‘Türkiye’nin Geleceği; İhracatını Artırmaktan Geçiyor’

30 Haziran 2008 Dergi: Şubat 2003
TESİSAT MARKET: Üretim sürecindeki yatırımlarınız ve son dönemdeki çalışmalarınız nelerdir?

İBRAHİM GÜREL: Mas Grup olarak son 5 yılımızı sürekli yatırımla geçirdik."Yenilik için en iyi zaman :Kriz " felsefesinden yola çıkarak kriz döneminde ki yatırımlarımızın tamamını dünyadaki teknolojik gelişmelere paralel olarak ürün grubumuzun yenilenmesine ayırdık. Asıl krizin, müşterisinin karşısına kriz öncesi ürünleri ve ticari yaklaşımlarıyla çıkan firmaları vuracağını gördük ve buna göre önlemlerimizi aldık.

Gururla söylüyorum, Şubat ve Kasım krizlerinden MAS Grup güçlenerek çıktı. Şu an 3 üretim tesisinde 245 kişilik bir kadroyla dünyaya hizmet vermenin gururunu yaşıyoruz. Tekrar ürün yenilenmesine dönelim: 2000 yılında yönetim olarak aldığımız cesur bir kararın ardından yaklaşık 2 milyon dolarlık bir yatırım bütçesiyle içinde bulunduğumuz Şubat ayına kadar tüm model gruplarımızı, ilgili makina parkımızı, bilgi işlem alt yapımızı yeniledik ve ekibimizin gerekli eğitim çalışmalarını da konusunda uzman bir danışmanlık şirketiyle işbirliği yaparak tamamladık. Bütün bu çalışmaları özkaynaklarımızla yapmamız ve kredi sarmalına düşmememiz bize daha hızlı hareket edebilme yeteneğini kazandırdı. MAS Grup son dönemde rotasını dünya pazarlarına doğru çevirdi. Tamamladığımız bu yeniden yapılanma projesi sayesinde gerek Türkiye pazarında gerekse dünya pazarlarında rekabet gücümüzü artırdık. Mas Grubun hedefleri artık Türkiye ile sınırlı değil. Hedefimiz ve misyonumuz MAS ve DAF’ ı bir dünya markası haline getirmek. Artık yatırımlarımızı, kurumsal kimlik çalışmalarına kaydıracağız. Güçlü bir reklam bütçesi ve agresif bir pazarlama stratejisiyle 2003 yılına damgamızı vuracağımızı iddia ediyoruz. Çok yoğun bir eğitim ve seminer programı yürütüyoruz. Bu programlarımızda ürünümüzü değil, yıllardır edindiğimiz bilgi birikimimizi ve tecrübelerimizi de sektörümüzü yönlendiren dostlarımızla paylaşacağız. "Bilgi paylaşıldıkça artar" fikrini hayata geçirdik. Fakat bu paylaşımda objektiflikten ve ticari etikten asla vazgeçmeyeceğiz. Rakiplerimiz ve müşterilerimiz, MAS Grub’u sektörün her noktasında görecek, herkes gücümüzü hissedecek.

Marka olmak fiiline tekrar döneceğim. Şu an ülkemizde tüm sektörlerde aynı problem var. Marka olmak için savaşmıyoruz veya buna gerek görmüyoruz. Bizim MAS Grup olarak itirazımız kendi ülkemizde yabancı firmalara markasız ürün satarak, bizim pazarlarımıza nüfuz etmelerine izin vermeleridir. Kısa vadede ticari bir artı değer gibi görünse de uzun vadede markanızın pazardan silinmesine yol açacaktır. Bizler bu görüşümüzü her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Sektördeki diğer imalatçıların da aynı misyonla hareket etmesi, Türk markasının ve kalitesinin dünyaya kabul ettirilebilmesi için itici bir güç olacaktır. MAS Grup olarak karar alma mekanizmalarımızın hızı ve iş süreçlerimizin esnek bir yapıda olması, pazarda yaşanan ve yaşanacak boşluklara çok hızlı nüfuz edebilmemizi sağlıyor.

