“ Alfa Laval’ın hedefi; Endüstriyel soğutma ve havalandırma konusunda global lider olmak”

27 Ekim 2008 Dergi: Ekim-2008
İsmail Uzman:

Alfa Laval’ın üç ana teknolojide çalışmaları bulunmakta; Plakalı ısı eşanjörleri (ısı transferi
teknolojisi), ayrıştırma teknolojisi (seperasyon) ve akış ekipmanları


Alfa Laval, Türkiye pazarına ilk olarak ana ekipmanları olan plakalı ısı eşanjörleri ve santrifüj seperasyon ürünleri ile girdi. Alfa Laval global cirosunu son üç yılda ikiye katladı ve bugün üç milyar Euro gibi bir rakama ulaştı. Coğrafi olarak satışların %40’ı Avrupa’da, %40’ı Asya’da, %20’si Kuzey ve Güney Amerika’da olmaktadır. Dünyada asıl büyük yatırımlar, doymuş pazarlardan çok, gelişmekte olan ülkelerde yapılmakta. Bunun en iyi örnekleri; Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan’dır. Büyüme açısından bakarsak Türkiye de bu ülkelere benziyor ama bazı konularda, yeniliklere daha açık ve gelişimi hızlı olan bir ülke.  Dolayısıyla ülkemize merkezimiz tarafından yapılacak yatırımlar ve satış stratejilerinde bu noktalar özellikle gözönünde bulundurulmaktadır.
Alfa Laval Türkiye, Dünyadaki tüm Alfa Laval şirketlerinde olduğu gibi aynı yapılanma ile çalışılıyor; Proses teknoloji, Ekipman ve Yedek Parça/Servis departmanı olarak faaliyet göstermekteyiz. Şirketimizin organizasyon yapısı tamamen müşteri ve uygulama odaklıdır. Proses uygulamalarına yönelik satışlarımızı Türkiye merkez ofisimiz yürütmekte. Proses bölümü olarak; endüstriyel proses, ilaç, kimya, demir çelik, petrokimya, madencilik, çevre, enerji, bio-yakıt ve gıda teknolojilerine (bitkisel/ hayvansal yağ, zeytin yağı, nişasta, maya, meyve suyu, bira şarap vb) yönelik uygulamalara, seperatör, dekantör, eşanjör ve komple tesis kurulumu konusunda hizmet vermektedir.
Ekipman bölümümüz müşterilerimizin çeşitli ihtiyaçlarına yönelik, kısmen daha standart ürünlerin satışını yaparak, uygun ve doğru çözümler sunmaktadır. Uygulama alanları olarak konfor, ısıtma ve soğutma, hafif sanayi uygulamaları, endüstriyel soğutma, OEM, hijyenik akış ekipmanları ve denizcilik uygulamaları satışını sayabiliriz. Ekipman bölümümüz ağırlıklı olarak, özellikle de ısıtma sektöründe distribütörlerle çalışmaktadır. Türkiye genelinde 12 ana distribütörümüz vardır. Plakalı eşanjörler, hafif sanayi separasyon ekipmanları, pompalar, sıvı taşıma uygulamalarındaki ekipmanlarımızı distribütörler kanalıyla satmaktayız. Distribütörlerimiz müşterilerimize coğrafi olarak yakın olmakla yüz yüze ve daha hızlı, çalıştıkları konularda yetkin oldukları için daha etkili hizmet vermemizi sağlamaktadırlar. Böylece tüm Türkiye de yerel olarak varlığımızı distribütörlerimiz vasıtasıyla sağlamaktayız.

http://www.tesisatmarket.com/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/59186f91-0384-4389-b7fb-f74f5a2de7e8.jpg

