Header Reklam
Header Reklam

'Hedefimiz; bir Türk markasının iddiasını tüm dünyaya ispatlamak?

21 Haziran 2008 Dergi: Nisan-2008
'Hedefimiz; bir Türk markasının iddiasını tüm dünyaya ispatlamak?

MGT Filtre, havalandırma sistemleri konularında çalışmalarını 1992 yılından beri sürdürüyor. Filtrasyon  sistemleri alanında uzmanlaşan MGT, sektör deneyimini AR-GE faaliyetleri ile birleştirerek ürün çeşitliliğini artırıyor. MGT, geçtiğimiz yılın Mart ayında yeni fabrikasını tamamladı ve üretime başladı. ‘İthalat yerine üretim’ mantığını benimseyen MGT’nin Genel Müdürü Mustafa Töngüt, yeni yatırımlarını ve hedeflerini Tesisat Market’e anlattı...

Hepa Filtrelerin üretimine başladık

1992 yılından beri firmamız Kaset ve Torba  filtrelerin üretimin gerçekleştirmekteydi. Ürün  gamını tamamlamak için  Hepa ve Kompakt (sabit cepli torba filtre) filtreleri ithal ediyorduk. Hepa ve Kompakt filtrelerin üretimine başlamak için uzun süre ar-ge ve deneme çalışmaları gerçekleştirdik. Nihayetinde ciddi yatırımlar yaparak üretimimize yeni fabrika binamız ile 2007 Mart ayında başladık . Çalışanlarımıza da ürettiğimiz ürünlerin ne kadar hassas ve önemli oldukları hakkında sürekli bilgi vererek kurum içi kültürümüzü geliştirdik. Son teknoloji  makinelerimiz, üretim hatlarımız, test sistemlerimiz ile Hepa ve Kompakt filtre üretimimiz şu anda planladığımız gibi ilerliyor. Bundan sonraki amacımız zaten filtre konusunda kendisini ispatlamış olan firmamızın ürettiği hepa filtreleri müşterilerimize daha kaliteli, daha hızlı, daha düşük fiyatlarla sunmak.

Yatırımlarımızın ve yeniliğin bir sonu yok. MGT yeni projeleri, ürünleri ile tüm dünyada marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Türkiye’de üretim yapan herkesin takdirle karşılanması gerek

Memleketimizde üretim yapan herkesin takdirle karşılanması gerektiğine inanıyorum. Türkiye’de üretim yapmak gerçekten çok zor. Yarınınızı görmeniz mümkün değil; Çünkü neredeyse günde üç kez gündem değişiyor... Ayrıca devlet desteğinden de yoksunuz. Mesela 1,5 milyon dolarlık yatırım yaptık ve sadece KDV teşviki aldık. Devletin üreticilere teşvik konusunda çok ciddi bir destek eksiği var. Bu şartlarda üretim yapmaya ve dünya piyasasında rekabet etmeye, yeni bir markayı dünya piyasasında kabul ettirmeye çalışıyoruz.

Yurtdışında mutlaka MGT ismi ile satış yapıyoruz

Birçok ülkeye ihracat yapan firmamız üretiminin % 40’ını ihracata gönderiyordu. Yeni ürünlerimiz ile bu oranı % 70’e çıkarmayı hedefliyoruz. Yurtdışında distribütörlük veriyoruz ve mutlaka MGT ismi ile ürünlerimizi satıyoruz. Şimdilik İtalya, Portekiz, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Mısır ve İran’da distribütörlerimiz var. Yakın ülkelere aynı hafta içinde teslimat yapabiliyoruz. 

Türkiye’deki klima santrali üreticilerinin büyük kısmına hava filtrelerini biz veriyoruz. Yurtiçi ve yurtdışındaki bazı havaalanlarında da bizim filtrelerimiz kullanıyor. Bunların haricinde birçok hastanenin de ‘özellikle devlet hastanelerinin- filtreleri yine bizim ürünlerimiz. Elektrik santrallerine, organize sanayi bölgelerine de satışımız var. Ayrıca İtalya, Almanya, Hollanda, İsviçre, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, İran ve Suriye’ye ihracatımız var. Yurtiçinde ve yurtdışında fuarlara katılıyoruz, bunlardan çok güzel sonuçlar da alıyoruz

Bizim patronumuz; müşterilerimiz

Müşterilerimizin en çok memnun oldukları özelliğimiz de teslimatı çok hızlı yapmamız. Müşterilerimizden tek ricamız, herhangi bir sorunda bize geri dönmeleri. Bize başvurulması hem müşterimizin mağduriyetini gidermemiz, hem de hatamız varsa bilinmesi, bir daha tekrarlanmaması için çok önemli. Biz sonuna kadar ürünlerimizin arkasındayız. Müşterilerimizin eleştirileri, kendimizi geliştirmemiz için çok önemsediğimiz ve dikkate aldığımız bir husus. Sonuçta bizim patronumuz müşterilerimiz...

