Aquamatch Türkiye Pazarlama ve Satış Müdürü Cem Gökmen: ‘Su arıtma işi zamanla yatırımın ötesinde, profesyonel alınacak bir hizmet olacak’

30 Haziran 2008 Dergi: Ocak 2005
Aquamatch Türkiye’nin su ve atıksu arıtımında bu gün geldiği noktayı, bu sistemlerin üretiminde ve Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’nin durumunu, Aquamatch Türkiye Pazarlama ve Satış Müdürü Cem Gökmen anlattı...

TESİSAT MARKET: Aquamatch Türkiye’nin bugün geldiği nokta nedir?

CEM GÖKMEN: Bir çok su firması gibi, biz de faaliyetlerimize Karaköy’de başladık ve 1997 yılında İkitelli’deki ofisimize ve oradan da Hadımköy’deki yeni fabrikamıza taşındık. Bundan 10 yıl öncesinde su ve arıtma sektöründe tüm ürünler ithal olarak ülkemize geliyordu. Pazarın getirisi ve firmamızın pazardaki başarısının bir sonucu olarak 1998 yılında Türkiye’de üretime başladık. 2000 yılında Aquamatch bizim üretim kapasitemizi ve çalışma sistemimizi gördükten sonra Amerika’da imalatını küçülterek durdurma safhasına geldi. Firmamızın Amerika kanadı, şu anda Amerika üzerinden satış yapan, bize mühendislik know how’ı veren, bir firma konumunda olup ancak yurtdışı kredili işlere özel imalat yapmaktadır.

Projelendirme ve imalat çalışmalarını onlar adına biz Türkiye’de yürütüyoruz. Bundan 15 yıl önce 7-8 kişilik bir kadro ve tek ofisle çalışmaya başladık. Bugün 104 kişi ve 10 ofis olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışan sayımızdaki artış bile bizim yükselen bir grafikle büyüdüğümüzü gösterir.

TESİSAT MARKET: Kurumsal yapılanmanızdan bahsedebilir misiniz?

CEM GÖKMEN: Yukarıda da değindiğimiz gibi ana merkezimiz İstanbul’da olmak üzere Türkiye’de on ofisimiz var. Bu ofisler bölge ofisleri şeklinde çalışmalarını sürdürüyorlar. 2004 yılının sonunda İkitelli’deki ofisimiz ve imalathanelerimize sığmadığımız ve tüm yapıyı bir araya toplamak istediğimiz için, Hadımköy’deki yeni fabrikamıza taşındık.

Yeni fabrikamız 2000 metrekare depo ve imalat alanına, 300 metrekare idari ofis alanına sahip. Buraya taşınmamızın önemli bir amacı; lojistiğin getirdiği avantajlarla, daha kaliteli, düzenli, hızlı ve kontrol edilebilir bir üretim yapmaktır. İlk 2 ayın getirisi, üretim planlaması ve koordinasyon açısından bunu başardığımızı gösteriyor.

Bundan 1,5 yıl kadar önce ISO:9001-2000 kalite belgesini, geçtiğimiz yıl ise, Gost ve Hijyen sertifikalarını aldık. Bu belgeleri belge almış olmak için değil, kaliteli hizmet amacına ulaşmak isteyen ve kalite yönetim sistemini benimsemiş bir şirket olrak faaliyet göstermek isteyen bir firma olduğumuz için aldık. Proje planlama, üretim denetimlerini, imalat programlamalarını yeni fabrikamızda uygulamak çok daha kolay oluyor. Çünkü üretimin her aşamasını buradan kontrol edebiliyoruz.

Hizmeti müşterinin şartlarında benimsemiş bir firma olarak, satış sonrası hizmetleri bölge ofislerimiz vasıtası ile yürütüyoruz. Merkez ofisimizde ise, satış sonrası hizmetlerin denetim faaliyetlerini sürdürüyoruz.

İstanbul merkez ofisimizde özel projeler dışında direk satış faaliyeti yürütmüyoruz, aynı hizmet mantığıyla satışları da bölgelerdeki satış ofislerimiz aracılığıyla yapıyoruz. Merkez ofisimizde, pazarlama ve denetim faaliyetlerini yürütüyor. Merkez ofisimiz pazarlama ve satışı denetlerken, İzmir’deki ofisimizde de projelendirme ve teklif kontrolleri yapılıyor. Bu on bölgede satış ve pazarlama ayrı ayrı kollardan yürütülüyor.