Türkiye endüstriyel soğutma pazarı ve Alfa Laval

Isıtma-soğutma çok temel bir ihtiyaçtır. Enerjinin kullanıldığı alanlarda mutlaka ısı transferi ekipmanları gerekmektedir. Alfa Laval’ın dünya pazarlarına sunmakta olduğu tüm ürünleri Türkiye’de de müşterilerimize sunmaktayız. Ancak, Türkiye endüstriyel soğutma pazarı Alfa Laval’ın daha aktif olması gereken bir pazar. Merkezden aldığımız global yönlendirme ve bilgi birikimi ile buradaki yatırımlarımızı organize etmekteyiz. Türkiye’nin refah seviyesindeki artış ve sıcak bir ülke olması, mevcut soğutma pazarının daha da büyüyeceğini göstermektedir. Çünkü bu etkenler soğutma ihtiyacını arttırmaktadır. Örneğin, Türkiye’de kişi başı dondurma tüketimi senede 1-2 lt iken bu rakam Almanya gibi refah seviyesi Türkiye ye oranla yüksek Avrupa ülkelerinde 20 litrelere kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla gelişen ülkelerdeki refah seviyesinin yükselmesi ile, çeşitli sektörlerdeki tüketim ürünlerine olan ihtiyaçların değişmesi ve artması, Türkiye’de de yakın zamanda gerçekleşecektir. Paralel olarak yiyecek endüstrisi, meşrubat endüstrisi, mayacılık, balıkçılık, tarımsal ürünlerin saklanması gibi endüstriyel soğutmanın ihtiyaç olduğu noktalarda ve yeni yapılan AVM, hastane, askeri bina, iş merkezi gibi soğutma / havalandırma ihtiyacının bulunduğu projelerde, soğutma ekipmanları kullanımı ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Alfa Laval Türkiye olarak biz de, endüstriyel soğutma ve havalandırma konularına daha fazla odaklanarak bu konudaki çalışmalarımıza hız vermekteyiz. Global lideri olduğumuz soğutma pazarının bölgesel dilimlerinde de bu pozisyonumuzu korumak ve pekiştirmek istiyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’de etkinliğimizi artırmak için sene başından itibaren, ayrı bir departman olarak yapılandık. Endüstriyel soğutma uygulamaları olan; amonyaklı soğutma sistemleri, hava üniteleri (evaporatör, kondenser, kuru soğutucu), freonlu sistem ekipmanları konusunda, hedefimiz doğrultusunda, sadece bu pazara odaklı olarak, Güngör bey ile ürünlerimizi ve 125 yıllık bilgi birikimimizi, Türkiye’de endüstriyel soğutma konusunda faaliyet gösteren tüm firmalar ve kişilerle paylaşmayı amaçlıyoruz.

Uygulamaların zorladığı değerlere daha çok yaklaşabilmek için
ürünlerimizi sürekli geliştiriyoruz


