CLIMAR Mühendislik Enerji Klima Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gülcan Portakal Altunlu: 'Amacımız, Midea'nın Türkiye'de üretime geçmesini sağlamak'

19 Mart 2014 Dergi: Mart-2014
CLIMAR Mühendislik Enerji Klima Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti. Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gülcan Portakal Altunlu, Midea’nın 1970’li yıllardan itibaren üretimini gerçekleştirdiği soğutma gruplarında, 2014 yılı itibarıyla santrifüj soğutma gruplarında 7.11 COP değerine ulaşabildiklerini belirtiyor. “Midea’nın Türkiye’de üretime geçmesi için var gücümüzle çalışıyoruz” diyen Altunlu, Climar’ı, Midea’yı ve hedeflerini anlattı…

Midea markalı cihazlar; enerji verimliliği, dayanıklılık, güvenilirlik esas alınarak üretiliyor

1968 yılında kurulduğu günden bugüne Midea; beyaz eşyadan inşaat sektörüne, ısıtma, havalandırma, iklimlendirme cihazlarından, aydınlatma sektörüne ve bu sektörlere hıtap eden endüstriyel ürünlere kadar çok geniş yelpazede faaliyet gösteren, yapısını R&D çalışmalarına büyük bütçeler ayırarak geliştirmeye endeksli kurmuş global bir şirket grubudur. 50 milyar USD’ye yaklaşan cirosu ve 220.000 çalışanı ile kendi markasının yanı sıra sektördeki birçok firmaya üretim ve partnerlik yaparak, sektörün öncüsü koltuğuna oturmuştur. Sürekli kendini güncelleyen bir firma olarak AR-GE yatırımları için toplam bütçesinin % 2’sini ayırmayı hedef olarak koymuştur ki bu oran yaklaşık milyar dolara tekabul etmektedir. Midea kendi bünyesinde cihazları test etmek için AHRI, EN, ASHRAE, DIN gibi uluslararası standartlara akredite çok büyük test laboratuvarları oluşturmuştur. Midea “Dünyanın en değerli ilk 500 markası” ödülünü kazanan ilk Çinli kuruluştur.
CLIMAR, 2008 yılında, Midea’nın merkezi sistem ürünleri konusunda Türkiye distribütörlüğünü ve satış sonrası hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş, bu amaçla çalışmalarına devam eden; genç, dinamik ve sektörel tecrübesi olan bir firmadır. CLIMAR ailesi profesyonel ve dinamik çalışma ekibiyle 16 kişidir. Firma merkezimizin dışında Ankara’ da da yapılanması devam eden bir oluşumumuz vardır. Midea altı sene önce Türkiye’de pazarında distribütör arayışı içindeydi bu süreçte kendileri ile iletişime geçerek fabrikalarını ziyaret ettim; fabrikaların içinde üretim için adeta bir şehir yaratılmış olduğunu ve uluslararası standartlarda ve kalite üretim yapıldığını gördüm ve çok etkilendim. Bu süreçte karşılıklı yapılanmamız çok hızlı gelişti ve anlaşma imzaladık. Getirdiğimiz ürünler arasında; soğutma grupları, fan coil’ler, roof top cihazları ve geçen yıl Türkiye’ye getirmeye başladığımız hava ve su kaynaklı ısı pompası sistemleri var.
