Ezinç Metal A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ezinç: 'Fotovoltaik sistemler kadar güneş enerjili su ısıtma sistemlerinin de desteklenmesi gerek'

31 Mayıs 2010 Dergi: Mayıs-2010

Alanımızda, Avrupa'nın ikinci büyük üreticisi konumundayız

Ezinç Metal, kolektör üretiminde Türkiye'de lider, dünyada ise beşinci sıradadır. Bugün, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi?nde 15.000 metrekare kapalı alana sahip fabrikamızda, yıllık 400.000 m2 güneş kolektörü, 75.000 adet Full Plate panel, 55.000 adet tank ve boyler, 25.000 adet radyatör üretim kapasitemiz var. Fabrikamız, güneş enerjili su ısıtma sistemleriyle ilgili bütün ürünlerin üretimini gerçekleştirmek için kurulmuş entegre bir tesis. İşinde uzman, tecrübeli, genç ve dinamik 350 personelimizle hizmet veriyoruz. Alanımızda, Avrupa?nın ikinci büyük üreticisi konumundayız. Dünyada 80 ülkede, Türkiye?de ise 650 satış noktamız bulunuyor.

Ezinç olarak; danışmanlık, satış ve proje hizmeti veriyoruz. Firmamız aynı zamanda dünya devi Japon Kyocera firmasının Türkiye distribütörü olarak müşterilerimize en uygun fiyat ve kaliteyi sunuyor. Kyocera, fotovoltaik üretiminde tüm prosesleri kendi bünyesinde gerçekleştirip, dışarıdan hiçbir şekilde bitmiş bir ara ürün almamaktadır. Böylece, tüm proseslere hakimdir ve kaliteyi rakiplerine oranla düşük maliyetle sunar. Bu da bizim Kyocera ile çalışmasının başlıca nedeni..

Türkiye'nin ilk taşınabilir güneş enerjili su ısıtma sistemini ürettik

Bu yıl ürün yelpazemizde yenilikler yaptık. Büyük ebatlı emaye boylerler bu yeniliklerden biri. 1000-1500-2000 litrelik boyler üretiyoruz. Türkiye'de özellikle kirada oturanlar, güneş enerjili sistemlerden faydalanmak isteseler de bu pek mümkün olmuyor. Mesela ev sahibi sistem kurmak istemiyor, kiracılar da güneş kolektörlerini kullanamıyor. Bunun bir eksiklik olduğunu düşünerek Türkiye'nin ilk taşınabilir güneş enerjili su ısıtma sistemi Nanosol'ü ürettik. Ürün, 135 litre su ısıtma kapasitesine sahiptir ve iki kişinin rahatlıkla taşıyabileceği şekilde tasarlanmıştır. Nanosol tekne sahipleri, kamp yapmayı sevenler, karavanla tatil yapanlar, için çok kullanışlı bir alternatif.. Bir de doğalgazlı ısıtma sistemi kullanan evlerde, sıcak su ihtiyacı için doğalgazla beraber güneş enerjisinin de kullanılabileceği entegre bir sistem geliştirdik.

Fotovoltaik sisitemlerin üretim aşamasında da yurtdışına bağlı olduğumuzun unutulmaması gerek

Türkiye'de güneş enerjisi denildiğinde akla hep elektrik üretimi geliyor. Yasa, güneş enerjisinden elektrik üreten sistemler ile ilgili pek çok çalışmayı içerirken, güneş enerjili su ısıtma sistemlerine aynı özen gösterilmiyor. Oysa her iki sistemin de kullandığı kaynak aynı ve sağladıkları çok ciddi miktarlarda tasarruf söz konusu. Fakat sistemler ve çalışma prensipleri birbirlerinden farklı. 