Rekabet gücünü artırma açısından, ürün geliştirmenin kesintisiz sürekliliği hayati önem taşır. Alfa Laval, Ar-Ge yatırımları konusunda  kendi sektöründe lider konumda bir firmadır. Her yıl toplam satışların yaklaşık %2.7’si Ar-Ge’ye ayrılmakta ve yılda yaklaşık 25-30 yeni ürün ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de, hatta tüm dünyada enerji ve çevre konularında artan bir duyarlılık mevcuttur. Özellikle enerji maliyetlerindeki artışlar, enerjinin tasarruf edilmesi ile ilgili çalışmaları da beraberinde getirmiştir. Alfa Laval, verimli enerji kullanımı konusunda global düzeyde çalışmalarda bulunmaktadır. Alfa Laval’ın, Ar-ge deki hedefleri, ürünlerimizi daha verimli hale getirmek, daha yüksek sıcaklık ve basınca dayanabilen, zorlayıcı uygulamalarda daha yüksek verim alınabilecek ürünler geliştirmektir.
Örneğin, tekstil sektöründe, boyahanelerde kullanılan atık sıcak suyun ısısından faydalanılması ciddi bir enerji tasarrufu sağlıyor. Alfa Laval bu noktada tıkanmayan geniş aralıklı eşanjörler ile çözümler üretmektedir. Atık suyun ısısını sisteme giren soğuk suya transfer ederek ısı geri kazanımı sağlanmaktadır. Tekstil sektöründe maliyetler ciddi anlamda önem kazanmaya başladığı için bu konu üzerinde son 4-5 yıldır çalışmalarımız yoğunlaşmıştır. Enerji giderleri gittikçe artmaktadır ve bu nedenle de birçok tekstil firması yurtdışında yatırım yapma yoluna gitmektedir. Bunu engellemek için hükümetin de birtakım çabaları mevcuttur. Yaptığımız bir çalışma sonucu elde ettiğimiz verilere göre ortalama bir tekstil boyahane işletmesinin (50m3/saat atık su) elde edebileceği enerji tasarrufu yılda 450,000 Euro dur. Bugüne kadar Türkiye’de altmışın üzerinde uygulaması bulunan Alfa Laval Isı Geri Kazanım Eşanjörleri ile, tekstil sektörün de her yıl toplam 27,000,000 Euro enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Isı geri kazanımı konusunda ayrıca soğutma çevriminde var olan ve kondenserden havaya atılan ısıdan kullanım suyunun ısıtılması mümkündür. Bu uygulamalara yönelik özel ürünümüz olan Alfa Laval desuperheater sayesinde, hiç bir ek enerji maliyeti olmadan işletmelerin kullanım suyunun ısıtılması da gerçekleştirilmektedir.

Güngör Türköz:

Alfa Laval Türkiye olarak endüstriyel soğutmada çok büyük projelerde yer aldık


Efes Pilsen, Yörsan ve Coca Cola fabrikaları soğutma uygulamaları bu projelerden birkaçı. Soğutma ihtiyacı olan işletmelerde Alfa Laval yarı kaynaklı eşanjörleri kullanılarak, amonyaklı soğutma uygulamaları gerçekleştirildi. Bunların dışında pek çok yeni yatırımda da yer almaktayız. Örneğin Gebze’de Namet tarafından kurulacak ve hem Türkiye’nin en büyük et üretim tesisi olacak hem de Avrupa’ya et ihracatı yapabilecek bir işletme olacak projenin, amonyaklı soğutma eşanjörleri Alfa Laval’a aittir. Bu proje kapsamında toplam kapasite olarak 2800 kW’lık soğutma eşanjörü ile amonyak ve salamura soğutması yapılmış, ayrıca amonyağın atık ısısından faydalanılarak kullanma suyu ısıtması sağlayan 350 kW’lık Alfa Laval desuperheater eşanjörü tedarik edilmiştir. Bunun dışında İtalyan bir çikolata firmasının, Türkiye’de yapacağı bir soğuk oda projesinde de Alfa Laval evaporatörleri kullanılacaktır. Bu projede, üç tane 4.000 metrekarelik, beş tane de 500 metrekarelik oda yer almaktadır. Toplamda 23 adet freon gazı ile soğutma yapan evaporatör, kurulacak bu soğuk hava tesisinde depolanacak kuru gıdayı istenen şartlarda saklanmasını gerçekleştirecektir.



Alfa Laval’ın tüm hava soğutmalı ürünleri ve ürünlerindeki her ünite, Eurovent sertifikasına sahiptir