Midea markalı ürünlerimiz, gelecek gereksinimleri düşünülerek yüksek enerji verimliliği, dayanıklılık, güvenilirlik, akıllı kontrol ve otomasyon sistemleri esasına göre tasarlanarak üretilmektedir. Cihaz içinde kullanılan tüm komponentler (kompresör otomasyon ekipmanları vb. ) dünyaca kabul görmüş markaların ürünlerinden seçilmektedir. Kondenserlerimiz, uzun süreli ar-ge çalışmaları ve çok yönlü testler sonucunda ortaya çıkmış yüksek verimli dizaynlardır. Üniteler çok kapsamlı testlerden, uluslararası standartlara göre akredite olmuş (EN 14511 – ARI 500/590 vb.) laboratuvarda test edildikten sonra satışa ve hizmete sunulmaktadır.
Ürün gamımızda hava soğutmalı, su soğutmalı, split tip, scroll, vidalı, santrifüj ürünler bulunduğu gibi,  tüm dünyada kullanıcıların istek ve projelerindeki ihtiyaçlarına göre hidronik kit, düşük sıcaklık çalışma kiti, çöl tipi-tropical iklim cihazlar, heat-pump, frekans inverter gibi pek çok opsiyonel istek ayrıca sağlanabilmektedir.  
Hava soğutmalı cihazlarda, scroll kompresörlü modeller 400 kW, vidalı kompresörlü modellerimiz 1600 kW kapasiteye kadar yekpare olup, daha yüksek kapasiteler, cihazlar 8 adede kadar kaskad bağlanarak sağlanabiliyor. Otomasyon sistemi ile tüm üniteler kendi aralarında haberleşebiliyor. Ünitelere uzaktan erişim sağlanabiliyor.
Su soğutmalı vidalı kompresörlü cihazlar 1970 kW’a kadar, santrifüj cihazlarımız ise 5000 kW kapasiteye kadar standart olup, daha yüksek kapasiteler özel üretim ile yapılıyor. Modellerimiz standart olarak 53 °C’ye kadar, ilave donanımlarla da 55 °C’ye kadar dış ortam sıcaklığında dahi verimli soğutma yapabiliyor. Daha yüksek dış hava sıcaklıkları için (Tropikal iklim) özel tasarımlarımız da ayrıca mevcut.
Vidalı cihazlarımızda Shell & Tube evaporatör standarttır. Scroll kompresörlü cihazlarımız Shell & Tube ve M tube olarak dizayn edilir. Tüm soğutma gruplarımız, soğutucu gazları şarj edilmiş ve tüm performans testleri, bağımsız kuruluşlarca uluslararası standartlarda akredite edilmiş laboratuvarlarımızda yapılmış olarak sevk edilerek kullanıma sunuluyor. Tüm kapasite aralıklarında A enerji sınıfını sağlayan cihazlarımız bulunmaktadır.
Merkezi soğutma sisteminin vazgeçilmez ürünü fan coil ünitelerinde; değişik tip ve model seçeneklerimiz ile mekânlara tasarım serbestliği sağlıyor, estetik katıyoruz. Blue Fin kaplamalı serpantinlerimiz ile ortama hijyen; minimum ses seviyelerine sahip dizaynımız ile mekânlara konfor ve sessizlik sağlıyoruz. Tüm fan coil modellerimiz üstün teknolojili ar-ge laboratuvarlarımızda kullanıcı için tüm estetik kaygılar, montaj ve kullanım kolaylığı dikkate alınarak geliştirilmiş, sertifikalandırılmış ve hastane odaları, oteller, alışveriş merkezleri, rezidanslar, ofis binaları, mağazalar gibi endüstriyel, ticari ve akıllı binaların ve uygulamaların kullanımına sunuluyor. VRF’lerde dijital scroll’lu modelleri getirmeye de bu yıl başladık.

