Header Reklam
Header Reklam

'Ar-Ge Rekabet Gücümüzdür'

13 Haziran 2008 Dergi: Kasım-2007
'Ar-Ge Rekabet Gücümüzdür'

İklimlendirme, soğutma, havalandırma sektöründe bu önemin ayırdında olan kuruluşlara yakından bakmak istiyoruz; Ar-Ge çalışmalarının semeresini almaya başladılar mı? Bu süreçte ne gibi güçlükler yaşandı? Bir sonraki aşamada neleri öngörüyorlar? Bunun için sorularımızı; hem yurtdışı firmalarla yürüttüğü faaliyetler çerçevesinde teknoloji, üretim metotları bilgisi ve vizyonunu geliştiren, hem de sanayi yatırımları bulunan, güçlendirmeye çalışan kuruluşlarımızdan İmbat?a yöneltiyoruz. İmbat?ın  Genel Müdürü Nuriye Gümrükçüler, firmasının Ar-Ge vizyonunu seve seve okurlarımızla paylaşıyorÉ

İmbat?ın Ar-Ge?ye bakış açısını özetler misiniz?

Her şeyden önce şunu söylemeliyim; Ar-Ge, sadece bir felsefe, uzun vadede kurum algısının güçlenmesine yardımcı olacak bir "imaj enstrümanı" olarak görülmemeli. Ar-Ge, sonuçları itibarıyla doğrudan ekonomik başarı getirecek önemli bir pazarlama enstrümanı aynı zamanda. Firmamız müşteri istek ve ihtiyaçlarından yola çıkarak, enerji verimliliği yüksek, işletim sürecinde de ekonomik artı değer yaratabilecek kaliteli ürünler ve benzer kalitede hizmet alt yapısı ile gerek kuruluşumuza, gerekse sektörümüzün dolayısıyla ülke ekonomimizin gelişeceği düşüncesi ile hareket ediyor, "müşteri odaklı" olmanın doğal gereği, ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Pek çok kuruluş "müşteri odaklı" olduğunu ileri sürüyor. Müşteri odaklılık nedir?

Müşteri memnuniyetini nasıl sağlayacaksınız?

Öncelikle müşterinin tam olarak neye ihtiyacı olduğunu, yakın/orta/uzun vadede nelere ihtiyaç duyabileceğini bilecek, öngörebileceksiniz. Müşteri açısından bakabilmeyi başaracaksınız. İhtiyaçları sizin ürün ve hizmetlerinizle karşılayacak müşterilerinizin bu kararından pişmanlık duymamasını sağlayacaksınız. Bir üretici, tedarikçi olarak aslında bir nesneyi değil, bir "yararı" satarsınız. Biz de müşterilerimize ürünlerimiz aracılığı ile azami faydayı sunmaya odaklıyız. "Müşteri odaklılık", bizim için özetle bu. Bunun için de araştırma ve geliştirme, "olmazsa olmaz" gördüğümüz bir koşul ve bunun için Ar-Ge faaliyetlerine sürekli ve düzenli yatırım yapıyoruz. Müşteri istek ve ihtiyaçları, deneyimli teknik ve idari kadromuz tarafından proje kapsamında değerlendiriyoruz, en uygun, kaliteli, müşterimizi "pişman etmeyen" çözümler sunmayı firmamızın temel anlayışı olarak kabul ediyoruz.

Ar-Ge çalışmalarınızın çıktıları için birkaç örnek verebilir misiniz?

