünitenin aşağıya monte edildiği du rumlarda ise, bakır boru tesisatı iç üni tedeki evaporatörün en üst seviyesin geçecek kadar yükseltildikten sonra dıı üniteye doğru çekilmelidir. Boy borula haricindeki çaplarda bakır boruya seki verirken, borunun iç çapının değişme meşine ve kınlmamasına dikkat edil melidir. Özellikle 3/8" çapından büyül borularda bükme işlemi için yay ya di boru bükme aparatı kullanılmalıdır.

2. Kaynak İşlemi:

Bakır boru tesisatı çekilmesi sırasında mümkün olduğu kadar kaynak ile ekleme yapılmamalı, yekpare boru çekilmelidir. Ancak büyük sistemlerde boy boru kullanılmasından dolayı sık sık kaynak yapılması zorunluluğu vardır. Böyle durumlarda kaynağın azot gazı altında yapılması veya en azından bütün kaynak işlemleri bittiğinde, yüksek basınçlı azot ile boru içindeki kaynak tortusu ve bakıroksidin süpüriilmesi gerekir. Son olarak da vakum işleminden ve dış ünite vanalarının açılmasından önce, 2025 bar gibi bir değerde azotun tesisata şarj edilmesi gerekir. Bu şekilde dış ünite vanasına bağlı olan basınç saatimizdeki basınç değerinde düşme gözlemlenirse, tesisatta kaçak olduğu da tespit edilmiş olunur. Kaçak yeri tespiti ve onarılması işlemlerinden sonra tekrar azot testi yapmamız gerekir; basınç değerinde düşme gözlemlenmediği ana kadar bu işlemler tekrarlanır.

Yalıtım:

İçdış üniteler arasındaki tesisatın, soğutucu akışkanın ısı kazancını engellemek amacıyla yalıtılması gerekir. Yalıtımın bir faydası da, bakır boruların terleme yaparak, yoğuşan suyun istenmeyen mekanlarda damlamasını engellemektir. Yalıtım malzemesi kauçuk esaslı ve boru çapına uygun et kalınlığında olmalıdır. Kalın borularda 912 mm yerine 6 mm et kalınlığında yalıtım kullanılırsa yoğuşma ve akışkanın ısı kazanması engellenemeyecektir.

Özellikle uzun tesisatlarda yalıtımın yapılmaması, superheat değerinin de yükselmesi anlamına gelir(soğutmada). Bu değerin yükselmesi klima verimini ciddi oranda azaltacağı, işletme maliyetini yükselteceği hatta sistemdeki bazı elemanların anza yapmasına yol açacağı bilinmelidir. İleride "ARIZA TESPİTİ ve GİDERİLMESİ" başlıklı konumuzda bu soruna daha detaylı değinilecektir.

4. Havsalama:

Çekilen bakır borular iç ünite veya dış üniteye genellikle havsa açılıp rekor ile sıktırılarak bağlanırlar. Havsa açarken ilk dikkat edilecek şey borunun eğimli değil düz olan yerinden kesilmesi ve çapak oluşmamasıdır. Bakır boru havsa mengenesindeki uygun deliğe yerleştirildikten sonra havsa mengenesini çok az geçecek şekilde pay bırakılmalı ve sıkıştırma esnasında borunun yarılmasına yani havşanın çatlamasına meydan verilmemelidir. Borular havsa mengenesine yerleştirildikten sonra işkencelerin tamamen sıkılmış olması da sağlıklı bir havsa açmak için en önemli unsurdur. Havsa açma işlemi sırasında bakır boru iyice ezilecek kadar tork uygulanmayıp, havşanın zayıflaması ve titreşimlere karşı mukavemetinin azalması engellenmelidir.

5. Elektrik Tesisatı:

İçdış üniteler hem elektrik enerjisinin iletilmesi, hem bilgi alışverişi ve hem de kontrol (sistemdeki kompresör, fan, 4 yollu vana ... vb. gibi elemanların doğru zamanda devreye girip çıkması) amaçlı kullanılmak üzere belirli damar sayısına ve kesite sahip elektrik kabloları çekilir. Bu kablolar çekilmeden önce, klima sisteminin gücüne uygun kesitte ve işlevlerini yerine getirmesini sağlayacak miktarda olduğu kontrol edilmeli hatta yedekleme dahi yapılmalıdır. Her markanın kendine özgü yapısıyla ilgili olarak split klima sistemleri, iç üniteden, dış üniteden veya her ikisinden de besleme alabilir, özellikle şantiye uygulamalarında elektrik işlerini yapan yetkili personele, besleme tesisatı çekilmesi gereken yerler gösterilmelidir. Eğer dış ünite coil sensörü varsa ve iç ünite kartı ile bağlantısı gerekiyorsa.tesisat mesafesine göre 0.75 mm2 veya 1.5 mm2 kesitinde blandajlı ya da ipekli kablo diye adlandırdığımız kablolar kullanılmalıdır. Bu kablolar çoğunlukla diğer kablolarla beraber çekildiğinden, kabloların herhangi birinden veya birkaçından birden elektrik akımı geçmesi sırasında meydana gelecek manyetik alandan etkilenmeyerek iç ünitedeki elektronik karta doğru voltaj değeriyle birlikte bilgi iletir. Aksi halde daha düşük ya da yüksek değerler iletilip kartı yanıltabilir. Bunun neticesinde otomatik kontrol zamanlaması sapar. İçdış üniteler arasındaki kabloların, izolesi yapılmış bakır borulara tutturularak dış üniteye kadar götürülmesi, boru ve kablo grubunun bandajla sarılması daha dekoratif bir uygulama olacaktır. Kablo bağlantılarının gevşek olmamasına dikkat edilmelidir.