Midea’nın Türkiye’de üretime geçmesi için var gücümüzle çalışıyoruz

Yurtdışı firmalardan teklifler geliyor elbette ama CLIMAR olarak odağımızda Midea var. Aynı sektörde fan coil ünitelerinde veya chiller gruplarında farklı bir firma arayışında değiliz ve bu konuya çok sıcak bakmıyoruz. CLIMAR olarak tek marka üzerine yoğunlaştık ve bu şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Midea’nın dünyanın çeşitli ülkelerinde fabrikaları ve partnerleri bulunuyor. Midea dünyanın hemen hemen her yerinde ofisleri olan Uzakdoğu’dan tutun da batıdaki birçok ülkede de joint venture olarak fabrikaları bulunan, 50 milyar dolara yakın ciroya sahip global bir firmadır. Üretimlerinin yüksek bir bölümünü sektörde önemli yer edinmiş firmalar için yapan Midea firması ile biz de bu bağlamda CLIMAR olarak Midea’nın Türkiye’de üretime geçmesi için var gücümüzle çalışıyor ve pazar payımızı artırmak için sektörde stratejik partnerlerimizle işbirliğine gidiyoruz. Midea’ya odaklanmamızdaki amaç da bu. Her ne kadar Türkiye’de insanların Çin markalarına karşı birtakım önyargıları olsa da; Midea bunu aşmış, uluslararası ağı çok geniş, çok büyük ar-ge bütçesi olan ve sektörde başarılarını kanıtlamış kadroları olan, çok güçlü bir üreticidir. CLIMAR olarak kurulduğumuz ilk yıllarda birtakım zorlukları elbette yaşadık, sektörde tanınmayan farklı bir firmanın pazara girmesi zorken, bir de Çin markası olunca işimiz biraz daha zorlaştı. Bazı firmalar çok agresifti, kendileri de Midea da üretim yaptırdıkları halde Çin markası olduğumuzu vurguluyor aynı kalite olmadıklarını söylemlerine katıyorlardı. Biz CLIMAR olarak büyük bir özveriyle çalıştık. Distribütörü olduğumuz firmanın büyüklüğü, ciddiyeti, yatırımları bilinsin, cihazlarımızın ve satış sonrası hizmetlerimizin kalitesi anlaşılsın ve müşterilerimiz bizi tercih etsin istedik. Nitekim gerek tanıtım faaliyetlerimiz, gerekse yurtdışına sıklıkla düzenlediğimiz fabrika ve test merkezleri ziyaretleri ile sektörde söylenen veya oluşan algı zamanla yıkılmış oldu ve ziyaret edenlerin hepsi bir yandan da bizim sektörde savunucumuz oldu. CLIMAR olarak sektöre girdiğimizden bu yana müşterilerimizden, kontrollerden ve müşavir firmalardan oluşan yaklaşık 300 kişilik bir grubu Midea’nın fabrikalarına götürdük, testlerde bulundurduk. Ürünleri ve laboratuvarları bire bir görmelerini istedik ve bunu sağladık, bu gezilerden herkes gerçekten çok etkilendi. İlk müşterilerimizle çalışmalarımıza hâlâ devam ediyoruz. Müşterilerimizin memnuniyetleri bizleri büyüttü diyebilirim. CLIMAR olarak sektörde iyi bir yere gelmemiz, servis hizmeti ve cihazlarımızdaki yüksek kalite sayesindedir.
Santrifüj grupların tanıtımına bu yıl ağırlık vermeyi planlıyoruz. Midea Santrifüjlü Su Soğutma Grupları, 7.11 COP değerine yeni geliştirmiş ve patentini almış oldukları teknolojiler ile ulaşmıştır. Yeni serimizin siparişlerini almaya başladık. 2014 senesi içinde çeşitli illerimizde ve kurumlarda Türkiye genelinde sunumlarımız olacak. ISK SODEX 2014’te de tanıtım yaparak enerjide dışa bağımlı ülkemiz için en doğru seçimler olduğuna inandığımız santrifüjlü grupların bir nevi lansmanını başlatmış olacağız. Bildiğiniz üzere ülkemiz enerjide dışa bağımlı bir ülke, enerji kullanımı konusunda çok daha dikkatli olunmalı. Otel projeleri, birtakım özel projeler ve yeni yapılan ve yapılması planlanan büyük kamu hastaneleri haricindeki projelerin genelinde ne yazık ki yaygın olarak hâlâ hava soğutmalı cihazlar kullanılıyor. Yakın zamanlarda üniversite projelerinde de görmeye başladığımız santrifüjlü soğutma gruplarının kullanımının daha da yaygınlaşması ve en basit tabir ile en az 2 kat daha tasarruflu olan bu ürünlerin kullanımının yaygınlaştırılması ülkemiz açısından olmazsa olmazlardandır ki dünyada da yaygın uygulama, su soğutmalı vidalı ya da santrifüj gruplardır. Özellikle yaş termometre sıcaklığının düşük olduğu bölgelerdeki büyük ısı kazancı olan binalarda hava soğutmalı grupların kullanılmasına anlam veremiyorum. Su soğutmalı vidalı ya da büyük kapasiteler için su soğutmalı santrifüj gruplar kullanıldığında, enerjiden en az yarı yarıya tasarruf sağlanabilecektir. Hava soğutmalı gruplarla santrifüj grupların ilk yatırım maliyetleri de neredeyse eşittir. Özellikle yurtdışı fuarları enerji verimliliği yönündeki bilinci artırırken, üretici firmaların da teknik sunumları ile ülkemizde de araştırma ve bilgilenme süreci de başlamıştır. Devam eden bu çalışmalar ile su soğutmalı santrifüj grupların kullanımının artmasını umut ediyoruz.

