“Shell&Tube konusunda A’dan Z’ye ihtiyaç duyulan her şeye cevap verebilir durumdayız”

29 Kas 2016

Refkar Soğutma Genel Müdürü Şant Özbülbül

Refkar Soğutma Genel Müdürü Şant Özbülbül

Refkar Soğutma, uzun yılların tecrübesini yeni yapılanması ile birleştirerek 2008 yılında İstanbul’da kurulmuş bir firma. Şu an 30’u aşkın çalışanı ile 2800 m2’si kapalı toplam 3500 m2’lik yeni fabrikasında çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Refkar Soğutma Genel Müdürü Şant Özbülbül Türkiye’de sadece shell&tube üretimi yapan tek firmanın Refkar olduğunu vurguluyor. Helyum testini ve dünyanın önde gelen yazılımlarından HTRI’yı kullandıklarını da sözlerine ekleyen Özbülbül ile Refkar Soğutma’nın dünü, bugünü ve yarınını konuştuk…

Türkiye’de sadece Shell&Tube üretimi yapan tek firma, Refkar

Refkar, 2008 yılında kuruldu. Refkar kurulmadan önce ise Kuvvet Klima ile babadan gelen bir soğutma tecrübemiz var. Babam Tarlabaşı’nın en eski esnaflarından, o yıllarda tamircilik yapardı. Aile firmamız tamirat işleri yapmaktaydı ve ikinci jenerasyon olarak biz işi üretime taşımaya karar verdik. Babamın manevi desteğini de alarak Refkar Soğutma’yı kurduk. Amacımız üretim yapmaktı ve sektörde profesyonel anlamda freon sistemlerine uygun eşanjör üretici henüz bulunmamaktaydı. Mevcut firmalar ise bu işi bir yan branş olarak yapmaktaydı. Shell&Tube eşanjör üretimine başlamaya karar verdik. 2008 yılında İkitelli’de babam ve ben küçük bir dükkânda çalışmalarımıza başladık. Ardından hızlı bir şekilde büyümemizi sürdürdük. Bilgi ve tecrübelerimize güveniyorduk. Babam emekli olduktan sonra, İkitelli’de bir dönem chiller grupları imalatı da yaptık, Shell&Tube evaporatör kondenser işini geliştirmek için çok çaba sarf ettik. Bütün kazancımızı olduğu gibi makineye ve hammaddeye yatırdık. İkitelli’de 500 m2’lik ikinci bir dükkân tutmamıza rağmen yerimize sığamaz olduk ve 2011 yılında Hadımköy’e, 1500 m2’lik binamıza taşındık. 2011 yılına gelene kadar ürünlerimizin sertifikasyonlarını tamamladık; CE ve Rusya’ya ihracat yapabilmek için GOST belgesi aldık. Aynı zamanda kendi makine parkurumuzun büyük kısmını kendimiz geliştirdik; bir CNC tezgâhı, Freze makinesi aldık, böylece makine parkurumuz da oluşmaya başladı. 2011’den 2014’e kadar Hadımköy’deki binamızda çalışmaya devam ettik ve burası da yetmeyince 2014 yılında yine Hadımköy’deki şu an bulunduğumuz binamıza taşındık. Fabrikamız, 2800 m2’si kapalı alan olmak üzere toplam 3500 m2. 2014’ün Kasım ayından beri, 30’u aşkın çalışanımız ile birlikte hem üretim hem yönetim olarak burada aktif olarak çalışıyoruz. Tabii 2011 yılına kadar chiller grupları üretimi devam etti ve ardından branşlaşma kararı aldık. Özellikle Evaporatör kondenser, Shell&Tube konusunda branşlaştık ve Türkiye’de sadece Shell&Tube üretimi yapan tek firma biziz. Bu konuda uzmanlaştık ve tahminimce yavaş yavaş Avrupa’da da üretici firmalar bizi rakipleri kategorisine almaya başladı.

