Header Reklam
Header Reklam

HEDEF: Cantaş A.Ş.’yi Halka Açmak

24 Haziran 2008 Dergi: Temmuz 2004
HEDEF: Cantaş A.Ş.’yi Halka Açmak Cantaş, sektörün gelişmesiyle-büyümesiyle; gelişti ve büyüdü... Cantaş’ı bu günlere taşıyan ve en büyük hedefleri; şirketi halka açmak olan Cantaş Yönetim Kurulu Üyeleri Erim ve Ekin Ekşioğlu kardeşlerle soğutma piyasasını ve Cantaş’ı konuştuk....

TESİSAT MARKET: Soğutma sektörüne, ara mamul temin eden ithalatçı bir firma olarak, dış pazarda Türkiye’nin konumunu değerlendirir misiniz?

ERİM EKŞİOĞLU: Yurtdışı potansiyelinin endüstriyel üretimde hangi boyutlarda olduğunu tam bilmiyorum. Fakat, son beş yıldır Türkiye’de endüstriyel imalatın çok büyüdüğü ortada olan bir gerçek. On yıldır yurt dışında düzenlen fuarlara katılıyoruz. Son iki üç yıla kadar Türk firmaları fuarlara katılmıyorlardı. Şimdi ise; bir çok soğutma firması veya diğer alanlardaki firmalar bizi orada temsil ediyorlar. Soğutma piyasası ihracatı gitgide öğrendi diyebilirim. Türkiye’de iç piyasanın dışında, ihracata yönelik çok ciddi çalışmalar var. Bizim hem endüstriyel, hem de domestik alanda faaliyetlerimiz sürüyor. Bu iki alana bakacak olursak; özellikle ev tipi dolaplarda çok büyük gelişmeler yaşandı. Endüstriyel anlamda ise, son yıllarda, küçük ölçekli işletmeler, ihracat yapmanın yollarını bulmaya çalışıyorlar. İhracatın ilk hedef ülkeleri, Eski Sovyetler Birliği ülkeleriydi. Üreticiler zaman içinde kalitelerini artırıp, yakın zamanda da Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerine ihracat yapmaya başladılar. İhracat yapmayan firmaların Türk pazarında, kendilerine yer edinme şansları oldukça az. Gelişip, büyümek için farklı pazarlara açılmak ve yer edinmek en önemli nokta..

EKİN EKŞİOĞLU: Türkiye’nin çevresinde, bize yakın ve gelişimlerini sürdüren; Romanya, Yugoslavya, Ürdün, Suriye, Bulgaristan, Makedonya, Kosova var. Bu nedenle, bu bölgeleri iyi değerlendirmek gerekir. Biz ithalat yapan bir firmayız ancak, çevre ülkelere ihracatta yapıyoruz. İç ve dış pazardaki rakamlar büyüdükçe, üretim artıyor, üretim artıkça, bizim ara mamul satış oranımız yükseliyor. Tüm bu zincir birbiriyle doğru orantılı.

D.ÖZGÜR ARSEVEN: Türkiye, eskiden soğutma konusunda, oldukça pasif durumdaydı. Birkaç yıl içinde soğutma alanında, bu günden çok daha iyi noktalara geleceğimize inanıyorum. Çünkü üretici firmalar, Avrupa normlarında üretim yapıyorlar, her türlü akreditasyon faaliyetini yerine getiriyorlar. Komşu ülkelerle yapılan çalışmalarda oldukça başarılıyız. Türkiye’nin coğrafi konumu da aslında bir çok avantaj sağlıyor. Çünkü komşu ülkelerimizin bir çoğu gelişimlerini sürdüren ülkeler...

TESİSAT MARKET: Son on beş yılda, klima-soğutma sektöründe hızlı bir çıkış söz konusu...

ERİM EKŞİOĞLU: Gelişimde, 1980’lerden sonra Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçmesinin rolü tartışılamaz. Çünkü eskiden ithalat yapmak çok zordu. Bildiğiniz gibi, soğutma sektörünün büyük bir yüzdesi ithal ürün ve sistemlerden oluşur. Serbest piyasa ekonomisi ve turizmin gelişmesi, soğutma ve klima sektörünün büyümesine olanak tanıdı. Son birkaç yıldır, klima fiyatlarındaki düşüşlerde klimanın da yaygınlaşmasını ve sektörün büyümesini sağladı. Sektörün gelişmesiyle birlikte, ihracatın artması da, 1994-2001 yıllarında yaşanan krizlerin doğal bir sonucudur diyebiliriz.