Farkımız, lokal servis ağımızın kaliteli olması 

Her sektörde olduğu gibi satış sonrası hizmetler, müşteri memnuniyeti açısından çok önemlidir. Markamızın başarısı için servis ağımızın çok iyi olması gerekiyordu. Dolayısıyla kurulduğumuz sene servis eğitimleri ve altyapı çalışmalarına yoğunlaştık. Servislerimizin kaliteli olmasına odaklandık, özellikle lokal servis ağı oluşturmak amacıyla çalışmalarımıza ağırlık verdik ve bu konu CLIMAR’ın en büyük avantajlarından biri oldu. Altı yıl önce sektörde, split klima ve VRF gibi bireysel ya da yarı merkezi sistemlerde lokal servislerin olması, merkezi sistemlerde servisi merkezden yürütme anlayışı hâkimdi. Daha önceki profesyonel hayatlarımızda bunun sakıncalarını gözlemlemiştik. Güçlü ve deneyimli merkez servisimizi, müşterinin telefonunda hemen harekete geçebilecek lokal servislerle daha da güçlendirmek şeklinde bir yapılanma oluşturduk. Cihazlarımızda yüksek standartlı komponentler kullanılırken, markalaşmış otomasyon sistemleri ile donatılmış ürünlerimizde olabilecek her hata ve arıza, cihaz ekranından okunabilmekte ve gerekmesi durumunda, uzaktan erişim mümkün olabilmektedir. Ancak sektörümüze baktığınızda,  merkezi sistem cihazlarının Türkiye’de geçmişi ve yaygınlığı uzun değildir, dolayısıyla satmış olduğunuz ürünün kullanıldığı işletmelerde merkezi sisteme vâkıf, ürünleri tanıyan, kalifiye personel bulmak kolay olmamaktadır. Kalifiye personel olsa dahi işletme kısmında bu konuya yeterli bütçe ayrılmadığından sonraki aşamalarda bu kişiler yerine, teknik olmayan başka görevdeki bir personel bu konu ile de ilgilenebiliyor. İşletmeye alınmış projelerde personel sirkülasyonu da ayrı bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Satmış olduğunuz ürünleri işletmesi için eğitim verdiğiniz personelleri, çoğu zaman diğer sezonlarda bulamama riskiniz var. Bu, İstanbul-Ankara gibi kentler haricinde çok karşılaşılan bir durum. Dolayısıyla ürününüze ne kadar güvenirseniz güvenin, işletme personeline ürününüzü anlatamaz, işletme ile ilgili sorularını, karşılaşabileceği problemleri yerinde ve hızlı yanıtlayamazsanız, memnuniyeti sınırlı olacaktır. Lokal servis gerekliliği bu noktada önem teşkil eder. Türkiye’nin her bölgesine yayılmış 42 servisimiz mevcuttur. Cihazlarımıza, merkez ve anlaşmalı servisimize, personelimize güveniyoruz ve gelişimleri için sıklıkla yurtiçi-yurtdışı eğitimlerini veriyoruz, bu sayede müşteri memnuniyetini sağlayabiliyoruz. Satış sonrası hizmet anlayışımızın kaliteli olmasından dolayı iş alma potansiyelimiz de orantılı olarak artmaktadır. Referanslarımız arasında özellikle oteller, özel ve devlet hastaneleri, adalet sarayları, kamu kurumları, alışveriş merkezleri yer almaktadır.

