Ziehl-Abegg Türkiye Genel Müdürü M. Ömür Aydoğan ve Satış Müdürü Tezcan Altuğ: “Müşteri portföyümüzü artırarak sürekli büyümek, öncelikli hedefimiz”

21 Kasım 2012 Dergi: Kasım-2012
Ziehl-Abegg Türkiye Genel Müdürü M. Ömür Aydoğan ve Satış Müdürü Tezcan Altuğ:

“Müşteri portföyümüzü artırarak sürekli büyümek, öncelikli hedefimiz”

102 yıllık mazisi ile Alman menşeli Ziehl-Abegg, fan konusunda uzman bir firma. Türkiye’de 2007 yılı itibariyle kendi ofisini kuran firma, otomasyon ürünleri konusunda da ciddi bir ürün çeşitliliğine sahip. Geliştirdiği teknolojiler ile sürekli iyileşme ve verimliliği hedefleyen Ziehl-Abegg, yıllık toplam cirosunun % 6’sını ar-ge faaliyetlerine ayırıyor. Türkiye ekibi bir satış ofisi olarak faaliyet sürdürse de tüm ekibin gönlündeki aslan aynı: Türkiye’de üretim. Şimdilik bu konuda bir yatırım kararı alınmamış olsa da ülkemizin sunduğu avantajların dikkate değer olduğunu söyleyen Ziehl-Abegg Türkiye Genel Müdürü M. Ömür Aydoğan ve Satış Müdürü Tezcan Altuğ, Türkiye’de en azından bir montaj atölyesinin kurulmasının teslim süreleri bakımından ciddi artılar sağlayacağının altını çiziyorlar...

Ziehl-Abegg’in yıllık cirosunun % 6’sı daima ar-ge’ye ayrılır

Firmamız 1910 yılında Almanya’da Emil Ziehl tarafından kuruldu. Bu sene 102. yılımız. İki yıl önce genel merkezde 100. yıl kutlamaları yapıldı. Yaklaşık 2000’li yıllara kadar hep Almanya ve içinde iş yapar durumdayken, daha sonra yeni nesillerin de yönetime dahil olması ile birlikte, yurt dışı pazarlar da takip edilmeye başladı ve firma, global bir marka olmayı hedef olarak seçti. 2000’li yıllarda ülke ofisleri açılmaya başladı ki biz de bunlardan biriyiz. Firmamız, bayi, distribütör, partner ya da ortak değil, Ziehl-Abegg firmasının Türkiye ofisi olarak hizmet veriyor. 2007 yılında faaliyetlerine başlayan firmamızda bugün beş kişilik bir kadro ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Zeynep Hanım mali ve idari işlerde yetkilimiz, Eralp Bey satış destek mühendisimiz, Tezcan Bey satış müdürümüz, Eda Hanım ise lojistik sorumlumuz. Ataşehir’de 100 m2 bir ofiste çalışıyoruz. Ziehl-Abegg Türkiye olarak sorumluluk alanlarımız; Türkiye’nin dışında, Türki Cumhuriyetler, Azerbaycan, Türkmenistan, Gürcistan, Irak, Ürdün ve Suriye. Bu ülkelerle ticari ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Dünyada baktığımızda, Ziehl-Abegg’in 4’ü Almanya’da olmak üzere Macaristan, Fransa, Çin ve Amerika gibi farklı ülkelerde 8 tane fabrikası var. Hindistan ve Brezilya’da daha kurulma aşamasında. Dünyada 3100 çalışanımız var. Bunun yaklaşık 1500-1600’ü Almanya genel merkezde. Geçen seneki global ciromuz 360 milyon Euro civarında. Türkiye’de ise geçen yılı 4.5 milyon Euro ciro ile kapattık. Her yıl ortalama % 7-10 arası büyüme hedefleri koyuyoruz. Bu, bizim için ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir hedef. Ziehl-Abegg olarak enerji verimliliğine, sürdürülebilir enerjiye, yenilenebilir enerjiye ve ürün kalitesine büyük yatırımlarımız var. Senelik ciromuzun % 6’sını hep ar-ge’ye ayırıyoruz. Ziehl-Abegg merkezde, ar-ge biriminde 100’ün üzerinde personel çalışıyor. Almanya’da büyük bir laboratuvarımız var.
 