TESİSAT MARKET: Denetim faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

CEM GÖKMEN: Bölge ofislerimizin gerek pazarlama-satış, gerekse satış sonrası hizmetler kapsamındaki faaliyetleri, tarafımızdan düzenli olarak takip edilmekte ve ölçülmektedir. Müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışımız gereği, denetim ve izleme faaliyetlerinin sonuçları uyarınca, iyileştirici ve düzeltici faaliyetler uygulayarak hizmet kalitemizi yükseltiyoruz.

TESİSAT MARKET: Fabrikanızda hangi ürünlerin üretimini gerçekleştiriyorsunuz ve üretim dışındaki satış; satış ve sonrası faaliyetlerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

CEM GÖKMEN: Fabrikamızda karbonçelik basınçlı tank imalatından, paslanmaz çelik kartuş filtre imalatına, her kapasitede reverse osmosis sistemi imalatını yürütüyoruz. Bu imalatları, çelik atölyesi, mekanik atölye ve elektrik atölyelerimiz yapıyor. Tabii bizim işimiz üretimle bitmiyor. Su ve atıksu arıtma sektörüne baktığımızda, profesyonel olarak satış sonrası hizmeti veren tek firmayız diyebilirim. Sistemleri kurduktan sonra, bakımı için servis anlaşmaları veya işletim anlaşmaları yapıyoruz. Bu şekilde çalışarak, kurduğumuz sistemlerin performansını kontrol altında tutabiliyoruz.

Mekanik taahhüt ve inşaat sektörüne malzeme bazında hizmet verirken; enerji, gıda, tekstil gibi hemen hemen tüm sektörlerde anahtar teslimi işler yapıyoruz. Örnek olarak, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol boru hattı projesinde, Kahramanmaraş, Sivas, Erzurum, Erzincan ve Posof Dağı’ndaki istasyonlarının su arıtma işlerini anahtar teslim olarak üstlendik ve yürütüyoruz.

Bunun dışında Yap-işlet- devret modeli şeklinde de bir pilot çalışmayı İzmit’te yaptık. İkinci yılındaki tesisimizi beş yıl işlettikten sonra müşterimize devredeceğiz.

TESİSAT MARKET: Türkiye su ve atıksu sektörünü değerlendirebilir misiniz?

CEM GÖKMEN: Su arıtma ve atıksu arıtma sektörü, bir çok firma olması rağmen Türkiye’de oldukça bakir bir sektör. Geçmiş on yıllık bir periyotta bakacak olursak, bu gün gelinen nokta daha ileri bir düzeyde olduğumuzu gösterir. Önümüzdeki on yıllık periyotta bakacak olursak; bu tablonun daha da iyi olacağını söyleyebilirim. İş hacmindeki artış konusunda iyimserken, iş kalitesi konusunda ne yazık ki aynı iyimserlikte değilim. On yıl öncesinde faaliyetlerini sürdüren büyük firmaların bu gün olmadığını, bunun yerine ufak ölçekli bir çok firma olduğunu görüyoruz. Geçmişte var olan yabancı ağırlıklı firmaların bu gün pazarda olmamalarının nedenlerine bakacak olursak; müşteri, servis ve hizmet odaklı çalışmamalarıdır. Günümüzdeki küçük firmaların da aynı hataya düştüğünü üzülerek görüyoruz. Çünkü su ve atıksu arıtma faaliyeti diğer tesisat konularından oldukça farklıdır. Sizin kontrolünüzde olmayan bir kaynaktan gelen suyu arıtıyorsunuz. Yapılan ilk dizaynın, kullanılan ekipman kalitesinin önemi aşikardır ve tabii ki bu suyun değişkenlik göstermesi ihtimalini hesaba katmak gerekir. Atık su arıtmada ise, proseste yapılan en ufak bir değişiklik, kurduğunuz sistemi tamamen değiştirir. Dolayısıyla tesisi kurduk, teslim ettik, işimiz bitti diyemiyorsunuz. Kurulan sistemlerin yıllarca bakımı ve kontrolü gerekiyor. Sektörümüzün en büyük eksikliği, maalesef bu konunun çok fazla önemsenmemesidir.

