Novaplast Genel Müdürü Dr. Samet Samedi: ‘Yaşanan tüm gelişmelere bakıldığında boru sektöründe rekabet son hızıyla sürüyor...’

30 Haziran 2008 Dergi: Ocak 2005
2001-2004 yılları arasında, 4 yıl gibi kısa bir sürede ihracat hacmini toplamda 4 kat artırdıklarını söyleyen Novaplast Genel Müdürü Dr. Samet Samedi, bu gün boru sektöründeki rekabetten en karlı çıkan grubun, plastik boru üreticileri olduğunu belirtti. Dr. Samet Samedi, sektörde yaşanan rekabetten, sektör sorunlarına kadar bir çok konu hakkında dergimize açıklamalarda bulundu.

Termoplastik enjeksiyon ve ekstruder ürünlerini, teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak üreten Novaplast Türkiye’ye plastik boru kavramını kazandıran firmalardan biri...

Beton ve metal boruların devrinin kapanmasıyla, insanlar daha sağlıklı, uzun ömürlü, kolay döşenen ve daha ekonomik olan plastik borulara yöneldi. Bir firma üretime başlarken, bir üretim teknolojisini bir de satış sonrası vereceği hizmet için gerekli, çabuk çözümler sunan teknolojiyi getirmeli. Konusunun gereği her türlü termoplastik enjeksiyon ve ekstruder ürünlerini, teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak üreten firmamızın, Türkiye’ye plastik boru kavramını kazandırdığına inanıyorum. Yüksek kapasiteli makine parkı ile üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünlerde kalite esastır. Daima büyümeyi ve gelişmeyi hedefleyen firmamız, günden güne artan ürün çeşitliliği, geleceğe dönük yatırımlarıyla üretim kapasitesini artırmaktadır. Üretim faaliyetlerimiz, Nisan 2004 itibariyle yüzde yüz kendi öz kaynaklarımızı kullanarak İzmit Kullar mevkiinde kurduğumuz yeni fabrikamızda yapılmaktadır. Novaplast 1990’lı yılların başında; plastik boru denince akla gelen PVC borunun dışında tesisatlarda kullanılmak üzere polipropilen (PP-R) hammaddesinden mamul temiz su boru ve bağlantı parçalarının Türkiye’deki ilk üreticilerinden biri oldu.

Geçen yıl boru üretiminde sevindirici bir artış yaşandı

Geçtiğimiz yıl boru üretiminde sevindirici bir artış yaşandığını hem istatistiksel verilere hem de pazarda yaşanan hareketlenmeye bakarak söylememiz mümkün. Yaşadığımız ekonomik kriz döneminde inşaat sektörü büyük bir darbe aldı. Bizim sektörümüzün lokomotif gücü olan inşaat sektörünün yeni yeni kendini toparlaması nedeniyle, boru sektörü ve mekanik tesisat sektörü bu duruma bağlı bir hareketlenme yaşıyor. Boru sektöründe bir çok üretici firma var. Bütün sektörlerde olduğu gibi bizim sektörümüzde de ihracat faaliyetleri; son yıllarda üretim kapasiteleri, sertifikasyon çalışmalarının hız kazanmasıyla artış gösterdi. Firmamız açısından bu durumu değerlendirmem gerekirse; inşaat sektörünün 90’lı yıllarda hızlı gelişimi, büyümemize hız kattı. Firmamız kurulduğu günden itibaren makine parkına ve üretim tesislerine yatırım yapmayı bir şirket politikası haline getirmiştir. Türkiye’nin yaşadığı genel ekonomik krizlerden sektörümüz gibi biz de etkilendik. Firmamız kriz zamanlarında oluşan boşluğu elimizdeki kaynaklarımızı verimli şekilde kullanma çalışmalarıyla değerlendirmiş, mevcut makine ve insan kaynaklarını optimum değerde kullanarak verimliliğini arttırmayı başarmıştır. Kriz sonrası yerine oturan ekonomik dengeler ve ihracatımızın güçlenmesi ile artan talepleri karşılayabilmek için, sektörümüzün önemli yatırımlardan biri olan İzmit Kullar’daki yeni fabrikamızı kurma çalışmalarına başladık. Optimum düzeyde makine ve işgücü kullanımımız sayesinde kriz döneminde dahi bu yatırımlarımızı kendi öz kaynaklarımızdan karşılayacak mali gücü kazandık. Yeni üretim tesisimiz yaklaşık 10 milyon dolara mal oldu ve yüzde 100 kendi öz kaynaklarımızla finanse edildi. Bu başarı, tamamıyla Vesbo çalışanlarının verimliliğinin ve yönetim kadrosunun hassas planlamasının bir ürünüdür. Yeni tesislerimizde üretim kapasitemiz % 70 artırdık