EC teknolojisi Avrupa’da standartlaşıyor; Türkiye’de de bu süreç yakın zamanda başlayacak

Yaklaşık 17-18 sektörde fan kullanılıyor; asansörler, tarım-hayvancılık, temiz odalar, hastaneler, trenler, demiryolları, vagonlar, metrolar, seralar, rüzgâr türbinleri, soğuk odalar, kondenserler gibi... Ürün gamımız çok geniş; yaklaşık 30.000 kalem ürünümüz var. Ana başlıklarıyla ürün gruplarımızı, dört başlıkta toplayabiliriz: Aksiyel fanlar, plug fanlar, radyal fanlar ve proses fanları.
Aksiyel fanlarımız, soğuk odalarda evaporatör ve kondenser olarak kullanılıyor. Radyal fanlarımız, havalandırma kısmında ısı geri kazanım ünitelerinin, mutfak çatı aspiratörlerinin, kanal tipi ya da çatı tipi fanların içinde kullanılıyor. Plug fanlar, klima santrallerinin içinde kullanılan diğer bir segment. Proses fanlarımız ise terzi usulü talebe göre üretilen fanlardır ki Ziehl-Abegg bu konuda çok iddialı. Bunların yanında ayrıca kontrol ünitelerimiz var. Hız anahtarlarından frekans invertörlere kadar. Türkiye’de bu konuda iyi bir ilerleme bekliyoruz. Ziehl-Abegg’in üzerinde uzmanlaştığı EC teknoloji, ülkemizde henüz emekleme döneminde. Oysa 1 Ocak 2013’ten itibaren Avrupa’da artık belirlenen standartlara uymayan fanların ya da ürünlerin satışı/sevkıyatı gerçekleşmeyecek. Türkiye için birtakım tebliğler, yasalar hazırlandı ama şu anda aktif bir durum yok; ilerleyen süreçte olacaktır. Çünkü Türkiye, Avrupa pazarını yakından takip ediyor ve oradaki gelişmeler kısa bir süre içinde Türkiye’yi de etkiliyor. EC konusunda şimdiden numunelerimizi getirdik, ürünlerimizi sergiledik, tanıtmaya başladık ve süreç içinde bu teknolojinin ülkemiz pazarında da hak ettiği yere ulaşacağına inanıyoruz. Ziehl-Abegg Türkiye olarak OEM’lerle çalışıyoruz. Nihai tüketicilerle ya da bir alışveriş merkezi ya da bir hastane ile çok temasımız olmuyor. Sadece teknik anlamda destek verebiliyoruz. Büyük OEM’lerin çoğu bu işi biliyorlar çünkü bunların yurtdışı pazarları da var; Yemen’den Hollanda’ya, Afganistan’dan Danimarka’ya kadar.... Türkiye’deki hemen hemen tüm klima santrali fabrikaları ile çalışıyoruz. Bunlar dışında Sabiha Gökçen HABOM projesi, Ford Otosan transit aracı, Özdilek mağazalar zinciri, Sapphire gibi büyük projelerde de ürünlerimizle yer aldık. Bir de Türkiye’de lokal üreticiler var onlar sadece iç pazara üretim yapıyorlar ve bunların sayıları da oldukça fazla. Bu kesimde fiyat-performans karşılaştırmasından dolayı hep AC motorlar tercih ediliyor; EC teknolojisi ile ilgilenmiyorlar. Ancak konuyla ilgili bir yasal süreç başladığında, onlar da bu konu ile ilgilenmeye başlayacaktır.  

Fiyat-performans ilişkisini göz ardı etmemek gerek

Ürünlerimizin yapısını bir motor ve bir fan kanadı oluşturuyor. Bu iki komponentten biri kırılırsa ya da bozulursa değişmesi gerekiyor. Bu konuda bir problem olursa, müşterilerimizi mağdur etmemek üzere hemen merkezimizle irtibat kurup sorunu çözüyoruz. Ofisimiz kurulmadan önce Türkiye’de satışı yapılmış ürünlerimiz konusunda da müşterilerimizi yalnız bırakmıyoruz. Ziehl-Abegg markalı tüm ürünlerin arkasındayız. Bunun dışında yeni getirdiğimiz elektronik motorlu ürünler var, onların devreye alma işlemlerini ve kullanımı ile ilgili personel eğitimlerini de veriyoruz.
Biz iki üç ayda bir, firmalarımızda eğitim düzenliyor, müşterilerimizi gelişen teknolojiler ve kullandıkları ürünler hakkında bilgilendiriyoruz.
Söylediğimiz gibi EC teknolojisi Türkiye’de pek bilinmiyor olsa da geliştirilmesi ve kullanımının yaygınlaştırılması adına çalışmalar yapıyoruz. Öncelikle fiyat odaklı bakış açısını kırmamız gerekiyor. Bir ürünle ilgili “pahalı” kanısına varmadan önce kendimize şu soruyu sormalıyız: “Neye göre pahalı?” Fiyat-performans ilişkisini göz ardı etmemek gerek. Motor enerji verimliliğinin kalbindeyse, fan kalbin odacıklarından biridir diyebiliriz. Yani bir klima santrali, bir evaporatör, bir kondenser, bir chiller ne yaparsanız yapın enerjiyi çeken malzemelerden biri fan diğeri ise motordur. Onun için fan enerji verimliliğinin tam kalbindedir. Bütün sarfiyatlar, verimlilikleri performanslar, fan ve motorunun vasıtasıyla belirleniyor. Seçimler, hava debileri, basınçlar bunlara göre yapılıyor. Bir klima santrali için EC teknolojisi seçildiğinde, verimi artırıyorsunuz. Fan çapı küçüldüğü için yapılan ünite de küçülüyor. Yaklaşık % 15-20 civarında bir tasarruf sağlayabiliyorsunuz.