Ürünlerimiz soğutmanın iki temel elemanı olan; Shell&Tube evaporatör ve Shell&Tube kondenser

Ürünlerimiz soğutmanın iki temel elemanı olan; Shell&Tube evaporatör ve Shell&Tube kondenser. Bir tanesinde soğutucu akışkan yoğuşuyor diğerinde ise buharlaşıyor, bu arada ısı transferi gerçekleşiyor. Biz bu soğutma gruplarının en temel iki ürününün farklı bir versiyonunu, su ile çalışan versiyonunu üretiyoruz. Bilindiği gibi piyasadaki diğer firmalar bu ürünlerin hava soğutmalı kısımlarını üretiyorlar, bu konuda su soğutmalı versiyonunu ürettiğimiz için piyasada fark yaratan bir üretici olduğumuzu söyleyebilirim. Hava soğutmalı evaporatörler; soğuk hava odalarında, klimalarda kullanılıyor. Bizim ürettiğimiz Shell&Tube evaporatörler ise su soğutuyor veya likit akışkanları soğutuyor ve su proseste, klima santrallerinde, kalıp soğutma gibi birtakım proses uygulamalarda kullanılıyor. Daha endüstriyel kullanımı olan bir uygulama. Sulu kondenser, hava ile soğutmadan daha farklı bir uygulama tercih edildiğinde kullanılan başka bir yöntem. Limitsiz su kaynağı, soğuk suyu, artezyeni gibi birtakım avantajları vardır ve enerji tasarrufu sağlar.

Helyum testini ve dünyanın önde gelen yazılımlarından HTRI’yı kullanıyoruz

Ana ürün grubumuz içerisinde alt varyasyonlar var. Bu varyasyonları sürekli geliştirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Şöyle ki, biz başladığımızda bu iki tip ürünün altında sadece birer branş ürün üretiyorduk. Bunlar; firkete tipi ısı transfer borusuna sahip evaporatör ve bir kondenserdi. Bunların kullanıldığı soğutucu akışkanlar vardı, biz farklı soğutucu akışkanlara göre farklı eşanjörler tasarlamaya başladık. Avrupa’daki değişiklikleri ve yenilikleri sürekli olarak takip ettik ve ürün gamımızı buna paralel olarak geliştirdik. Makine parkurunu geliştirdikten sonra test yöntemleri konusunda kendimizi geliştirdik. Sektörümüzde helyum testini kullanan sayılı firmalardan biriyiz. Ürünlerle ilgili kritik noktalardan biri, test. Ürünlerimizin gaz devresinin kesinlikle suyla temas etmemesi gerekiyor. Hal böyle olunca kuru bir şekilde test yapmamız bizim için daha doğru bir seçenek oluyor. Eskiden bu testler için sabun köpüğü vb. metotlar kullanılırken biz bu konunun üzerine eğildiğimizde helyum testinin doğru bir seçenek olduğunu gördük ki bugün uzay mekiğinden airbag’lere kadar her şey sıfır kaçak garantisi verebilmek adına helyum testi ile test ediliyor. Biz de bütün ürünlerimizde istisnasız olarak helyum testi kullanıyoruz. Bu da ürünlerin kaçağa karşı garantili olarak teslim edilebileceği anlamına geliyor. Standart olarak 2gr/yıl kaçak garantisi verebiliyoruz. Bunun haricinde seçim programı ile ilgili birtakım eksiklerimiz vardı. İki yıldır termodinamik hesapları yaptığımız bir yazılım konusunda, Unilab firması ile bir çalışma başlattık. Standart katalog ürünlerimizin bir seçim programını oluşturmak istedik, bunun için birlikte çalıştık. Selection Software, çoğu müşterimizin özellikle istediği konulardan biriydi. 2016 sonu itibarıyla, Selection Sortware’ini dağıtmaya başladık. Chillventa’da da tanıttık. Yine bunun haricinde dünyanın önde gelen yazılımlarından biri olarak nitelendirilen HTRI yazılımı kullanıyoruz. Bu yazılım konusunda Amerika’da eğitimlere katılıyoruz. Bu konuda da sektörde fark yaratan firmalardan biriyiz, çünkü kayıtlı kullanıcılar arasına baktığımızda Türkiye’de bizim haricimizde birkaç firma daha var bu yazılımı kullanan. Bu da bizim için büyük bir avantaj. Çünkü HTRI yazılımıyla birlikte eşanjör dizaynında limit anlayışı ortadan kalkıyor. Özetle Refkar olarak, uzmanlık alanımız shell&tube konusunda A’dan Z’ye ihtiyaç duyulan her şeye cevap verebilir durumdayız.