Yaşanan tüm gelişmelere bakıldığında boru sektöründe rekabet son hızıyla sürüyor

İnşaat sektörünün canlanmasıyla birlikte geçen yıl boru sektöründe, plastik boru üreticileri pazar paylarını artırdılar. Yaşanan tün gelişmelere bakıldığında yaşanan rekabet son hızıyla sürüyor. Demir ve galvaniz borunun döşeme ve kullanım güçlüğü ile artan üretim maliyetleri nedeniyle biz alternatif olarak piyasaya sürdüğümüz PP-R boruyu Türk tüketicisine tanıtık ve yaygınlaşmasını sağladık. Bir anlamda Türkiye’de bugün yoğun rekabetinin yaşandığı plastik boru sektöründe öncü olduk. Bugün boru sektöründeki rekabetten en karlı çıkan grup, plastik üreticilerdir. Çünkü bir çok alanda farklı malzemelerden üretilen borular, kullanım yerlerini plastik borulara bırakıyorlar. Türkiye genelinde son dönemdeki doğalgaz faaliyetleri de plastik boru üreticilerinin pazar paylarını artırmalarına olanak tanıyor.

Hammadde fiyatlarındaki artışları direk olarak ürün fiyatına yansıtmak gerekiyor

Pazarda farklı malzemelerle üretilen bir çok ürün var. Hammadde fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetlerini büyük ölçüde etkiliyor. Özellikle boruda kullanılan hammadde, sınai maliyetimizin en büyük kısmını oluşturuyor. Bu malzeme kalemindeki fiyat artışlarını direk olarak ürün fiyatına yansıtmak gerekiyor.

Bu yılın 3. çeyreğinde dünya petrol fiyatlarının yükselmesi, hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle yaşanan sıkıntıyı geçtiğimiz yıllarda yaşamadığımız kadar hissettirdi. Bununla birlikte; firma olarak önceden alınacak hammaddelerin bağlantılarının yapılmasına karşın, hammadde üreticilerinin yaşadıkları darboğazdan dolayı taahüt dışı bir tavır sergileyerek zaman zaman anlaşmalarına uyamadıklarını üzülerek gözlemliyoruz.

Bu gibi durumlara karşı önlem almak kolay değildir; ancak genel olarak hammadde fiyatları ile ilgili olarak belirtmemiz gerekir ki, hem şirketlere hem de ülkemize yararlı olması açısından özellikle plastik boru üretiminde kullanılan hammaddelerin, Türkiye’de üretilmesi, hem ülkemiz ekonomisine pozitif bir katma değer sağlayacak hem de Türkiye’deki plastik boru üreticilerinin dünyadaki rekabet gücünü artıracaktır.

Novaplast, kriz zamanında iç piyasada oluşan boşluğu ihracat ile dengeledi

Bugün Vesbo markalı boru ve bağlantı elemanları; yurt içinde Türkiye’nin yedi bölgesinde üç yüzü aşkın satış noktasında, yurt dışında Almanya, Çin ve Singapur’da bulunan ofislerimiz aracılığıyla, Ortadoğu, Uzakdoğu, Batı ve Doğu Avrupa, Güney Amerika, Afrika’daki yaygın distribütör ağımızla da dünya genelinde 50’den fazla ülkede satılmakta ve memnuniyetle kullanılmaktadır. 1995 yılından itibaren ihracata ağırlık veriyoruz. Kriz zamanında iç piyasada oluşan boşluğu ihracat ile dengeledi. Dünya pazarlarında var olma gereğiyle pazar payımızı artırmak için yeni girişimlerde bulunduk ve tek satışlık ihracat yerine, sağlam bir servis ağı oluşturarak zaman içinde yurtdışında önemli bir müşteri portföyüne sahip olduk. Almanya, Singapur ve Çin’deki ofislerimizin ilgili bölgelere lojistik ve pazarlama desteği sayesinde Vesbo dünya pazarında sektör liderleri İtalyan ve Alman firmalarından sonra bilinen ve aranılan bir Türk markası olarak ülkemizin adını dünyaya duyurdu.

Çin mallarının piyasaya girmesinden rahatsızlık duyan bir çok üretici firmanın aksine Uzakdoğu’ya özellikle de Çin’e ihracat yapıyoruz. Çin’de markamız biliniyor, hatta taklitlerimiz yapılıyor. O bölgede markamızın kullanılmasının nedenlerine değinecek olursam; Vesbo Uzakdoğu pazarına 1995’de girdi ve bu pazara ilk kez plastik boruyu kabul ettirdi. Bu bakımdan bugün bu konuda üretim yapan birçok Çinli üreticinin örnek aldığı ve maalesef ki taklit ettiği bir marka olduk. Bugün Çin’de markamızı korumak ve haksız rekabeti önlemek için açtığımız davalar da mevcuttur. Üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünler havaleli ürünlerdir. ancak biz İhracat faaliyetlerimize Uzakdoğu pazarına ürünlerimizi satma amacına yönelik olarak başladık. Singapur merkezli bir lojistik ofis açarak ilk defa ürünlerimizin tanıtımına o bölgede başladık. O bölgede ilk çalışmalarımıza başladığımız zaman ürünü tanıtmanın yanı sıra bir çok farklı testlere de tabi tutulduk. Çünkü o dönemde bakır borunun kullanıldığı bir bölgeye plastik boru satmak ve kendi markanızı tanıtmak, onlara her anlamda cevap verebilmek gerekiyordu. Referansınız olmadığı zaman insanların güveni oldukça az oluyor. Ama bir iş, arkasından iki, üç derken pazarda yavaş yavaş yer edinmeye başlıyorsunuz. Bir de üretim yaptığımız yere oldukça uzak bir bölgede ürünü satmaya çalıştığınız zaman size bakışları daha farklı oluyor. Bu nedenle Singapur’da o dönemde 400 bin dolarlık bir stoğumuz vardı.