Yıllık 400.000 m² kolektör ve 55.000 adet sıcak su tankı üretim kapasitesine sahip olan Ezinç, yıllık üretim kapasitesi olan 400.000 m² kolektör üretimiyle bir yılda çok ciddi miktarlarda tasarruf sağlıyor. Örneğin, 400.000 m² güneş enerjisi panelinin ürettiği enerji, 49.000 ton odun tasarrufuna denktir. Bu da 38.000 adet yetişkin çam ağacının kesilmekten kurtarılması demektir. 400.000 m² güneş enerjisi panelinin ürettiği enerji ile 27.500 ton linyit kömürü kullanımı engellenir. 400.000 m² güneş enerjisi paneli kullanımı ile 10.000 ton fuel-oil ya da 10.400.000 m³ doğalgaz ya da 7.800.000 m³ LPG (bu da 665.000 adet 12 kg'lik mutfak tüpü demektir) ve  9.300 ton motorin tasarrufu yapılabilir. Aynı zamanda 31.000 ton karbondioksit salınımı önlenerek çevrenin korunmasına katkıda bulunulur. Bu rakamlar, gerek enerji tasarrufu, gerekse çevrenin korunması açısından çok ciddi önem arz ediyor.

Güneş enerjili su ısıtma sistemleri ile ilgili henüz telaffuz edilen bir teşvik ya da kredilendirme söz konusu değil. Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği rakamlar belli. Ben bunun ne kadarını tasarruf edebilirsek etmeliyiz diye düşünüyorum. Bu noktada sadece güneş enerjisinden elektrik üretmek değil, su ısıtma sistemlerinin de desteklenmesinin gerekliliğine inanıyorum. Çünkü bu sistemlerin sağladığı tasarruf da yadsınacak boyutta değil. Türkiye'de bu alanda üretim yapan herkesin ve bu sistemi kullanmak isteyen insanların desteğe ihtiyacı var.  Üstelik fotovoltaik sistemlerde kullanılan bazı malzemeler ülkemizde üretilmediğinden, bu sistemlerin üretimi için de yurtdışına bağlı olduğumuzun unutulmaması gerekli. Oysa güneş enerjili su ısıtma sistemlerindeki tüm malzemeleri ülkemizde üretebiliyoruz. Dolayısıyla bu sistemlerin destek görmesi, birçok açıdan faydalıdır. 

"Kollektör efsaneleri.."

Avrupa'da 500 metrekarenin üzerindeki yerlerde merkezi sistem zorunlu tutulurken, Türkiye'de BEP revizyonu sonucunda 2000 metrekarenin üzerindeki binalarda merkezi sistemin getirilmesi kararlaştırıldı. Bir yandan enerji verimliliğinden bahsederken öte yandan böyle bir revizyonun yapılması, amaca çok ters.. Bu durumun bir kez daha gözden geçirilmesinde fayda olduğu kanısındayım. 