Endüstriyel soğutma pazarında, özellikle evaporatörler, kondenserler ve kuru soğutucular gibi hava ünitelerinde, standardizasyon ve sertifikasyon konularında eksiklikler mevcuttur. Alfa Laval’ın tüm hava soğutmalı ürünleri ve ürünlerindeki her ünite, Eurovent sertifikasına sahiptir. Bu, Alfa Laval’ı birçok noktada rakiplerinden çok daha ön sıralara taşımaktadır. Eurovent sertifikasına sahip ürünler, işletmelere çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca ürünün sağlayacağı kapasite konusunda bağımsız bir belgelendirme kuruluşu tarafından verilen bu belge, işletmenin ihtiyacı olan soğutma gücünü kesinlikle elde edebileceğinin garantisidir. Bununla beraber, kullanılan elektrik enerjinden tasarruf anlamında fark yaratacağı kesindir. Günümüzde önemli global sorunlardan biri olan enerji talebinde ve maliyetlerindeki artış gözönüne alındığında, kullanılan enerjiden tasarruf etmek, bir ürün satın alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta olarak ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle Eurovent sertifikalı bir cihaz kullanan işletme, rakibine oranla enerjiden ciddi avantaj sağlamaktadır. Amonyaklı soğutma sistemlerindeki uygulamalarda kullanılan yarı kaynaklı plakalı eşanjörler konusunda, Alfa Laval tüm dünyada ve Türkiye’de pazar lideri konumundadır. Bu konuda sunduğumuz en büyük avantaj, enerji verimliliğidir. Bunun dışında yüksek basınçlarda yüksek ısı transferi elde etme avantajı sunulmaktadır. Amonyak sistemlerinde ve Freon sistemlerinde kullanılabilen yarı kaynaklı eşanjörlerimizin, işletme basınçlarına gösterdiği esneklik sayesinde, lehimli tip eşanjörlerde (BHE) görülebilen, eşanjörün hasar görmesi sorunu ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin bakım-yenileme gibi ekstra masraflarından yüksek oranlarda tasarruf etmesi söz konusudur. Buna bir de amonyağın doğal bir soğutucu akışkan olması, yüksek verimli soğutma yapabilmesi, uzun ömürlü ve yenilenebilir olması da eklenince avantajlar daha açık olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’deki en yeni çalışmalarımız ise karbondioksit-amonyak kaskad sistemleridir. Türkiye için yeni olan bu uygulamalar için liderlik etmek üzere faaliyetlerimizi yoğun olarak sürdürmekteyiz. Alfa Laval ürün yelpazesinde özellikle bu konu üzerine tasarlanmış ürünler bulunmaktadır.  CO2 diğer doğal veya HCFC’lerle kıyaslandığında daha yüksek verimli ve daha düşük sıcaklıklarda (-50 °C gibi) soğutma yapabilen bir akışkandır. Doğal bir kaynak olması, ozon tabakasına zarar vermemesi ve küresel ısınma etkisinin sıfır olması nedeniyle global hedefimize çok uyan bir akışkandır. Dolayısıyla CO2 uygulamaları bizim için çok önemli bir alandır.  

Bilginin paylaşılması şarttır

Soğutma sistemleri, belli bir yapım yöntemi, bilgisi ve uzmanlaşma gerektirmektedir. Malzeme seçimi ve sistem kurulumu konularına Alfa Laval olarak yaklaşımımız; açık teknoloji ve bilgi transferidir. Birebir yaptığımız görüşmelerle ve üç ayda bir hazırladığımız yayınlarımız ile daima müşterilerimizi ve sektörümüzü bilgilendirmekteyiz. Sadece soğutma pazarına yönelik teknik bilgi ve ürünlerin yeraldığı, dünyadaki örnek soğutma uygulamaları hakkında bilgilere yer verildiği “NEAR Refrigeration” isimli bültenimiz, pazarda iletişimde olduğumuz herkese gönderilmektedir. Bilginin paylaşılması şarttır. Bilgiyi paylaştığınızda hem kendinize hem de sektöre çok büyük fayda sağlayabiliyorsunuz. Böylece sadece biz değil, ülkemiz de kazanıyor. Günümüzde bilgi, çabalayan her insan tarafından elde edilebilmektedir. Bir konuyu başkalarından önce bilmek, sadece zaman açısından bir avantaj sağlayabilir. Bilgi paylaşıldıkça kendini geliştirebilir, çoğalabilir ve fayda yaratır. Bu nedenle bilginin paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzü bilgilendirmeyi bir gereklilik olarak görmekteyiz, sektörden aldığımız öneriler, geri dönüşler de bizi geliştirmektedir. Örneğin, eşanjör konusunda Alfa Laval bir okul gibidir. Alfa Laval’ın web sitesinde ürün ve uygulamalara yönelik bilgi bankaları bulunmaktadır. Müşterilerimizle ve iş ortaklarımızla aramızda köprü vazifesi kuran ve her an on-line detaylı ürün bilgilerine, yurtdışı stok seviyelerine, verdikleri siparişlerin hali hazırdaki son durumuna, ürün seçim programlarına ve projelerinde kullanmak için ürün teknik çizim bilgilerine dahi ulaşabilecekleri “AlfaLaval Access” isimli extranet sitemiz sayesinde bilgi paylaşımını bir adım ileri götürüyoruz. Bu uygulamamız aynı zamanda müşteri bazında özeldir ve Alfa Laval’ın bilgi paylaşımında ulaştığı noktayı çalışma ortaklarımıza nasıl sunduğumuzun bir örneğidir.