Ar-ge çalışmalarımızda yürüttüğümüz bazı projelerimiz, TTGV ve TÜBİTAK gibi ilgili kurumlar tarafından da destekleniyor.  Örneğin; gıda soğutmasına yönelik bir projemiz, 2005 yılında  TTGV ve TUBİTAK tarafından teknolojik yenilik ve üstünlüğe haiz bulunup desteklendi ve  ilgili ürünümüz ticarileştirildi. Bu ürünümüz,  yaş meyve ve sebzelerin hızlı soğutma prosesinde kullanılmak üzere geliştirdiğimiz, hassas sıcaklık ve nem kontrollü, direkt genleşmeli, zorlanmış (cebri) hava akımlı bir soğutma cihazıdır ve bu cihazın kullanılması ile hasat sonrası ürünlerin en kısa sürede ve en az enerji maliyeti ile muhafaza sıcaklığına düşürülmesini sağlıyor. Dolayısıyla ürün kalitesi artıyor, raf ömrü uzuyor ve ürünlerin uluslararası piyasada rekabet gücü artıyor, ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

Ar-Ge çalışmalarımızın son dönemde odaklandığı enerji verimliliği ve hijyen, yeni seri klima santrallerimize damgasını vurdu. Yeni nesil klima santrallerimiz, enerji verimliliği ve hijyen taleplerini başarılı bir biçimde karşılıyor.

2007 yılı sonunda ve 2008 yılı içinde ticarileşmesini hedeflediğimiz halen iki projemiz ile ilgili TTGV Ğ Teknoloji Geliştirme Vakfı ve TÜBİTAK  ile çalışmalarımız devam ediyor.

Enerji kavramına bakışın ve yaklaşımların değiştiği bu dönemde, enerjiyi verimli kullanan, çevre dostu ürünlerin tercih edilmeye başlandığını biliyoruz. Bu açıdan bakıldığı zaman üretim planlamanızda, yatırımlarınızda ne tür değişiklikler ve gelişmeler var?

Ticari başarı elde etmenin önemli bir enstrümanı da "markalaşmak". Marka yaratmanın koşulları içinde ürüne düşen pay; ulusal ve uluslararası pazarlar için önem ve hassasiyet noktalarını gözeten özellikleri bünyesinde barındırmasıdır. Hepimizin bildiği gibi bugün için enerji verimliliği ve çevre korunumu gündemlerin ilk sırasında. Biz de düzenli olarak marka yatırımı yaptığımız tescilli markamız MBT?nin ürünlerinin  çevre dostu, enerji verimliliği yüksek ürünler olması koşullarını gözetiyoruz. Ayrıca konularında yenilikçi yapıları ve enerji verimliliğine yönelik Ar-Ge yatırımları sonucu ürünlerinde farklılık yaratan, alanlarında iki lider Avrupa firması olan CLIVET ve  CUOGHI markalarının da Türkiye distribütörlüğünü yürütüyoruz.

Temsilcilikleriniz ve kendi üretim olanaklarınız vasıtasıyla oluşan ürün gruplarınızın kendi içinde bir ortak karakter taşıdığını söyleyebilir miyiz?

Evet, kendi markamızla ürettiğimiz ve distribütörlüklerimiz vasıtası ile temin ettiğimiz ürünlerin çevre dostu ve enerji verimli olmaları gibi ortak özellikleri var ve bununla  birlikte birbirini destekleyen, ürün yelpazesini tümleyen ürünler.MBT markamız ile;  klima santralleri,  soğuk depo cihazları, soğutma grupları, klima cihazları, soğutma kuleleri üretiyoruz ve yaklaşık 15 ülkeye ihraç ediyoruz.
CLIVET markası ile; soğutma grupları, fan-coil üniteleri, su kaynaklı ısı pompası sistemleri, rooftop paket klima cihazları, yoğuşmalı üniteler, hassas kontrollü klima cihazları, klima santralleri, CUOGHI markası ile; soğuk buhar üreten atomize adyabatik nemlendiriciler ile diğer nemlendirici, nem alıcı cihazları temin ediyoruz. Bu üç markanın da süreç içinde; ulusal ve uluslararası pazarlarda giderek çıtası yükseltilen ürün standartlarını karşılayabilecek şekilde sürekli olarak geliştirilmelerini, performanslarının artırılmasını "olmazsa olmaz" koşul kabul ediyoruz. Bu doğrultuda yatırım planlaması yapıyor, işbirliği yaptığımız yabancı markalarla ilişkilerimizde de benzer yönde talepler geliştiriyoruz.