Bir de fotovoltaik sistemlerin kullanımı sonucunda üretilen fazla elektriğin şebekeye satılabilmesi konusunda, yeni çıkacak kanunda, kaç liradan ve kaç yıl süreyle geri alınacağı ile ilgili maddeler yer alacak. Bugünlerde tüm sektör, bunu bekliyor. Ezinç olarak fotovoltaik üreticisi değiliz. Bunun için herhangi bir hazırlığımız ya da yatırımımız bugün için yok. Ancak ilerleyen zamanlarda olabilir. Bizim uzmanlık alanımız, güneş enerjili su ısıtma sistemleri. Türkiye'de bu alanda çok ciddi bir potansiyele sahibiz. Ancak bildiğim kadarıyla bu sistemlerin kullanım oranı % 5 civarında. Mesela İstanbul'da çok sayıda otel, fabrika gibi binalar bulunuyor. Bu binalarda sıcak su kullanılıyor ancak güneş enerjisinden faydalananların sayısı yok denecek kadar az. Sıcak su ihtiyacı için genellikle doğalgaz kullanılıyor. Oysa, güneş enerjili sistemler, bu tip yapıların enerji maliyetlerinde çok ciddi miktarlarda tasarruf sağlayabilir. Bu sistemler ile ilgili en yaygın yanılgı, kolektörlerin güneşin ısısına ihtiyaç duyduğu yönündedir. Aslında kolektörler, sadece güneş ışığına ihtiyaç duyar. Yani bu sistemleri yazın kullanırsınız, kışın bir işe yaramaz dfiye bir durum söz konuşu değil. Bunun en güzel örneği Almanya. Bizim de en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer alan Almanya'da hava sıcaklığı ülkemize göre oldukça düşük. Ama güneş kollektörleri, Almanya'da en çok ilgi gören ürünler arasında. Türkiye'de bunu anlatmakta biraz zorlandığımızı belirtmeliyim.. Yine başka bir "kollektör efsanesi" de kollektörlerin sadece sıcak su hazırlama konusunda kullanılabileceği yönünde.. Oysa, güneş kollektörleri, kışın ısıtma sistemine destek verebilecek ve böylece enerji tasarrufu sağlayabilecek özelliktedir. Isıtma ihtiyacını tek başına tamamen karşılayamasa da, mevcut sisteme entegre edilerek, ısıtma sistemine verdiği destek, zaten faturalarda ciddi miktarlarda fark ortaya çıkarır. Bugün, Norveç'te bile güneş enerjisi kullanılırken, güneşin bu kadar bol olduğu ülkemizde yaygın olarak kullanılmaması çok üzücü..

Güneş kollektörlerinin pahalı olduğu yönünde de bazı ön yargılar var. Biz bunu kırabilmek için ar-ge departmanımızda yaptığımız çalışmalar sonucunda Türkiye'de güneş enerjisinin farklı bölgelerde kullanımı ile ilgili bir yazılım yaptık. O yazılıma, sistemin kurulacağı il hatta köy, hangi ayda ne kadar sıcak su ihtiyacı olduğu gibi bilgileri giriyorsunuz, program, hangi sistemi kullanmanız gerektiğini söylüyor. Bunu hesaplarken verimine göre opsiyonel seçenekler sunuyoruz. Müşterilerimize bu programı dağıtıyoruz, böylece doğru yerde doğru sistemin kurulması için destek veriyoruz. Bu çok önemli. Örneğin, Denizli'nin bir köyünde, 5 kişilik bir ailenin (eğer doğalgaz kullanıyorsa), yılda 597 TL tasarruf etmesi mümkün.  Sistemin kendisi zaten ortalama 1000 TL civarında.. Dolayısıyla iki-iki buçuk yıl içinde yatırım bedelini geri ödüyor, sonraki yıllarda da kâr sağlıyor.

Ülkemizde güneş enerjisi kullanımı artacak

Büyük firmalar, kolektör pazarına yeni yeni girmeye başladı. yakın bir zamana kadar en büyük sıkıntımız merdivenaltı üretim yapan kolektör firmalarıydı. Onlarla bir araya gelmemiz ve ortak çalışmalar yapmamız pek mümkün değildi. Bugünlerde bu durum biraz daha iyileşmeye başladı. Elbette bu konuda devlet politikalarının etkisi inkar edilemez. İnsanların doğru düzgün üretim yapması için ciddi anlamda destek verildi.

En azından "kayıt dışı" üretimler azalmaya başladı. Bu da bizim gibi büyük firmalara  pek çok açıdan avantaj sağladı. Hem fiyat rekabetinde aradaki uçurumsal fark ortadan kalktı, hem de müşteri bilinci artmaya başladı. Enerji Verimliliği Yasası çalışmaları dahilinde Enerji Kimlik Belgelerinin verilmesinin, bu sürece katkıda bulunacağına inanıyorum. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda ülkemizde güneş enerjisi kullanımının artacağını düşünüyorum. Özetle, bugün için tablo pek iç açıcı olmasa de geleceğin güneşli olacağı kesin..

 


Etiketler


Söyleşi