EKİN EKŞİOĞLU: Son on beş yıllık gelişme periyoduna baktığımızda, bir büyüme ve gelişme var. Ancak, sektörün atağı, son yıllarda meydana geldi. Bu gelişimde ve değişimde ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin çok büyük etkileri oldu. Bu krizler sektörleri yeni pazarlar aramaya yöneltti. Bu pazar arayışlarında, ürünlerin ve üretim süreçlerinin belli standartlarda olması gerektiği anlaşıldı. Ayrıca, soğutma piyasasının Türkiye’de eskiden beri özel sektörün elinde olması da büyük bir etken. Çünkü özel sektör, dünya piyasalarının değişen dinamiklerine göre her zaman kendini geliştirebiliyor.

TESİSAT MARKET: Değişen dinamiklerle sektörün gelişimini yakından takip ediyoruz. Değişen dinamiklerle, ülkede yaşanan gelişme Cantaş’ın da büyümesini sağladı...

ERİM EKŞİOĞLU: Cantaş 1979 yılında babamız Ragıp Ekşioğlu tarafından kuruldu. Yapı olarak Cantaş, 1979-1984 yılları arasında iç piyasadan alıp, iç piyasaya satış yapan bir firmaydı. 1984 yılında yapılan ortaklıkla, Cantaş’ta bir durgunluk dönemi yaşandı. 1990 yılında ortaklığın bitmesi ve bizim kendi işimizi büyütme hedeflerimizle bu günlere geldik. Sektör büyüdükçe bizde onlara ürün temin eden firma olarak büyüme gösteriyoruz.

EKİN EKŞİOĞLU: 1990 yılından sonra, işleri devraldık. Sektörün ithalata bağlı olması nedeniyle, bazı ürünleri ithal etmeye başladık. Biz ilk dönemlerde, yurt dışından gelen ürünü alıp, üreticiye satıyorduk. Bu durumun uzun vadede, maliyetleri etkileyeceğini gördük ve ithalata başladık. Sektörde, kendi alanında uzman, kalite belgeleri konusunda hassas davranan, kısacası en iyi firmalarla bağlantılar kurup onlarla çalışmaya başladık. İstikrarlı bir büyüme gösteren bir yapıya sahibiz.

TESİSAT MARKET: Bu yılın ilk yarısı tamamlandı. İlk yarısında Cantaş’ın performansını geçen yıla göre değerlendirirsek...

ERİM EKŞİOĞLU: Firma olarak, 2004 yılında, dolar bazında %20’lik bir büyüme hedeflemiştik. Yılın ilk yarısına baktığımızda, yıl sonuna geldiğimizde hedeflerimizin gerçekleşeceğini görmek mümkün. 2001 yılında yıllık ciromuz 14 milyon dolara düşmüştü. 2002 yılında ciromuz, 17 milyon dolara, 2003 yılında 21 milyon dolara çıktı. 2004 yılında ise, 25 milyon dolar civarında olacak.

TESİSAT MARKET: Hedeflenen büyümeyi gerçekleştirirken ürün gamına girecek yeni ürünler ve satış stratejilerinde bir değişim söz konusu mudur?

ERİM EKŞİOĞLU: Soğutma sektöründe, servis faaliyetleri giderek azalıyor. Son yıllarda ihracata yönelik imalatçıların üretimleri artıyor. Ayrıca, teknolojinin gelişmesiyle ve çeşitli normlarla ürünler artık daha kaliteli... Bu nedenle servis ihtiyacı azaldı. Faizlerin düşmesi, kredi alabilme koşulları nedeniylede, ürünlerin yenilenmesi daha cazip hale geldi. Bizim büyümemizin ana kaynağı, OEM firmalara yaptığımız satışlardır. Türkiye genelinde sadece servis piyasasında yaklaşık 400 müşteriye ulaşıyoruz. Firmamız, ülkemizdeki hemen hemen bütün üreticilere de geniş ürün yelpazesi içerisinden malzeme temin etmektedir. Ürün gamımızda farklı marklarda kompresörler, termostadlar, soğutucu gazlar, klima vanaları, galvaniz saclar, bakır borular, fan motorları - pervaneler ile regülatörler, sarj istasyonları, valfler, titreşim sönümleyiciler ve daha bir çok ürün yer almaktadır. Ürün gamımızı genişletmek için alternatif markaları müşterilerimize sunmak çalışma prensiplerimizden biri.