Kanat tasarımları, doğanın en sessiz uçan kuşu olan baykuştan ilham alınarak yapıldı

Müşterilerimize sunduğumuz en önemli avantajlardan biri de düşük ses seviyeleri. Özellikle apartmanların altındaki marketlerde, bu konu çok önemli. Çünkü gündüz pek fark edilmese de gece fan gürültüsü çok rahatsız edici olabiliyor. Ses seviyesi azaldığında kimse rahatsız olmuyor. Ar-ge departmanımız bu konuda doğayı inceleyerek çözümler geliştirdi. Baykuş, doğada en sessiz uçabilen kuş. Bu nedenle kanat yapısı incelendi ve fanlarımız bu örnekten yola çıkılarak yeniden tasarlandı. Tıpkı baykuş kanadında olduğu gibi fan kanatları da tırtıklı olarak tasarlandı. Şimdi çok daha sessiz çalışan ürünlere sahibiz. Aynı zamanda uçaklar incelenip ürünlerimizde türbülans etkisi de azaltılıyor. Böylece çok sessiz ve çok verimli ürünler sunuyoruz.

Otomasyon ürünlerinde de faaliyetlerimize başladık

Ziehl-Abegg’de fan işinin yanında sürücüler kısmı da bulunuyor. Hatta sırf bu konuda faaliyet göstermek için yeni bir fabrikamız da kurulma aşamasında. Odalardaki hız anahtarlarından, voltaj ve frekans invertörlerine kadar ürün gamımız çok çeşitli ama Türkiye’deki frekans invertörü üreticileri ile fiyat anlamında rekabet etme şansımız şimdilik yok. Onların Türkiye’deki geçmişleri bizden daha eski ve bu alanda marka bilinirlikleri çok yüksek. Dolayısıyla insanlar bildikleri markaları tercih ediyorlar. Ama bu alana da yavaş yavaş gireceğiz. Hatta bazı ürünlerimizi lanse etmeye ve satmaya başladık.

Türkiye ekibi olarak, ülkemizde üretime geçmeyi çok arzu ediyoruz

Türkiye büyük bir pazar. Özellikle Avrupa’daki işlerin bozulmasından sonra Türkiye her geçen gün daha da önem kazanıyor. Ülkemizin sahip olduğu çok büyük avantajlar var: Lokasyon, işçilik maliyetleri, kalite gibi... Artık yabancı firmalar, ya ortaklık kurarak ya da kendileri gelerek Türkiye pazarında var olmak istiyorlar. Ziehl-Abegg için Türkiye’de üretim uzak bir ihtimal olsa da bir montaj atölyesi kurma fikrine sıcak bakılıyor. Stok konusunda hiçbir sıkıntımız yok; ama ürünlerin teslim süreleri açısından Türkiye’de bir montaj atölyesinin kurulması büyük avantaj sunacaktır. Ülkemiz için de istihdam açısından bir katma değer bu. Türkiye ekibi olarak bu, en büyük hedeflerimizden biri, konuyla ilgili görüşmelerimiz sürüyor. Diliyoruz ki pozitif sonuçlanır. Ziehl-Abegg için çalıştığı ülkelerin kültürü çok önemli. Her ülkenin sorumlularını, o ülkenin dilini, kültürünü, yapısını bilen kişilerden seçiyorlar. Mesela Çin’deki ofisin  başına bir Alman getirilmiyor. Böylece çok daha sağlıklı ve uzun soluklu ilişkiler kurabiliyorlar. Ziehl-Abegg, Türkiye pazarında büyümeyi ve müşteri portföyünü genişletmeyi hedefliyor. Türkiye’nin lokasyonu çok iyi. Yüzümüz Avrupa’ya, sırtımız Ortadoğu’ya dönük. Hizmet verdiğimiz civar ülkeleri de tanıyoruz. Onların kültürlerini biliyoruz. Bu nedenle şimdilik söz konusu olmasa da uzun vadede Türkiye’de üretimin gerçekleştirilmesi en büyük arzumuz.


Etiketler


Söyleşi