Header Reklam
Header Reklam

Fita Teknik, bu kez 'klima santrali üreticisi' kimliğiyle de öne çıkıyor

13 Haziran 2008 Dergi: Temmuz-2007
Fita Teknik, bu kez 'klima santrali üreticisi' kimliğiyle de öne çıkıyor

 Daha çok havalandırma cihaz ve aksesuarları üreticisi olarak tanınan Fita Teknik, 1985?ten bu güne klima santralı da üretiyor. Özellikle klima santralı üretimini ISISO?daki yeni üretim tesisine taşıdığı 2005 yılının sonbaharından itibaren klima santralleri Fita Teknik ürün grubu içinde baş rolü üstleniyor. Fita Teknik?te değişen nedir? Pazarı nasıl
değerlendiriyorlar? Geleceğe yönelik planları nelerdir? Dergimiz sordu, Fita Teknik?ten satış müdürü Ergün Karakaş ve Mühendislik ve Kalite müdürü İbrahim Karakış anlattı...

Taşınma sürecimizin önemli dayanağı; klima santrallerimiz

Ergün Karakaş: Bilindiği gibi, menfez, difüzör, damper, panjur, kanal flanşları, esnek kanallar, klima santralleri ve hücreli aspiratörler başta olmak üzere diğer havalandırma cihaz ve sistem elemanları üretimi yapmaktayız. Güngören?deki tesisimizde klima santralleri ve hücreli aspiratörlere ayırdığımız alan yetersiz gelmeye başlamıştı. Bu sebeple hem bu yetersizliği gidermek hem de kapasitemizi artırmak amacıyla yeni bir üretim alanı yapılandırmaya karar verdik. ISISO?da yerimiz vardı. ISISO?nun bazı avantajları da var. Bu olanağımızı değerlendirdik. Üretim alanını büyütmek ve daha esnek bir üretim olanağı sağlamak giderek daha fazla önem taşımaya başladı. Çünkü çok büyük hacimli işleri aldığınız zaman, tamamladığınız mamulü depolayacağınız, üretim alanı dışında alanlarınız olması gerekiyor. Biten mamul, üretim alanını işgal edip üretimin sürekliliğini engellememeli. Ayrıca çok büyük ölçüdeki cihazları yapabilmek için yeterli yükseklikte bir üretim alanı gerekiyor. ISISO?daki yapı bu ihtiyacı da karşılıyordu. Bu nedenlerle yaklaşık bir buçuk yıl önce, klima santralleri ve hücreli aspiratör üretimimizi buraya taşıdık. Burada üretime ayırdığımız alan 1700 m2.  ISISO?ya taşınmanın olumlu sonuçlarını çok geçmeden gördük. Hedeflediğimiz gibi esnek çalışma koşulları sağladık. Hedeflemiş olduğumuz %50 üretim artış oranının önemli ölçüde üzerine çıkarak, üretim hacmi konusundaki hedefimizi aştık. Bu yıl sonunda yapacağımız değerlendirme doğrultusunda, yeni bir kapasite artırımı öngörülebilecek. Klima santrali üretiminde ikisi mühendis on sekizi teknisyen 20 kişi çalışıyor.Fita Teknik firma algısı, daha ziyade havalandırma elemanları üzerinde yoğunlaşmıştı. Ama yirmi iki yıllık süre zarfında klima santrali alanında pek çok güçlü referansa sahibiz. Yeni üretim olanaklarımızla klima santrali üreticisi kimliğimizi  daha öne çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum. Klima santrali, diğer ürün gruplarına oranla katma değeri yüksek bir ürün. 1985 yılından bu güne klima santrali üretimi yapıyorduk. Ama birçok müşterimiz bunu bilmiyordu. ISISO?da bu üretim olanaklarımızı ve kapasitemizi artırdığımızda, klima santrali üretimimiz kendisini gösterdi. Gerçi halen "siz klima santrali yapıyor musunuz" diye soran çıkıyor.

Yeni üretim alanı, yeni üretim yaklaşımlarını getirdi.

Yeni tesis, üretim sürelerimizi de kısaltabilmemizi sağladı.  Klima santrali elemanlarının bazılarını yarı mamul olarak üretebiliyoruz, stoklayabiliyoruz.
Bu üretim süremizi kısaltıyor. Ayrıca yine bu yolla fire oranımızı da düşürdük. Aynı profilden, panelden üç farklı model çıkarabilmek, malzemeleri daha verimli değerlendirebilmemizi de sağlıyor. Bu ise müşterinin lehine olacak şekilde fiyatlara yansıyor. Ayrıca ısı köprüsüzlük ve hijyen açılarından da yeni özellikler kazandırabildik.  Dolayısıyla yeni üretim alanımızda, yeni seri cihazlarımızla rekabet şansımız daha yüksek olacak.

