Camfil Türkiye Genel Müdürü Yücel Duduoğlu: Standartlara uygun bir filtrasyon yapılmazsa iç ortamda çok büyük tehlikelerle karşılaşırız

25 Mart 2020 Dergi: Mart-2020

Camfil Türkiye Genel Müdürü Yücel Duduoğlu: “Standartlara uygun bir filtrasyon yapılmazsa iç ortamda çok büyük tehlikelerle karşılaşırız” dedi.

Son dönemlerde gündemimizde olan Coronavirus (COVID-19) salgını sebebiyle temiz hava ve havalandırmanın, özellikle hastanelerdeki havalandırmanın önemi bir kez daha anlaşıldı. Bu açıdan bu sayımızda hastane havalandırması konusuna değinmek istedik ve temiz hava çözümleri sunan Camfil ile görüştük. Camfil Türkiye Genel Müdürü Yücel Duduoğlu ile Türkiye’de ve dünyada hastane havalandırması, uygulama hataları ve Camfil’in sunduğu çözümler hakkında konuştuk…

Coronavirus gibi virüsler ve bakterileri ortamdan arındırmak için en uygun çözüm: True HEPA filtreler

Coronavirus gibi virüsler ve bakterileri ortamdan arındırmak için en uygun çözüm True HEPA filtrelerle olmaktadır. HEPA filtreler 0.1 mikron boyutundaki partikülleri tutabilecek şekilde tasarlanmıştır. Örneğin H13 verimindeki bir HEPA filtre 0.1 mikron boyutundaki partiküllerin %99.95’inin tutulmasını, H14 verimindeki bir HEPA filtre bu partiküllerin %99.995’inin tutulmasını sağlayacaktır. Böylece virüs gibi mikron altı partiküller filtrelerde tutularak, kanallar aracılığıyla başka bir ortama ve dolayısıyla başka bir insana bulaşmayacaktır. 
HEPA filtrelerden önce kullanılan konfor filtrelerin de yeni ISO 16890 Standardına uygun olarak, ePM1 ve ePM2.5 sınıflarında olup, kritik partikül boyutu olan 2.5 mikron ve 1 mikron altı partikülleri tutması gerekir. Bakteriler havadaki tozlara tutunarak hareket ederler, bu tozları ortamdan arındırıp, sonrasında HEPA filtreden geçirerek temiz havayı iç ortama gönderirsek, “Hastane mikrobu” gibi sorunlar oluşmayacaktır.

Standartlara uyum konusunda çok büyük problemler var

Ne yazık ki pek çok yanlış uygulamaya denk geliyoruz. Uygulama hatalarının başında yıkanan filtreler ve standartlara uygun etiketlenmeyen filtre kullanımı geliyor. Özellikle standartlara uyum konusunda çok büyük problemler var. Örneğin konfor filtrelerde halen daha EN779’a göre filtre tedariği yapan firmalar var. Halbuki EN779, 2012 yılında EN779:2012 ile değişti, geçen sene ise EN779:2012 ortadan kalktı ve ISO 16890 Standardı yürürlüğe girdi. Camfil olarak hastanelere gittiğimizde, sentetik medyalı F9 verimi olduğu iddia edilen filtrelerin tedarik edildiğini görüyoruz. Biz bu filtreleri alıp Ar-Ge Merkezimizde teste tabi tutuyoruz ve bu testler sonucunda verimlerinin G4, M5 gibi verimlerde olduğunu görüyoruz. Kullanıcılar F9 yani ePM1 seviyelerinde filtre aldığını düşünürken, G4-M5 yani ePM10 seviyelerinde filtre kullanıyor, bu filtreler ancak 10 mikron boyutunu tutabileceği için filtrasyon verimsiz oluyor. Filtrelerde tutulamayan 2.5 ve 1 mikron partikül boyutundaki partiküller ise, insanların akciğerlerine, aveolilere, dolaşım sistemine geçerek Alzheimer, kanser, solunum yolu gibi hastalıklara sebep oluyor. İç ortam havası dış ortamdan daha kirlidir, bu sebeple standartlara uygun bir filtrasyon yapılmazsa iç ortamda çok daha büyük tehlikelerle karşılaşırız.