Kalitemizden ödün vermiyoruz

Firma büyüdükçe, gelişim kaydettikçe firmanın ulaştığı alanlar da aynı doğrultuda gelişiyor. Bundan iki yıl önce yurtdışında tek satış acentemiz vardı ama katıldığımız fuarlarla birlikte yurtdışındaki temsilciliklerimiz arttı. Gelişimimiz bu şekilde devam ederse, yurtdışında Refkar şubesi açmak konusu gündeme gelebilir. Çünkübizimle iletişim kuran her ülkeye ihracat yapıyoruz. Orada bir bayimiz varsa bayiye yönlendiriyoruz yoksa direkt İstanbul ofisimizden fiyatlandırmayı ya da gerekli teknik çalışmaları yapıp geri dönüş sağlıyoruz. Yurtdışındaki fuarlara katıldıkça da tanınmışlığımız artıyor. Piyasayı daha iyi tanımaya başlıyoruz. Bu doğrultuda da oradaki firmalardan çeşitli talepler de alıyoruz. En son katıldığımız Chillventa Fuarı’nda Güney Afrika’dan bir firma acenteliğimizi yapmak istediğini bildirdi. Onun haricinde yakın zamanda Sırbistan’dan Refkar acenteliği konusunda bir teklif geldi. Ayrıca mevcut acentelerimizle de bir araya gelme şansımız oldu. Özellikle Rusya’da acentemiz ile o pazardaki varlığımızı artırmak konusunda bir toplantı yaptık. Sadece Rus pazarına ve çevre ülkelere hitap eden ve sadece Rusça içerikli refkar.ru sitesini faaliyete alacağız. Yani pazar odaklı çözümlerimiz de var. Bunun haricinde bölgesel çözümlerimiz de mevcut. Çünkü bölgelere göre de ürünün tabiatı, içeriği ve müşteri beklentisi değişiyor. İhracatı ağırlıklı olarak Rusya’ya, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkan ülkelerine gerçekleştiriyoruz ve yavaş yavaş Güney Afrika ve Orta Avrupa bölgelerine yönelik çalışmalarımız da olacak. Bunun dışında Chillventa Fuarı’nda birkaç Alman firmasıyla tanışıp gerçekten yüksek hacimli talepler alma imkânımız da oldu. İşimizi doğru yapıyoruz, doğru insanlarla ve kalitemizden ödün vermeden çalışıyoruz.

Müşterilerimize tedarikçi gibi değil, çözüm ortağı olarak yaklaşıyoruz

İmalat sektöründe yatırımın sonu yok. Bu sebeple gündemimizde her zaman makine, yazılım, fabrika, fuar veya personel yatırımı var. Halihazırdaki yatırımımız gelen talepleri karşılamaya yeterli. Bundan 8 yıl önce 250 m2 olan alanımız, şu an 3.500 m2. Sürekli büyüyen bir yapımız var, belki şu an bulunduğumuz yer de muhtemelen yetmeyecek. O zaman yeni bir yatırım düşünülebilir. İşinizi doğru yaptığınızda iş kendi kendini götürüyor. Çok çalışıyor ve müşteri odaklı çözümler üretebiliyoruz. Standart bir ürün gamımız var. Örneğin hız kazanmak için müşterilerin adına gerekli stok maliyetinin yatırımına biz giriyoruz. Tercih edilme sebeplerimizden biri de; terzi usulü çalışıp, zamanında teslimat yapmamız. Varsayalım herhangi bir sıkıntı oldu. Ürünün arkasında da teslim ettiğimiz hızda durabiliyoruz. Biz bir aile firmasıyız ve çalışmakta olduğumuz herkesi bu ailenin bir parçası olarak görmeye çalışıyoruz. Biz müşterilerimize tedarikçi gibi değil, çözüm ortağı olarak yaklaşıyoruz. Dolayısıyla onlar için mümkün olan en optimal, en doğru tercihlerin yapılması konusunda da kendilerine her zaman teknik konuda da destek sağlıyoruz. Bu da Refkar’ın müşterilerine sunduğu artılardan biri. Müşteri grubumuzun yaptığı işi daha öncesinde biz de yapıp bildiğimiz için, onlarla fikir alışverişlerimiz çok daha kolay oluyor. Müşterilerimiz bize bir şey anlatmadan biz ne istediklerini anlayabiliyor ve doğru çözümü sunuyoruz.