‘İşi iyi bilenler suya Vesbo ile yön veriyor’ sloganını tüm firmalar kullanmaya başladı...

Bu sloganlarımız, diğer plastik boru üreticileri tarafından kullanılmaya başladığı için; müşteriler arasında karışıklık yaşanmaması açısından bir süre önce firmamızı, kalitemizi, üretimimizi ve kullanıcılarımızı daha iyi ifade ettiğine inandığımız ‘USTA ELLER Vesbo İSTER’ sloganı ile yolumuza devam etmeye karar verdik. Ürettiğimiz ürünlerde kalite esastır. Gerçek başarıyı kalitede arıyoruz ve koşulsuz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz. Kalite sistemimizin geliştirilmesi için sürekli eğitim programları düzenliyoruz. Herkesin katılımı ile yapılan bu planlı ve sistematik çalışmalar sayesinde müşterilerimizin istekleri tam ve zamanında karşılanmaktadır. Firmamızın sürekli araştıran ve yenilikleri keşfetmeye hazır AR-GE departmanı müşterilerden ve piyasadan gelen taleplere göre ürünlerini sürekli geliştirmektedir. Vesbo markası ile satılan tüm ürünler uluslararası kuruluşlardan alınmış kalite belgelerine sahiptir. Konusunda uzman deneyimli mühendislerden oluşan üretim ve kalite müdürlüğümüze bağlı mühendislerimiz 24 saat üretimi kontrol altında tutmaktadır. Ürettiğimiz ürünler ölçüm kontrollerinden geçtikten sonra doğal şartlara göre son derece ağır olan uzama, iç basınç, darbe, homojenlik, erime akış hızı, ısı dayanımı, sızdırmazlık, ısı çevrim dayanımı, soyulma, patlama, kül, di klora metan testlerine tabi tutulduktan sonra itina ile ambalajlanıp satış ve kullanımına hazır hale gelmektedir.

2005’de yurtdışı pazarlardaki faaliyetlerimizi arttırmayı hedefliyoruz

Geniş ürün yelpazemiz, bir şehrin temiz su/pis su ve altyapı/üstyapısını kuracak çeşitliliğe sahip. Bu bakımdan sadece tesisat değil, altyapıda, su ve doğalgaz iletiminde boruları ve bağlama parçalarında da iddialıyız. 2005 yılı için ana hedefimiz yurtiçi ve yurtdışı satışlarımızı arttırmak; bunun yanı sıra yurtdışında faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde pazarlama faaliyetlerimizi yoğunlaştırmak ve müşteri ilişkilerimizi kuvvetlendirmektir. 2005 yılı ihracat hedefimiz ise, 15 milyon dolardır. 2003 ciromuzun % 35’i; 2004 yılı ciromuzun ise % 50’si yurtdışına yaptığımız satışlardan oluşmaktadır. 2005 yılında satışların %5 0’sini yurtdışına yapılacak satışlar olarak hedefledik. 2005 yılı itibariyle 55’den fazla ülkeye ihracat yapar duruma geldik. Satış yaptığımız ülke sayısında bir artış beklemekle birlikte halen satış yaptığımız bölgelerde adımızı duyurmak 2005’de yutdışı pazarlarımız için kendimize koyduğumuz en önemli hedeflerimizidendir. Üstünde durmak istediğim diğer bir konu ise, özellikle büyük şehirlerde, sürekli olarak belediyelerin boru tamir ve onarım çalışmaları sürüyor. Bununla ilgili olarak Avrupa ülkelerine, gelişmiş doğu ülkelerine baktığımız zaman, şehir içindeki insanları daha az rahatsız edecek yöntemlerle çalıştıklarını görüyoruz. Yollarda yapılan tamir çalışmaları en çok trafik problemini meydana getiriyor. Bu tip durumlara karşı iki önlem alınabilir: Yatırım yapılacağı zaman uzun ömürlü, dışarıdan gelebilecek etkilere daha dayanıklı ürünler seçilmelidir. Boruların onarımı için ise; gelişmiş ülkelerde kullanılan kazısız teknolojik çözümler var. Mevcut sistem içinde, bir bölgeden borunun içine girilerek robot yardımıyla, boru sistemin iç çeperinin tekrar boruyla kaplanarak onarılması bu çözümlerden biridir. Bu sistem şehrin üst bölgesi kazılmadan, iç tarafta robotsal bir hareketle yapılmaktadır. Biz bu sistem üzerinde bir iki yıldır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sistemi Türkiye geneline en kısa sürede yaymayı hedefliyoruz. l

Etiketler


Söyleşi