TESİSAT MARKET: Müşteri grubunuzu değerlendirirsek...

EKİN EKŞİOĞLU: Bizim müşteri grubumuzu ikiye ayırabiliriz: Biri, OEM dediğimiz, fabrikalar diğeri ise, toptancılar. Biz bu iki grupla çalışıyoruz. Servis firmalarına direk satış yapmıyoruz. Bizim özellikle perakende satış yapmamızın nedeni; çalıştığımız hiçbir firmayla rekabet etmek istemememiz. Üreticilere ürün satıp, üretim yapmamızın nedeni de budur. Sadece satışa yönelik hedeflerden oluşan bir prensibe sahibiz.

TESİSAT MARKET: İthal ettiğiniz ürünler arasında Çin markalı ürünlerde var. Son yıllarda, ülkemizde satılan Çin kökenli ürünlerle ilgili sıkıntı ve problemler ara mamul ürünler içinde söz konusu mu?

ERİM EKŞİOĞLU: Çin kökenli ürünleri ikiye ayırmalıyız. Çin yüz ölçüm olarak, Avrupa’nın büyüklüğüne sahip bir ülke. Çin’de, kaliteli imalat ve kalitesiz imalat yapan fabrikalar var. Bu ayrımı net yapmak gerekir. Biz Çin’de, alanımızda en iyi üretim yapan firmayla bağlantı kurup, o ürünleri ülkemize getiriyoruz. Ayrıca, o ürünlerin, ilgili dünya standartlarında kalite belgelerine sahip olması da, bizim için ayrı bir kriter. Çünkü bu ürünleri, üreticimize veriyoruz. Üreticimizin, ürünlerin maliyetini düşürerek ve kalitesinden ödün vermeyerek üretmesi gerekiyor ki, dünya pazarlarında rekabet edebilme şansı olsun. Bizim Çin ürünlerini ithal etmemizin en büyük nedeni, üreticimizin maliyetlerini azaltmaktır. Biz yaptığımız yatırımlarla her zaman uzun vadeli bakıyoruz. Bu nedenle kalitesi düşük üreticiden mal almıyoruz.

EKİN EKŞİOĞLU: Bizim gibi ara mamul getiren firmalar; kaliteleri dünya standartlarıyla tutuyorsa, ürünü mutlaka üreticimize sunmalıdırlar. İmalatçının rekabet şansının artması lazım. Türkiye’de şuan ürünlerin, belli standartlara sahip olmasıyla ilgili koşulların, aranması ve bu durumun fiili olarak uygulanması oldukça iyi oldu. Bu durum Çin’in kalitesiz ürünlerinin ülkemize girişini bir ölçüde engelleyecektir. Aslında, ithalatçı firmaların doğru yatırımlar yaparak belli bir kalitede ürünü getirmeleri ve uzun vadede düşünmeleri, sıkıntıları kökten çözecektir.

TESİSAT MARKET: Cantaş’ın yakın ve uzak vadeli hedefleri nelerdir?

ERİM EKŞİOĞLU: Şirketi daha kurumsal bir yapıya getirmek istiyoruz. Çalışan arkadaşlarımıza görevleriyle ilgili tüm sorumlulukları vererek, onları ön planda tutuyoruz. Kısa vadede, Irak pazarında çalışmak istiyoruz ve ihracat oranımızı artırmak istiyoruz.Kısa bir vade değil ama, birkaç yıl içinde şirketimizi halka açmak istiyoruz. Türkiye’de bir çok şey kısa veya uzun vadede değişebilir. Nelerin değişeceğini bilemediğimiz için önümüzdeki yıllarda, yabancı bir şirketle birleşme de yapabiliriz.

Etiketler


Slider Altına