TESİSAT MARKET: Avrupa Birliği’ne girme sürecinde çevreyle ilgili kriterler en önemli maddelerden biri... Sizin düşüncelerinizi alabilir miyiz?

CEM GÖKMEN: Avrupa Biriliğine girme sürecinde birinci gündem maddesi tarım, ikincisi ise, çevredir. Avrupa Birliği çevre standartlarına ve kriterlerine baktığımızda, yasalarımızda yer alan standartların ve kriterlerin onlarınkinden çok da farklı olmadığını görüyoruz. Ama biz de ne yazık ki uygulama ve denetlenme yok denecek düzeyde. Avrupa Birliği sürecinde, atıksu arıtma sektöründe kaliteli iş yapan yatırımcı veya su arıtma firması uzun vadede çok büyük avantajlar kazanacaktır. Avrupa Birliği’nin müdahalesinden önce, bu durumu kendimiz ve geleceğimiz için düzeltmeliyiz. Bu gün Türkiye’deki ağır sanayiye bakacak olursak, yatırımcıların süreç içinde bilinçlendiklerini görebiliyoruz. Küçük sanayiciler ve KOBİ’ler yapıları gereği bu kaygıyı henüz çok fazla taşımıyorlar.

Bu gün Çorlu bölgesinde 1800 civarında tekstil boya fabrikası faaliyet gösteriyor. 20 yıl önce 20-25 metrelik kuyulardan su çekilirken, bu gün 150-200 metrel derinlikten su çekiliyor. Trakya havzası en sulak ve verimli topraklarımızdan biri olmasına rağmen, su kaynakları o bölgede tükeniyor. Sanayici bu durumu geç de olsa fark etmeye başladı.

TESİSAT MARKET: Atıksu geri kazanımı tamamen farklı bir çalışma yöntemi gerektiriyor. Bu anlamda yaptığınız çalışmalar nelerdir?

CEM GÖKMEN: Endüstriyel çözümler departmanımız çeşitli sektörlerde atık su geri kazanımıyla ilgili pilot çalışmalar yapıyorlar. Kağıt ve tekstil sektörlerinde çeşitli çalışmalar yaptık ve teknik olarak başarıya ulaştık. Bu konuda ve değişik geri kazanım aplikasyonlarında yurtdışı mühendislik firmaları ile know-how çalışmalarımız artarak devam ediyor, membran üreticisi ve danışman firmalar ile yaptığımız teknik işbirliği giderek artıyor.

TESİSAT MARKET: Yakın ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

CEM GÖKMEN: Şirket olarak ilk hedefimiz kaliteyi artırmak. Kalite sözcüğünü; müşteri memnuniyeti, ürün, üretim kavramlarının hepsi için kullanıyorum. Her bölgedeki müşterimize aynı kalitede hizmeti sunmak istiyoruz. 4 - 5 yıl sonramızı bu günden planlayalım ki, o gün o hedefe ulaşabilelim. Biz de bu şekilde ilerlemeye çalışıyoruz...

Bu yıl kaliteli iş yapan tüm firmaların büyüyerek yatırım yapmaya devam edecekleri bir yıl olacak. Bu yatırımların bir kısmı yurt içinde, bir kısmı yurt dışında gerçekleşecek. Bu durum, yatırımcılarla iş yapan firmaların yurt dışına açılma şansını da beraberinde getirecek. Avrupa Birliği'ne girme sürecimizi bilemiyorum ama, Avrupa Birliği'ne yaklaştıkça yatırımlar artacak. Bu süreçte bizimde teknolojik olarak kendimizi geliştirmemiz, Orta Doğu, Kuzey Doğu Asya, Rusya ve Türki Cumhuriyetlere ihracat faaliyetlerimizi artırmamız gerekiyor. Kısacası, 2005 yılının 2004 yılından daha da iyi olacağını söyleyebilirim.

Tüm firmalar aldıkları hizmetleri artık profesyonellere ve işin uzmanlarına devrediyorlar. Uzun vadede su arıtma işinin de yatırımcının yapacağı bir yatırımın ötesinde profesyonel alınacak bir hizmet olacağına inanıyoruz. Özellikle bu konu yeni yeni gündeme taşınmaya başladı ve sektörün zaman içinde o yöne doğru gelişim göstereceğini görebiliyoruz. l

Etiketler


Söyleşi