Doğru olduğu sanılan yanlış bilgiler mevcut


Pazar araştırması çalışmalarımızda karşımıza çıkan şu ki; doğru olduğu düşünülen çok yanlış bilgiler bulunmakta. Örneğin amonyak, Türkiye’de tehlikeli, zararlı ve hatta ölüme sebebiyet verebilecek bir akışkan olarak görülüyor. Bu düşünce tamamen yanlıştır. Amonyağın tabii ki belli bir ppm seviyesinden sonrası insan vücuduna zararlıdır. Buna karşın, her insan günde belli miktarlarda amonyak üretmektedir. Amonyak, diğer soğutucu akışkanlarla (freonlarla ) karşılaştırıldığında yapay bir soğutucu akışkan değildir. Zaten ozon tabakasına verdiği zarar sıfırdır. Amonyağın kokusunun kötü olduğu da doğrudur, fakat bu aynı zamanda çok büyük bir avantajdır. Sistemde herhangi bir kaçak olursa, fark edilmemesi mümkün değildir. Böylece arızalara çok hızlı müdahale edilebilmektedir. Ayrıca amonyak patlayıcı bir madde değildir.
Bilinmesi gereken önemli bir konu da, kuru soğutucularla açık kuleler arasındaki ciddi farklardır. Her şeyden önce açık kulelerde yüksek miktarlarda su kaybı olmaktadır. Su devamlı buharlaştığından sürekli besleme suyu ilave edilmesi gerekmektedir. Ancak su buharlaşırken suyun içerisindeki mineraller ve iyonlar buharlaşmadığı için, konsantrasyonları sürekli artmakta ve suyun sertliği ve klorür oranları, kulenin ilk devreye alındığından kat ve kat üzerinde olmaktadır. Bu durum hem kirlenmeye hem de kulenin soğutma hizmeti verdiği diğer ekipmanlarda korozyona yol açabilmektedir. Açık kulelerde aynı zamanda kirlenme nedeniyle işçilik maliyetleri mevcuttur. Kirlenme ise, tüm işletmedeki sisteme zarar verebilmektedir. Kuru soğutucular kapalı sistemlerdir. Bu sebeple korozyon engelleyici kimyasallar kullanılmasına ihtiyaç duyulmamaktadır. Dolayısıyla, kuru soğutucular ile açık kule ilk yatırım maliyetleri arasında fark görülse de, kuru soğutucuların işletmeye sunduğu avantajlar çok fazla olmaktadır. Kuru soğutucu ile açık kule arasındaki ilk yatırım farkı, 6-12 ay gibi kısa bir sürede amorte edilmektedir. Bu konularda da bilgilendirme çalışmalarımız sürmektedir.

İsmail Uzman:

Alfa Laval Üniversitesi’nde eğitim...