Şartnameler konusunda yaşanan sıkıntılar haksız rekabete sebep oluyor

Sektörümüzün yaşadığı sancılardan biri olan şartnameler konusuna değinmek istiyorum. Her şartname olmasa bile, ülkemizde bazı şartnameler, kullanıcıyı tek bir kuruma bağlı bırakarak belli markalara yönlendirici nitelikte olabiliyor. Bu konu eminim Türkiye’de faaliyet gösteren yerli, yabancı pek çok firmanın muzdarip olduğu bir konudur. Gözlemlediğim kadarı ile özel sektör bu konuyu büyük oranda aşmıştır ayrıca kısa zaman öncesinden de başlamak üzere kamu şartnamelerinin bir kısmında da bu mağduriyeti ve haksız rekabeti önleyecek araştırma, değişiklik, yapılanma süreçleri başlatılmıştır. Bahsettiğim sıkıntıyı örneklersem, Eurovent’in hangi koşullarda sertifka verdiğini burada uzun uzun anlatmaya gerek yoktur sanırım. Kendi web sitesinde de detayları belirtilmiştir. Eurovent, Hava Soğutmalı Gruplar için kapasite ve diğer verilerin testlerini, gönderdiğiniz 600 kw altı bir adet üründen anlaşmalı laboratuvarlarına ya da TUV laboratuvarlarına EN 14511’i baz aldırarak yaptıran ve onun paralelinde ürünlerinize sertifika veren bir sertifikasyon kurumudur. Kurum Soğutma Grupları ve fancoiller dışında, diğer ürün gamlarında da aynı şekilde, tüm ürünlerden değil de gönderilen numune uzerinden değerlendirme yaparak sertifikasyonu sağlayan bir kurumdur. Burada Eurovent kurumunun sertifika verme şartlarını eleştirmiyorum, bu benim çok üzerimde bir konu. Sorun, şartnamede Eurovent yazılmış durumlarda diğer sertifikasyonların kabul edilmiyor olmasıdır. Örnek olarak AHRI kabul edilmiyor. Belki inanılmaz gelecek ama o projeye gidecek cihazın testlerini yaptırıp, cihazın TUV’den alınmış EN14511 sertifikasını veriyorsunuz -ki bu bir nevi cihazın karnesidir- şartnamede sadece Eurovent yazıldığından bu bile kabul edilmeyebiliyor. Labaratuvarlarınız için milyar USD’lara yaklaşan yatırımlar yapıp akreditasyonu tamamlasanız dahi bu çabalarınız bir kalemde silinebiliyor ki bu durumu dünyanın hiçbir yerinde hiçbir üreticiye izah edemezsiniz. Özellikle yerli klima santrali üreticileri bu tarz şartnamelerden dolayı senelerdir Eurovent kurumuna çok para ödemişler ve ödemeye devam etmektedirler, kanımca bu kurum için harcadıkları bütçeleri Ar-ge, Ur-ge konularında harcamış olsalardı çok daha verimli sonuçlar alınabilirdi. Elbette bu konuda birtakım ilerlemeler kaydediliyor, olumlu değişimlerin, gelişmelerin varlığını duymak bizi mutlu ediyor. Özellikle bir kurumu sürekli ön plana çıkaran, şartnamelerin ve firmaların da samimiyetlerinin sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Yakın bir gelecekte herhangi bir sertifikaya ya da markaya yönlendiren bu tarz şartnamelerin yerini; ürünün vasfını, niteliğini tarifleyen, kaliteyi ve enerji verimliliğini ön plana çıkaran, normları tarifleyen şartnamelerin alacağını düşünüyorum. Sosyal sorumluluk projeleri de CLIMAR için önemli konular arasında yer alıyor. 2013 yılı için yılbaşı promosyonu olarak müşterilerimizin adına Tema Vakfı’na 6000 adet meşe tohumu dikimi organizasyonunda bulunmuştuk, 2014’te de bu tarz çalışmalarımız devam edecektir.
2013 yılı Midea ve CLIMAR açısından beklentilerin karşılandığı hatta aşıldığı bir yıl olarak kayıtlarımıza geçti. 2013 Ankara Sodex fuar katılımımızın da bu başarıya olumlu bir katkısı oldu. 2014’e de yine hızlı başladık, sahip olduğumuz başarı grafiği, özverimizin ve çabamızın göstergesi niteliğinde. 2014 yılında da aynı azimle yolumuza devam etmeye kararlıyız ve başta belirttiğimiz gibi global bir üretici olan Midea’nın Türkiye’de üretim bacağını oluşturabilmek için kararlıyız.

Etiketler


Slider Altına
Söyleşi