Ürün Kalitesini ve Güvenliğini Sağlamanın Yolu Uluslararası standartları esas almaktır

31 Mayıs 2008 Dergi: Kasım 2006

ISILAB?ın en yüksek kapasiteli sıcak su kazanı testlerinin yapılabildiği Avrupa?nın da en büyük ısı laboratuvarıdır

<B>E</B>rensan, biri İstanbul?da diğeri Yozgat?ta olmak üzere iki üretim firmasından ve bu iki fabrikada üretilen ürünlerin pazarlama, satış ve servis hizmetlerini karşılayan bir firma ile birlikte toplam üç firmadan oluşan bir gruptur. Bu iki üretim firmasının ürün geliştirme ve yeni ürün tasarlama faaliyetleri tek merkezden yani İstanbul?dan yürütülmektedir. Laboratuvar çalışmalarına dayanmayan ürün geliştirme ve yeni ürün tasarlama faaliyetlerinin bir ayağı eksik olacağı için firmamız, dünyanın önde gelen kazan firmalarının yaptığı gibi AB normlarına uygun bir ısı laboratuarı kurmaya karar verdi. Bu kararla birlikte ülkemizde AB normlarına sahip ilk "ısı laboratuvarı"nı kurduk.

Belirttiğim gerekçeden hareketle firmamız AB normlarına uygun ilk ısı laboratuvarı  olan ISILAB?ı 2004 yılında kurdu. Bu laboratuvarda 60.000 kcal/h kapasiteden 2.500.000 kcal/h kapasiteye kadar olan katı, sıvı ve gaz yakıtlı sıcak su kazanlarının TS EN 303-3, TS EN 303-5, TS EN 304, TS 4040 standartlarında tanımlı olan kapasite, verim ve emisyon ölçümleri yapılabilmektedir. Bu özellikleri açısından bakıldığında, ISILAB?ın aynı zamanda en yüksek kapasiteli sıcak su kazanı testlerinin yapılabildiği Avrupa?nın da en büyük ısı laboratuvarı olduğu görülecektir.

Laboratuvar başka üretici firmaların da yararlanması amacıyla kuruldu

CE işaretlemesinin zorunlu hale getirilmesi ile birlikte sıcak su kazanlarının belirttiğim AB normlarına uygun bir laboratuvarda test edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Ne yazık ki, ISILAB öncesinde Türkiye?de böyle bir laboratuar mevcut değildi. Bu nedenle CE işaretlemesi yapmak isteyen üreticilerin ürünlerini Avrupa?daki bir laboratuara götürmekten başka bir seçeneği yoktu. ISILAB?ın kurulma gerekçelerinden biri de gerek CE işaretlemesi çalışmalarında ve gerekse de ürün geliştirme çalışmalarında yerli üreticilere destek olmaktı. O dönemde Kazan ve Basınçlı Kaplar Sanayicileri Birliği başkanı olan Genel Müdürümüz Ali Eren sektörün önündeki en önemli sorun olan laboratuar sorunu için çok önemli bir adım atmak ve yerli bir laboratuvar kurmak sureti ile sektörün önündeki bu sorunu çözmek istediğini ifade etmişlerdir.Bu nedenle laboratuvar başka üretici firmaların da yararlanması amacıyla kurulmuştur. Ancak yapılacak faaliyetler hakkında herhangi bir tereddütte mahal bırakmamak amacıyla, laboratuvarın  diğer üreticilere hizmet edebilmesi için  ISILAB?ın akreditasyon sürecinin tamamlanması beklenmektedir.

Son yıllarda bireysel ısınmaya yönelim, merkezi ısınma sistemlerinin pazardan hak ettiği payı alamamasına yol açtı

Son yıllarda ülkedeki ekonomik belirsizlik ve durgunluk, bir çok sektörde olduğu gibi kazancılık sektörünü de olumsuz yönde etkiledi. İnşaat ve doğalgaz sektöründeki yatırımların artmasıyla birlikte kazancılık sektöründe de hareketlilik ortaya çıktı. Son yıllarda bireysel ısınmaya yönelim, merkezi ısınma sistemlerinin pazardan hak ettiği payı alamamasına yol açmaktadır. Her türlü bilimsel veri, merkezi ısıtma sistemlerinin gerek ilk yatırım ve gerekse de işletme maliyetleri açısından daha ekonomik olduğuna işaret etmesine rağmen, enerjinin verimli kullanılması konusunda kanunlarımızdaki boşluklar nedeniyle, özellikle doğalgazın gittiği illerde bireysel ısınma sistemlerine yöneliş olduğu görülmektedir. Oysa bizim gibi enerjide dışa bağımlı olan ülkelerde ulusal kaynakların heba edilmemesi öncelikli hedef olmakta ve mevcut enerjinin en etkin şekilde kullanılması için, enerjinin verimli kullanılmasını yönlendirici yasal düzenlemeler gerekmektedir. Yeryüzündeki enerji kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle de, bu sorun ulusal bir sorun olmaktan öte mevcut enerji rezervlerinin etkin kullanımı aynı zamanda evrensel bir sorun haline gelmektedir.

Ürün kalitesini ve ürün güvenliğini sağlamanın yolu, uluslararası standartları esas alarak üretim yapmaktır

CE işaretlemesi ile birlikte pazarda önemli bir değişiklik olacağı kanısındayım. Yerli üreticilerin CE işaretlemesi konusunda bu kadar yavaş hareket etmesini de anlamakta güçlük çekiyorum. Çünkü CE işaretlemesi yasal bir zorunluluktur. Bu gerçeğin yerli üreticiler tarafından biran önce görülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Globalleşme ile birlikte ulusal pazarlar bölgesel üreticilerin aleyhine bir durum yaratmakta dünya pazarında ürün kalitesi ve ürün güvenliği öncelikli hale gelmektedir. pazarda yer edinmek ve edinilen yeri koruyabilmek için pazar şartlarına uygun üretim yapılması gerekmektedir. Ürün kalitesini ve ürün güvenliğini sağlamanın yolu ise uluslararası standartları esas alarak üretim yapmaktır.Bu şartlar genellikle müşteri şartları da olduğundan standartlar veya teknik düzenlemelere uygun üretim yapmak bir tercih sorunu olmaktan çıkmış ve bir zorunluluk haline gelmiştir. Avrupa Standartları dünyada en çok itibar edilen düzenlemeler olduğu için üreticiler ve tüketiciler tarafından dikkatle izlenmektedir.

Gümrük Birliği anlaşmasından sonra ülkemiz kendi mevzuat sistemini AB nin teknik mevzuat sistemine uyumlaştıracağını kabul etmesi ile birlikte EN normlarının çok büyük bir kısmı uyumlaştırılmış ise de, birbiri ile uyumlu olmayan standartlar arasındaki çelişkilerin giderilememiş olması imalatçıları çok zor durumda bıraktı ve nerede, ne zaman hangi standardı uygulayacağı konusunda belirsizliklerin giderilmediği bir kaos ortamı yarattığını ifade etmeliyim. Bu sorunun son derece önemli olduğunu ve çok acil bir şekilde çözümlenmesi gerektiğini de sizin aracılığınızla iletmek isterim. l


Etiketler


Söyleşi