Alfa Laval ailesine katılan her yeni arkadaşımız en geç üç ay içerisinde mutlaka İsveç’te iki haftalık oryantasyon eğitimine katılmakta ve eğitimin ilk haftası, ‘Alfa Laval Üniversitesi’ dediğimiz bünyemizde olan bir eğitim kurumunda Alfa Laval’ın tüm bölümleri, şirket kültürü, kurumsal aktiviteleri, iletişim teknikleri, doğaya ve insana saygılı çalışma prensipleri, temel şirket etik ve değerleri ile ilgili, eğitimlerin verilmesi ile tamamlanmaktadır. Sonraki haftada ise aileye yeni katılan arkadaşımızın çalıştığı departmana göre, İsveç merkezin organize ettiği, eğitim ve bilgilendirme süreci başlamaktadır. Bu süreçte, ürünler, seçim programları, ilgili uygulamalar konusunda bilgi alınırken, her zaman müşterinin beklentilerine çözüm sağlayabilme yöntemleri öğretilmektedir. Ancak herşeyden öte, elde edinilen en faydalı nokta ise, Alfa Laval İsveç ve diğer  ülkelerden eğitime gelen Alfa Laval çalışanları ile kurulan dayanışma ağıdır. Bunun dışında, çalışan, ilgili bölümün yıllık toplantılarına katılmakta ve kendi bölümünün tüm dünyadan topladığı bilgiler ile belirledikleri stratejilerine dahil olmaktadır. Alfa Laval Türkiye olarak da eğitim çalışmaları sürmektedir. Satış kanallarının faliyetlerini optimize etmek için çeşitli çözümler üreterek, teknik, lojistik destek sağlanmaktadır. Ayrıca distribütörlerimiz için periyodik seminerler ile teknik ve ticari yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktayız. Özetle, yetkin distribütörler oluşturarak müşterilerimize en optimal çözümleri sunmayı hedeflemekteyiz. Bunun dışında, plakalı eşanjörler ürün ve uygulamaları hakkında, sektöre, üniversitelerin mühendislik fakültelerine, ilgili müşteri segmentlerine eğitimler vermekteyiz.

Güngör Türköz:

Alfa Laval, Endüstriyel soğutma ve havalandırma üniteleri
konusunda dünya çapında çok ciddi bir pazar payına sahip,