Sektörün nabzını tutuyoruz

Sektörün içinde bulunmak gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden SOSİAD ve İSKİD’e üyeyiz. Sonuçta dernek veya herhangi bir kuruluşun bu tip kollarında bulunmak gönüllülük esasına dayalı bir iş. Burada kimsenin maddi bir beklentisi yok, üyelerin ortak amacı, sektörün gelişimi. Refkar olarak bu sektörün bir parçası olduğumuz için elimizden geleni her zaman yapmaya çalışıyoruz. İSKİD’de Basın Yayın Komisyonu ile birlikte organizasyonlar yaptık. Bundan birkaç ay önce Ankara’da önce sektör-öğrenci buluşması gerçekleştirdik. Bu hem sektörün gelişmesine, hem sektörün nabzını tutmaya katkı sağlıyor, hem de üniversitedeki gençlerle bir araya gelerek sektörü anlatabilme fırsatı sunuyor. Sektörün gelişimini sağlamadığınız sürece sektör tıkanma noktasına gelecektir. Biz gidip öğrencilerle bir araya gelmezsek, sektörü onlara anlatmazsak, onları yönlendirmezsek soğutma sanayisinin ne kadar cazip bir sektör olduğunu bilemezler. Biz bu şekilde yönlendirme yapmazsak, ileride bir gün insan kaynağı bakımından sıkıntı çekmeye başlarız. Bu gönüllülük esasına dayalı bir hizmet, bir yandan da firmaların kendilerine katkı sağlayabileceği noktalar da var. Bizim öğrencilerle bir araya gelmemizin sebebi, akıllarında sektörümüz konusunda belirsizliklerin olmasıydı. Sektörü tanımıyorlar. ‘Neden soğutma sanayisini seçeyim?’, ‘Neden inşaat sektöründe değil de soğutma sanayisinde çalışayım?’ veya ‘Nereden başlayayım, nasıl yapayım?’ gibi sorularla karşılaştık. Hiçbir soruyu yanıtsız bırakmadık. Dolayısıyla bunun gibi çalışmaları sektördeki her firmanın yapması gerekiyor.

Sosyal sorumluluk çalışmaları da bizim için çok kıymetli

Refkar’ın bir başka özelliğinden de bahsetmek isterim; biz sadece işimizle ilgilenmiyoruz, spora da gönül veren firmalardan biriyiz. Özellikle beyin sporları konusunda ülkemize katkıda bulunuyoruz. Sponsorluğunu üstlendiğimiz Boğaziçi Üniversitesi Satranç Kulübü Takımı ile geçen sene 1. Lig ile mücadele ettik ve 1. Ligi ikincilikle bitirip Süper Lige geçmeye hak kazandık. Ben Boğaziçi Üniversiteli değilim ancak 1943-İstanbul Satranç Derneği’nde aktif olarak yöneticiyim aynı zamanda. Bu yaz İzmir’de gerçekleşen turnuvada da ligde kaldık, ilk defa çıktığımız bir Süper Lig için başarılıydı. Federasyon Başkanımız Sayın Gülkız Tülay’dan Türk Satrancına verdiğimiz katkılardan dolayı bir teşekkür yazısı aldık ve bir fidan sahibi olduk. Bu tarz sosyal sorumluluk çalışmaları da bizim için çok kıymetli.

Türkiye’de global olarak iş yapabilen firmaların sayısı da artıyor

Soğutma sektöründe global olarak büyüme mevcut. Avrupa’nın geçen sene büyüme oranı % 1.5’ken, Hindistan ve Çin taraflarında % 8.5-9’lara kadar yükseldi. Dolayısıyla sanayi ve inşaat çalıştığı sürece soğutmaya her zaman ihtiyaç duyulacak. Dünyada zaten soğutmaya her zaman ihtiyaç var. Türkiye’de de global olarak iş yapabilen firmaların sayısı da artıyor, bu da bizim için mutluluk ve gurur kaynağı. Türkiye,  Avrupa’nın en büyük soğutma pazarlarından biri. Bugün baktığımızda, Chillventa’ya katılan birçok Türk firması dünya standardında ürünler çıkartabiliyor. Bu unsurlar, Türkiye’nin daha uzun yıllar lider pazar statüsünü korumasını sağlayacak.