Klima santrallerimizin ayırt edici vaadi; uzun ömür ve düşük işletme maliyeti Piyasadaki rakiplerimiz karşısında vurguladığımız en önemli ve kendini kanıtlamış farkımız, klima santrallerimizin sağlıklı işletim ömrüdür. Cihaz içinde kullanılan malzemeleri seçerken, hep "uzun ömür" ölçütünü ön planda tutuyoruz. Ayrıca fan verimleri yüksek seviyede olduğundan düşük işletme maliyeti de söz konusudur. Tabii gelen siparişlere göre, farklı özelliklerin talep edilmesine göre kullanılan malzemeler bire bir aynı olamıyor. Ama malzeme özelliği ne olursa olsun, "uzun ömür" vaadini gölgelemeyecek seçimler yapıyoruz.

Endüstriyel alanın yanında, konfor kliması alanını öne çıkarmaya başladık.

Üretime başladığımız 1985 yılından beri ağırlıklı olarak ilaç fabrikaları, gıda, otomotiv gibi endüstriyel alana odaklandık. Bu dar alanlarda kalmamız klima sektöründe cihaz açısından bizi fazla büyütmedi. Pazarı daha büyük olan konfor alanına gereken ağırlığı vermedik. Temel yaklaşım farklarımızdan biri de konfor alanına daha fazla eğilmeye karar vermemizdir. Kapasitemizi artırmamızdaki önemli dayanaklardan biri de otel, hastane, alış veriş merkezi gibi hizmet yapılarını hedeflerimiz içine almak. Endüstriyel prosesler daha fazla uzmanlık, daha fazla özel çözüm üretebilme becerisi getiriyor, bu işin iyi tarafı. Böylelikle uzmanlığınızı daha kolay ortaya koyabiliyorsunuz. Ama öte yandan konfor alanına kıyaslayacak olursak daha dar kapsamlı. Hizmet yapılarının ISK sektör ürünlerine ihtiyacı ile endüstriyel talepler benzer seviyede değil. Konfor alanı çok daha geniş.

Sertifika önemli bir tercih ölçütü

İbrahim Karakış: Klima santralinde standart sertifikalar var.  Endüstriyel kuruluşlarda ISO 9001-2000 rutin kullanılan bir standart. Yine uluslararası talep edilen ve "olmazsa olmaz" koşul haline gelen CE belgesi var. Bu belgelere uzun süredir sahibiz. Sertifika hedeflerimiz de;  hijyen alanında uluslararası bir sertifika olan NBSİD186?yı ve ardından Eurovent?i almak. ISISO?ya gelirken süreçten beklediğimiz bir diğer sonuç da buydu. Artık alıcı, alacağı ürünün sertifikasını sorma alışkanlığını kazandı ve sertifika, -yasal zorunluluk olsun, olmasın-alıcının güven duygusunu önemli ölçüde etkiliyor.Uluslararası rekabette ayakta kalmak istiyorsanız, mutlaka bu sertifikaları almak mecburiyetindesiniz, aksi takdirde başarı şansınız yoktur. Bu Türkiye içinde de, Türkiye dışında da geçerli olan bir şey. Olması gereken eksik sertifikalarımızı en kısa zamanda tamamlamayı hedefliyoruz.

Müşteri sadakatini sağlamanın ilk zorunlu koşulu; müşteriyi kandırmamak, güveni tesis edebilmek.

Tabii sertifika tek başına her şeyi belirlemiyor. Müşteri sadakatini sağlayan pek çok etmen var. Son tüketici, müşteri sizin güvenilirliğinizi test etmek istiyor. Yani yapmış olduğunuz tekliflerle, belirttiğiniz teknik özelliklerin aynı olup olmadığını görmek istiyor, kandırılmak istemiyor. Satış yaptığınız bir firmanın aldığı üründen memnun kalması, vaad edileni aldığını görmesi, müşteri sadakatini sağlayan en önemli ölçüt. Menfez gibi, panjur gibi kendisi enerji tüketmeyen elemanlar müşterinin daha tahammüllü olabileceği ürünler olabilir. Ama klima santrali, Türkiye gibi enerjinin pahalı olduğu bir ülkede, ciddi miktarda yüksek enerji maliyeti oluşturabilecek bir ürün. Enerjinin boşa harcanması, artık tüm dünyanın hassasiyet gösterdiği, önlemeye çalıştığı bir şey. Bunları gözetmemiz lazım. Bir klima santrali üretiminde kullanılan elemanların her hangi birinde, birkaçında vaat edilenin dışına çıkarsanız, bir kereye mahsus belli bir parasal kazanım elde ettiğinizi düşünebilirsiniz, Ama kayıplarınız, hesap edemeyeceğiniz kadardır. Zira bunun sonuçları sadece bir müşteriyi, gelecekte size kazandırabileceği bilemeyeceğiniz bir iş hacmi ile kaybetmekle de sınırlı olmayacaktır. Piyasa konuşur, bilgi ve deneyimlerini paylaşır. Sizin olumlu ve olumsuz referanslarınız, geleceğinizi belirler.  Fita Teknik, kuruluşundan beri bu zihniyetten taviz vermedi ve bunun sonucunda çok önemli ölçekte müşteri sadakati sağladı. Çok uzun bir zaman dilimi içinde düzenli alım yapan pek çok müşterimiz var. Yani artık yurt dışında olduğu gibi Türkiye?de de güvenilirlik, müşteri sadakatinin önde gelen dayanağı. Bu güvenirliğin sadece satın alma noktasında değil, satış sonrası hizmetlerle de devam etmesi gerekiyor.