Alfa Laval’ın hedefi; endüstriyel soğutma alanında kullanılan ekipmanların global lideri olmak ve bu pozisyonu korumaktır. Bu yüzden bize uygun firmaları satın alma sürecine girilmiştir.
Endüstriyel soğutma ve havalandırma pazarında lider konumundayız ve önümüzdeki süreçte de pazarın % 40-45’inde söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Türkiye’de ise, endüstriyel soğutma pazarını tam olarak anlamak, ürünlerin hem tanıtımını hem de satışını tek noktadan yapmak için çalışıyoruz. Hava soğutmalı ünitelerimizin üretimi bugün üç ana fabrikada yapılmaktadır; İtalya, Hollanda ve Finlandiya. Ana üretim merkezimiz iki yıl öncesine kadar yanlızca İtalya’daydı. Ayrıca bu fabrikada bakır lehimli ve boru tipi eşanjörlerin de üretimi yapılmaktaydı. Global büyüme hedefleri doğrultusunda Hollandalı endüstriyel soğutucu ekipman üreticisi Helpman satın alınarak Alfa Laval bünyesine dahil edilmiştir. Helpman’ın ürün gamı, daha spesifik ürünlerin de Alfa Laval ürün gamına dahil edilmesi ile önemli avantajlar sağlamaktadır. Helpman markası Kuzey Avrupa pazarında endüstriyel soğutma uygulamaları konusunda lider bir markadır. Ürünleri, uygulama bazlı olarak özelleştirilmiştir. Yaygın olarak et ve tarım ürünlerinin (meyve sebze) soğutulması konularında çalışmaktadır. Ürün bazlı özelleştirilmiş hava ünitelerine (evaporatörlere) örnek olarak muz sarartma evaporatörleri verilebilir. Bu üründe evaporasyon sıcaklığı ve oda sıcaklığı sarartmanın gerçekleşeceği en uygun sıcaklıkta sabitlenmiştir. Seçim yapmak için depolanacak palet adedinin ve dizilişin nasıl yapılacağını belirlemek yeterlidir. Soğuk odanın aydınlatılması için ışıklandırma da bu üründe gözönüne alınmış ve ünite üzerinde bütünleşik olarak sunulmaktadır.
Alfa Laval’ın yatırımları, 1956 yılında Finlandiya’da kurulmuş olan ve endüstriyel havalandırma / soğutma pazarının güçlü firmalarından Fincoil’in satın alınarak Alfa Laval ailesine katılmasıyla devam etmiştir. Fincoil, ürünlerinin % 80’ini ihraç eden bir firmadır. Özellikle Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka, Rusya ile Kuzey ve Doğu Avrupa ülkelerinde çok güçlüdür. Fincoil, bu pazarlarda kullanılan kuru soğutucu ve hava soğutmalı kondenserlerin lider üreticisidir. Kullanım alanları oldukça geniş olan Fincoil ürünleri, yaygın olarak endüstriyel proseslerde güç santrallerinde, AVM, hastane, okul, askeri binalarda, gıda  üretim tesislerinde, biracılık ve meşrubat üretim tesislerinde kullanılmaktadır.
Alfa Laval’ın bu üç merkezinde (İtalya, Hollanda, Finlandiya) üretilen hava üniteleri, (evaporator, kondenser ve kuru soğutucular) müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen ürünlerdir. Uygulama alanları; ticari ve endüstriyel soğutma / havalandırma olarak ayrılmaktadır. Endüstriyel uygulamalar kapsamında gıda endüstrisi, seralar ve soğuk depolar başta olmak üzere, süper marketler gibi soğuk rafların kullanıldığı tüm ticari uygulamalar için de ekipman sağlamaktayız. Tüm bunların yanı sıra, Alfa Laval kuru soğutucuları ürün gamı, geleneksel açık kule uygulamalarına son derece efektif ve tasarruflu bir alternatif sunmaktadır. Basit bir hesapla, örneğin bir gıda veya meşrubat üretim tesisinde Türkiye şartlarında 1000-1200 kW’lık açık kule ve kuru soğutucu yatırımı planlandığında, kuru soğutucu yatırımı, tüm bakım, kimyasal ve su tüketimi masraf noktalarından muaf olduğu için, açık kule yatırımı ile arasındaki farkı 6-12 ay içerisinde kapatmaktadır. Bu süre sonrasında açık kulenin yapmaya devam edeceği mecburi harcamalardan işletmeyi tasarruf ettirmektedir. Bu noktada Türkiye gibi kışın çok soğuk hava sıcaklıklarında hayatın sürdüğü bir ülkede kuru soğutucu yatırımı yapan bir işletmenin, kış aylarında da soğutulması gereken işletme bölgelerinde “free cooling” diye adlandırılan “bedava” soğutmadan yararlanması anlamına gelmektedir. Kuru soğutucu sayesinde kış şartlarında, işletmede soğutma çevrimini kapatarak, elektrikten çok yüksek miktarlarda tasarruf edilmesi mümkündür.

İsmail Uzman:

Türkiye’de hedeflerimiz ve yeni yatırım planlarımız


Gelişen Türkiye pazarı ve hedeflerimiza doğrultusunda yeni yatırımlar planlanmaktadır. 2009 yılı itibariyle faaliyetlerimizi Samandıra’daki yeni binamıza taşıyacağız. Yeni binamızda 2000 metrekarelik ofis, toplantı ve seminer salonları, 1000 metrekarelik montaj atölyemiz ve servis-bakım merkezimiz olacaktır. Bu sayede, şu an atölyemizde montajını yapabildiğimiz plakalı ısı eşanjör ünitelerimizin haricinde, daha büyük ünitelerimiz ve bu sene sonunda ürün gamımıza katılacak yeni plakalı eşanjör modellerimizin de montajı yapabilecektir.


Etiketler


Söyleşi