Ürünlerimizin test raporlarını müşterilerimize ulaştırıyoruz

Fabrikamız üç bölümden oluşuyor. Bir bölümde kaset filtreler yapılıyor. İkinci bölümde de hammaddeleri işleme tabi tutarak torba filtre üretimi yapıyoruz. Üçüncü bölüm ise hepa filtreleri ürettiğimiz bölüm. Bantlardan çıkan tüm ürünlerimizi çeşitli testlerden geçiriyoruz. Hepa filtrelere yaptığımız testelerin raporlarını mutlaka ürünle birlikte ambalajlayıp müşterilerimize ulaştırıyoruz. Ürünlerimizi yurtdışında bağımsız kuruluşlara gönderip oralarda da test ettiriyoruz.

Ucuza kaçmak, kalitemizden taviz vermek söz konusu bile olamaz

Ürünlerimizde kullandığımız bazı malzemeler ithal. İthal ettiğimiz malzemelerin hepsini Avrupa’dan getiriyoruz. Prensibimiz her zaman hammaddeyi en kaliteli üretici firmalardan almaktır. Ülkemizde ne yazık ki ithal ürünlerin kalitesine koşulsuz bir inanç var. Mesela Avrupa’dan ithal bir filtre patlarsa ‘doldu da patladı’, MGT’nin filtresi patlarsa ‘Yerli mal işte..’ deniyor. Yani bizim filtrelerimizin patlama şansı yok. Bu nedenle de ucuza kaçmak, kalitemizden taviz vermek söz konusu bile olamaz. Türkiye’de branşlaşma konusunda bir netlik yok. Mesela biz, otomobiller için de hava filtresi üretebiliriz ama sadece bir alanda uzmanlaşmak istediğimiz için yapmıyoruz. Çünkü her bir farklı sektöre yapacağımız üretimler için ayrı bir yatırım yapmalı ve buna vakit ayırmalıyız. Bir işi sadece yaptım demek için yapma taraftarı değiliz. Bu yüzden kendi alanımızda uzmanlaşmayı daha doğru buluyoruz. 

 Rakibim dahi olsa, Türk üreticilerin kendilerini dünyaya kabul ettirmesinden gurur duyarım

Türkiye’de standartların oluşturulmasını tercih ederiz. Zaten konuyla ilgili çalışmalara da katılıyoruz. Çünkü biz ürünlerimizin herhangi bir mağduriyet yaratmaması için çok çaba sarf ediyoruz, yaptığımız işin hakkını vermeye çalışıyoruz. Bunun belgelenmesi bizim için çok daha güzel. Türkiye’de işini doğru yapmak için çaba gösterenlerin, bir şekilde diğerlerinden ayrılması gerekir. Bu, Türkiye’deki üretim kalitesini de artırır. Standart dışı üretimler, birçok dezavantajı da beraberinde getiriyor. Bu nedenle standartlaşmanın her alanda faydası olduğuna inanıyorum. Mesela bize standart dışı siparişler geliyor. Çünkü kullanılacak yer standart dışı. Talebe göre üretim yapabiliyoruz fakat standart dışı bir üretim, bizim işimizi de aksatıyor. Çünkü biz günde 1000 tane kaset filtre üretimi yapabilecekken, standart dışı üretimler nedeniyle günlük üretimimiz 300 taneye düşebiliyor. Satışa bu maliyeti yansıtamıyoruz. Dolayısıyla ciddi bir vakit ve üretim kaybımız oluyor. Oysa belli standartların dışına çıkılmazsa hepimiz daha verimli çalışabiliriz. 

Kendi ülkemizde üretilen ürünleri ithal etmek mantıklı değil

Filtre bir tüketim malzemesidir ve belirli periyotlarda değiştirilmesi gerekir. Bu nedenle kendi ülkemizde üretebildiğimiz bu malzemeyi sürekli olarak yurtdışından getirmek mantıklı değil. Aslına bakarsanız, ikinci dünya savaşından sonra çok kötü durumda olan ya da yeni kurulan ülkeler bile bugün bizden daha iyi durumdalar. Bu beni çok üzüyor. Nasıl bugüne geldiklerine baktığımızda karşımıza tek bir yanıt çıkıyor: Çalışmak ve üretmek... Bizim ‘mirasyedi’ mantığımızı bırakmamız lazım. Artık üretmemiz, hedeflerimizi büyütmemiz, kalitemizi yükseltmemiz gerek. Ben, rakibim dahi olsa, Türk üreticilerin dünyada kendini kabul ettirmesinden, bir Türk markasının kalitesi ile anılmasından ve tercih edilmesinden gurur duyarım. Günümüzde müşteri bilinci de artmış durumda. İnsanlar bir ürünü alırken araştırıyorlar, sertifikalarını inceliyorlar, verimini, kalitesini, satış sonrası servis hizmetlerini dikkate alıyorlar. Bütün bunlar, üreticileri daha kaliteli üretime yönlendiriyor. Müşterilerimizin herhangi bir şikayeti varsa, bizzat kendim gider, sorunun bir an önce çözülmesini sağlarım. Bu sayede nerede sorun olduğunu da görebiliyor ve üretimde bir daha bu sorunun oluşmaması için gereken tedbirleri alıyorum. Bu da süreç içinde ürün kalitemizi daima yükseltmemizi sağlıyor. Çünkü MGT olarak hedefimiz, bir Türk markasının iddiasını tüm dünyaya ispatlamak.

 

 

 

 

 


Etiketler


Slider Altına