Test ve işletmeye alma süreci tesis edilmeli

Yurtdışında müşteriyi "güvenilirlik" konusunda verdiği kararların risklerini azaltan bir yapı var. Bağımsız kuruluşlar tarafından sistemlerin test ve işletmeye alınması söz konusu. Bizde henüz böyle bir oluşum yok. Cihaz ve sistemler işletme süresince sınanıyor. Müşterinin verdiği hatalı kararlar, deneme-yanılma yöntemi ile ortaya çıkabiliyor. Müşteri, her şeyi bilmek zorunda değildir. Satıcı, bilgilendirmek, üstelik doğru ve sağlıklı bilgilendirmek zorundadır. Bunu sağlayabilmek için, bağımsız kuruluşların işletmeye alma sürecini üstlenmesi ve verilen bilginin, vaadin gerçekliğinin onaylanması ile satış sürecinin tamamlanması, bu disiplini sağlayabilecektir. Bu bağımsız kuruluş, üniversiteler de olabilir, meslek örgütlerinin komisyonları da. Belirlenen bir ücret karşılığında bu işi yapar. Bağımsız oluşu önemlidir. Bunu sağlayabilirsek, uluslararası arenada da avantajlı duruma geçeceğimizi düşünüyorum. Çünkü böyle bir uygulamayı yabancı müşterilerimiz de talep edeceklerdir. Bu bir çeşit uluslararası bir kontrol mekanizmasına dönüşecek ve ayrıca yeni pazarlar bulmamızı sağlayacaktır.

Burada üretmek, etkin maliyet yönetimiyle üretmek çok önemli

İbrahim Karakış: Bize göre Türkiye bu sektörde dünya pazarlarında olması gereken yere gelebilmiş değil. Yurtdışında enerji tasarrufu baskılarıyla birlikte merkezi sistemlerin kullanımı öne çıkmaya başladı. Bizim de bu eğilimi yakalamamız gerekiyor. Yurtdışındaki rakiplerimiz, Türkiye?yi teknoloji çöplüğü haline getirdiler. Ülkemizde yılda 1.5 milyon split klima satılıyor. Bu çok ciddi bir rakam. Bir süre sonra bunların yerini başka şeyler alacak, dolayısıyla bizim klima santrali, split klima gibi şeyleri ithal etme yerine, ülkemizde üretme avantajını kullanmamız gerekiyor. Bu geri kalma sürecinde, maliyetlerimizin doğru dürüst analiz edilmemiş olması da bir diğer etken. Düşünün ki aynı ürünü  Almanya, bizden daha ucuza mal ediyor. Çünkü son teknolojiyi kullanıyor ve maliyetleri düşürüyor. Bizde katma değerli işlerle katma değersiz işler birbirine karışmış durumda. Yani müşteri neye para öder, neye ödemez bilmiyoruz. Türkiye mühendislik konusunda kötü değil. Seçimler, seçim analizleri, kalite kontrol gibi noktalarda kötü düzeyde değiliz. Ama maliyetlerimizde bir problem var, verimliliği yakalamamız gerekiyor. Bir de bir ön yargı olarak gelişmiş yabancı marka hayranlığı var ülkemizde. Kavramlara doğru anlamlar yüklemeliyiz. Mesela "kalite" kavramı, sağlıklı bir zemine oturtulmalı. Kalite adına bir ürünü gerekmeyen özellikle donatıp gereksiz maliyet yükü yaratmanın anlamı yok.

Gelecek için hedeflerimiz

Ergün Karakaş: Bizim hedefimiz "gerekli seviyede" bir kalite standardını yakalamak, cihazın verimini, enerji tüketimini, ömrünü etkileyecek hususlarda ve müşterinin "talep ettiği" özelliklerde "kalite" yi gözeten ürünleri düzenli geliştirebilmek ve üretim adetlerini artırmak, buna bağlı pazar payımızı artırmaktır. Fita Teknik Havalandırma Ekipmanları konusunda nasıl iyi bir marka ise, klima santralinde de iyi bir marka olmayı hedefliyor.


Etiketler


Slider Altına