6. Drenaj Tesisatı:

Drenaj klima tesisatında en az önemsenen fakat en çok sorunun çıktığı bölümdür. Yoğuşarak elde edilen drenaj suyunun atılabilmesi için montaja başlamadan önce eğimi ve akıntısı çok iyi tespit edilmelidir. Bileşik kaplarda olduğu gibi yoğuşma suyunun ilk çıkış noktasını geçmemesine rağmen yukarıya doğru dönmesi mümkün olmamaktadır.

Damla damla oluşan yoğuşma suyu böyle durumlarda arada kalan hava kabarcığının basıncına karşı koyamamakta ve iç ünitenin su toplama kabından dışarı akmaktadır. Bunun bir sebebi de iç ünite fanının çalışırken drenaj borusuna vakum etkisi yaparak suyu yukarıya doğru çekmeye çalışmasıdır. Bazı klima sistemlerinde bu vakum etkisini ortadan kaldırmak için drenaj tavalarına ayrıca havaide tabir edilen bağlantı delikleri ilave edilmiştir.

Dolayısıyla bileşik kap kanunları, klima sistemleri için geçerli olmamaktadır. Eğer tesisata mutlaka sifon yapılması gerekiyorsa, bu, iç ünite drenaj bağlantı noktasından en az 1,5 metre aşağıda yapılmalıdır. Drenaja hiçbir şekilde gerekli eğim verilemiyorsa sisteme drenaj pompası ilave edilerek bu konu halledilmelidir.

Cihazın Devreye Alınması:

Klima cihazı bütün bağlantıları ve azot testi bittikten sonra vakum edilerek iç ünite ve bakır boru tesisatındaki azot ile hava dışarı atılır. Vakum işlemi sonunda sistemde hiç hava kalmadığından emin olmamız gerekir. Vakum işlem süresi ne kadar uzarsa sistem rutubetten o kadar çok kurtulur çünkü alçak basınç altında kalan nemin (suyun) kaynama noktası değeri de düşeceğinden, iyice seyrelerek vakum aletinden dışan aülması kolaylaşır. Aksi takdirde kapasite verimi düşecek ve işletme maliyeti yükselecektir. Sistemde dolaşan rutubet genleşme elemanından (kılcal boru, orbis valve ya da TXvalve) geçerken buz haline geçecek ve tıkanmaya neden olacaktır. Yaz mevsiminde evaporatör basıncının 6075 psig değerinde olması ve bu basınç değerinde R22 akışkanının sıcaklığının O ile +7 santigrad derece olması buzlanma ihtimalini azaltır. Yalnız iç ortam sıcaklığının çok düşük değerde set edilmiş olabileceği de düşünülürse, basıncın 60 psig seviyesinin altına, akışkanın sıcaklığının da O derecenin alüna düşmesi kaçınılmazdır. Kışın ise böyle bir tehlike mutlaka vardır.

Küçük cihazlarda dış ünite üzerinde iki adet vana vardır. Likit hattı vanası (küçük) ve gaz hattı vanası (büyük) isimleriyle anılırlar. Bahsi geçen vanalar, (küçük cihazlar için) iki ve üç yollu vanalardır. Genellikle likit hatta iki yollu vanalar kullanılır. İki yollu vanalar cihaz ile bakır boru hattındaki gaz akışım keser veya açarlar. Üç yollu vana ise bu işlevlere ilaveten siboplu bir inyon bağlantısına daha sahiptir. Bu gaz şarjı ve vakumlama amacı için kullanılır.

Vakumlayarak devreye almada üç yollu vanaya (büyük olan gaz hattı vanası) vakum aparatı bağlanarak sistem uygun sürede vakum edilir. Kaçak olup olmadığı kontrol edildikten sonra vakum aparatının vanaları kapatılır ve önce basma hattı vanası sonra ve yavaşça emme hatü vanası açılır. Bu, işlemler tamamen bittikten sonra sistem enerjilendirilir, kumandadan çalışma modu ve set değeri ayarlanarak ilk start verilir. Bu sırada vanaya bağlı olan saatten sistem basıncı kontrol edilir ve eğer uygun değilse normal değere gelene kadar sisteme soğutucu akışkan şarjı ya da deşarjı yapılır. Klima sistemleri genellikle 8 m. tesisata yetecek kadar soğutucu akışkan şarjı yapılmış olarak ithal edilirler. Ancak istisnai durumlar da olsa eksik ya da fazla şarj edilmiş cihazların çıkma olasılığını da düşünmek gerekir ki karşımıza da çıkıyor.

Aynı zamanda bakır boru tesisatının uzun çekildiği durumlarda, her metre başına düşen gerekli miktarda akışkanın sisteme ilave edilmesi de gerekir. Eğer daha önceden kurulmuş ve çalıştırılmış bir cihazın yeri değiştirilmek isteniyorsa önce cihaz soğutma modunda çalıştırılır ve likit vanası kapatılarak, iç ünite ve tesisattaki soğutucu akışkan dış üniteye depolanır. Belli bir süre sonra cihazın sesi tamamen azalacak ve sisteme takılı bir gaz saati varsa vakum değerinin düştüğü gözlemlenecektir. Çalıştırılmasına rağmen vakum değerinin daha aşağıya düşmediği görüldüğünde artık depolayacak akışkan kalmamıştır. Dönüş vanası da kapatılarak cihaz durdurulur ve de montaj işlemine başlanılır. Tekrar montaj yapılmadan önce sistemin genel bakımının da yapılması yerinde olur.

Serhan Eldivan ve Uğur Otorana katkıları için teşekkür ederiz.. ¦


Etiketler