Standartlar konusundaki çalışmalar, sanayimizin gelişim çizgisini yakalayabiliyor mu?

Sivil toplum örgütlerimizin yürürlükte olan standartların iyileştirilmesine yönelik ciddi çalışmaları var. Sektörde faaliyet gösteren küçük büyük tüm firmaların bu çalışmaları desteklemesi halinde ülkemiz kaliteli ürün ve hizmet imajını yakalayacak ve tüm sektörün daha hızlı kalkınmasını sağlanabilecek. Ama bugün için bile, özellikle yurtdışına açılan kuruluşlarımız, sadece ülke standartlarımızı değil, uluslararası standartları karşılayacak biçimde üretimlerini planlıyor ve bu sertifikaların temini yoluna gidiyor,Biz de kendi üretimimiz olan MBT marka endüstriyel soğutma ve klima cihazlarının; TSEK?in yanı sıra, CE ve GOST R sertifikaları bulunuyor. 2002 yılında ISO-9001:2000 kalite yönetim sistemi çalışmalarımızı belgelendirdik. MBT marka klima santrallerimiz için, EUROVENT sertifikası ile dökümanlarımızda belirttiğimiz teknik değerlerin güvenilirliğinin belgelenmesine yönelik çalışmalarımız ise son aşamasına geldi.

AB ülkelerinde yaygın olarak kullanılan enerjiyi verimli,çevre dostu soğutma sistemleri için Türkiye pazarını değerlendirir misiniz? 

Tabii ki bugün için pazarda en büyük payı alan, klasik olarak bilinen, kullanılan sistemler, fiyat odaklı rekabetin ürünü olan ve yenilikçi bir özellik taşımayan cihazlar olup, yeni nesil yüksek performanslı cihaz ve sistemlerin pazar payı da  gittikçe  artan bir grafik çizmekte. Bildiğiniz gibi Avrupa ülkeleri, çevre korunması, küresel ısınma, enerjinin etkin kullanımı gibi konulara gerek ABD?den gerekse Asya ülkelerinden, Uzakdoğu ülkelerinden çok daha büyük hassasiyet gösteriyor. Ülke pazarlarındaki yasal düzenlemeler de bu hassasiyetin sonucu olarak enerji verimliliğini zorunlu kılacak biçimde yapılandırılıyor. Türkiye?nin dış dünya ile ilişkilerinde AB ülkelerinin başı çekmesi, özellikle bu yeni nesil ürünlerle Türkiye?nin tanışması sürecinde zaman kazandırdı. Bugün için ülke pazarımızda diğer cihaz ve sistemlerin yanı sıra yüksek performanslı, yaratıcı yenilik taşıyan bu ürünlerin de yer alması, gelecek dönemler için umut vaat ediyor.

Zira yatırımcılara kıyaslama olanağı tanıyan ve enerji tüketimi hesapları yapmaya yönelten bu sistemler, yerli üreticilerimiz için de teknolojilerini gözden geçirme, iyileştirme yolu açıyor. Ancak yatırımların çoğunda fizibilite ve işletme maliyeti analizi maalesef ya hiç yapılmıyor ya da çok iyi seviyede yapılmıyor. Bu nedenle orta ve uzun vadede doğru yatırım kararları alınamıyor ve enerji israfı engellenemiyor. Ama söylediğim gibi, enerji verimli sistemlerin pazar üzerinde öğretici, geliştirici etkisi, günden güne artıyor. Ne yazık ki enerji maliyetlerinin artışı da hız kesmiyor. Enerji faturaları da bu sistemlerin yaygınlaşmasını destekler mahiyette olacak. Ekonomik istikrar konusunda da başarılı olabilirsek umuyorum ki bir süre sonra tartışacağımız, üzerinde konuşacağımız şey çok daha farklı, çok daha "mühendisçe" olacak.


Etiketler


Slider Altına