Hastane havalandırmasında dikkat edilmesi gerekenler

Hastane havalandırmasında öncelikle klima santrali filtrelerinin “Hijyenik Alanlar” için uygun olması gerekiyor. Bunun için bazı kriterler var, örneğin basma havanızın SUP1 olması gerekiyor yani seçilen filtrelerin size gerekli ve yeterli iç ortam hava kalitesini sağlaması gerekiyor. 
Diğer koşul ise konfor filtrelerin ISO 16890’a uygun etikete sahip olması. SUP1 iç ortam havalandırması için ISO 16890’a göre ePM1 veriminde seçilmesi gerekiyor. Bazen panel filtrelerinin yıkandığına denk geliyoruz. Hava filtrelerinin kesinlikle yıkanmaması gerekiyor; yıkandığı takdirde hem üzerinde mikrobiyal büyüme artıyor, hem de daha yüksek başlangıç basıncıyla başladığı için enerji kaybına sebebiyet veriyor. 
Diğer bir konu, torba filtrelerde sentetik medyalı torba filtre kullanılması. Sentetik medyalar malzemenin davranışı gereği üretimden üzerlerinde bir elektrostatik yükle çıkarlar, bu yük de filtreye “yalancı bir verim” kazandırır, fakat kullanım sırasında filtre bu elektrostatik yükü kaybedeceği için verimi düşer; yani F9 olarak tedarik edildiği düşünülen filtre verimleri aslında G4, M5 verimlerine düşer, piyasada denk geldiğimiz markalar var, biz örnek olması açısından bu markaların filtrelerini İsveç’teki Ar-Ge laboratuvarımıza gönderiyoruz, test ettiriyoruz, bu test sonucunda da gördük ki F7-F9 verim etiketiyle sattıkları filtreler, G4-M5. Filtre medyalarına ve filtrenin kullanım ömrü boyunca veriminin düşmemesine dikkat edilmesi gerekiyor. HEPA filtreler ise EN1822:2009’a göre etiketlenmeli, validasyonu düzenli ve doğru yapılmalı. DIN 14644’e uygun tasarımlar yapılması gerekiyor.
Bir diğer önemli konu ise, hastane içerisinde bulunan PAH ve VOC’lerle ilgili. Moleküler filtrasyonla hastane içindeki organik bileşenler arındırılmalı, örneğin tüp bebek merkezlerinde bulunan, VOC’den arındırılmamış iç ortam havası, döllenme ihtimalini düşürüyor. Yani hem konfor, hem HEPA, hem de moleküler filtrelerde standartlara uygun ve gerekli iç ortam hava kalitesini sağlayabilecek filtreler tercih edilmeli.

Filtre üreticileri olarak amacımız insanlara gerekli ve yeterli temiz havayı sağlamak

Hastaneler insan sağlığını iyileştirmeye yönelik olmalıdır; insan sağlığını daha da tehlikeye atmamalıdır. Biz Camfil olarak her zaman temiz havanın insan hakkı olduğunu savunduk, filtre üreticileri olarak amacımızın insanlara gerekli ve yeterli temiz havayı sağlamak olduğunu düşünüyoruz. Bunun aksi şekilde kalitesiz, yetersiz, standart dışı, farklı etiketli filtreler tedarik edilirse insan sağlığı tehlikeye girer. Evlerimize hava temizleyici alırken gerçek HEPA’lı hava temizleyici tercih etmeliyiz; ionizerli vb. gibi hava temizleyicilerin yarardan çok zararı olabilir. Gündemimizde COVID-19 var, yeni bulgulara göre virüsün yaklaşık 3 saat kadar aerosol içinde asılı kaldığı söyleniyor; hastaneye virüslü bir hasta girip öksürdüğünde bu virüsler havada kalacağı için risk unsuru oluşturuyor. WHO’nun ve REHVA’nın kılavuzlarını incelediğimizde, ikisinde de gerçek HEPA’lı santral ve hava temizleyicilerinin öneminden bahsedildiğini görüyoruz. 

Türkiye’de ne yazık ki hastane havalandırmasına gereken önem verilmiyor

Türkiye Avrupa Standartlarını uyguluyor, yani ISO 16890, EN1822:2009, DIN 14644, moleküler filtrede EN 16798-3 gibi standartlar mevcut. Bu standartların eksiksiz uygulanması gerekiyor. Aynı standartları kullanma zorunluluğumuza rağmen, Türkiye’de ne yazık ki hastane havalandırmasına gereken önem verilmiyor, açıkçası bu durum Camfil olarak bizi endişelendiriyor. Avrupa’da herhangi bir hastaneye gidip, iç ortam ölçümü alındığında, gerekli ve doğru filtre seçimi yapıldığını görebiliyoruz. Bu sene İrlanda’da St. James’s Hospital’da bir çalışma yaptık. Tadilat sebebiyle asbest problemi olacağını öğrendik ve özellikle kemoterapi bölümleri gibi yüksek risk gruplarının asbestten etkilenmemeleri adına hastaneye gerçek HEPA’lı hava temizleyicileri tedarik ederek, risk gruplarına dahil olan insanları koruduk. Türkiye’de ne yazık ki bu gibi uygulamalara denk gelemiyoruz.

Camfil’in A’dan Z’ye temiz hava çözümleri

Camfil A’dan Z’ye temiz hava çözümü sunan bir İsveç firması. BSL-3, BSL-4 sınıflarındaki kritik laboratuvarlara sızdırmazlığı garantili filtre kutusu & filtre tedarik ediyoruz. Ameliyathane havalandırmasında laminar akışlı filtre, konfor-moleküler filtreler, iç ortam hava kalitesini iyileştiren hava temizleyiciler tedarik ediyoruz. Kısaca hem insanları hem de çevreyi korumaya yönelik temiz hava çözümleri sunuyoruz. Yaptığımız uygulamalarda astımlı hastaların daha rahat nefes alabildiklerini gördük, hastanede pozitif-negatif basınçla bölge ayırması yaparak hastayı ve hastane çalışanlarını koruduk, uygun standartlı partikül filtresi sağlayarak insanları PM1 ve PM2.5 partiküllerden koruduk, düzgün moleküler filtrasyon sağlayarak tüp bebek merkezlerinde insanların bebek sahibi olma şanslarını artırdık. Amacımız her zaman insan sağlığını korumak ve iyileştirmek, standartlara uygun üretim yapmak, etiketlenmiş ve garantili ürünler tedarik etmek.
 



Söyleşi