Şu an yeni bir pompanın tasarlanması ve modelinin döküme hazır hale getirilmesi; sahip olduğumuz katı modelleme programları ve model işleme makinalarımız sayesinde 1 hafta gibi inanılmaz bir süreye indirgenmiş durumda. Bu olağanüstü tasarım ve imalat gücü kolay kazanılmadı. 42 yıldır pompa sektörüne inkar edilemez hizmetleri olan Dr. Baha Atabek hocamızın yönetiminde genç ve hırslı bir mühendis takımının, aylar süren uykusuz gecelerine mal oldu. Bu bitmek bilmez enerji; imalat grubumuzun tecrübeli mühendislerine de motivasyon sağladı. Bu yüksek tempoya dayanamayan arkadaşlarımız oldu. Yılmadık, yeni arkadaşlarımızı bünyeye kattık. "Kalite kontrol edilmez, kalite üretilir" felsefesiyle kapıdaki bekçimizden, yönetim kurulu başkanımıza kadar tüm ekibimizi ortak eğitim çalışmalarına aldık. "Kalbe endeksli yönetim" anlayışımızla çalışanlarımızın aynı hedefe kilitlenmelerini sağlamaya çalıştık ve robotlaştırmadan insani bir yaklaşımla çalışanlarımızın, başarı için motive edilebileceğini gösterdik. Balzac; "Bilginin efendisi olmak için, çalışmanın kölesi olmak gerekir" demiş. Bu söz MAS Grup için bir temel taşı oldu. Bilgi ve teknoloji hükümdarlığı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu yolda en büyük desteğimiz Mak.Müh. Özer Polatoğlu başkanlığındaki yönetim kurulumuz oldu. MAS Grup’un kurumsal yapıya geçişinde yaşadığı ufak tefek zorlukları aşmamızda, bizlere yaptığı katkılar için buradan kendilerine tekrar teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca 2001 yılında aramıza katılan Genel Müdürümüz Efkan Çeviker in yarattığı sinerji de, bu geçişin daha hızlı ve kalıcı olması konusunda bize yardımcı oldu.

Kaliteli bir pompanın yolculuğunun, kaliteli bir dökümle ve kaliteli bir malzeme tedarik sistemiyle başladığına inanıyoruz ve MAS olarak felsefemizi tedarikçilerimizle karşılıklı kazanç temeline oturtuyoruz. Karşılaşılan her problemin çözümü için ortak çalışma ekipleri oluşturuyoruz. Böylelikle kendi yönetimimizde uyguladığımız takımdaşlık düşüncesini, tedarikçilerimize de aşılamaya çalışıyoruz. Şu konuda eminiz ki MAS Grup olarak hem maddi hem de teknik yönden tatmin ettiğimiz tedarikçi orta ve uzun vadede MAS GRUP müşterisini mutlu edecek. Dürüstçe konuşmak gerekirse , hem ticari hem de teknik yaklaşımlarımızla sektöre alışık olmadığı bir tarz yarattık. Ürünlerimize olduğu kadar sektörümüze de bir satın-alma kalitesinin oluşabilmesi için çabalıyoruz.

Sahip olduğumuz TSE , TUV ISO 9001 gibi kalite belgelerinin yanına özellikle Rus cumhuriyetlerinde iş yapan müşterilerimiz için bir zorunluluk olan GOST sertifikalarını da aldık. Aslında 2002 yılından buyana tüm MAS ve DAF ürünleri GOST Kalite belgesine sahip. Önümüzdeki ay itibariyle imal ettiğimiz pompa ve tanklarımız CE ve TUV belgesi alacaklar.

TESİSAT MARKET: Son dönemde ürettiğiniz yeni ürünleriniz ve özellikleri nelerdir?

İBRAHİM GÜREL: Yeni ürünler ifadesini biraz açalım isterseniz; Ürün gruplarımız üzerinde iki yönlü çalışma yaptık. İlki mevcut ürünlerimizin gelişen teknolojiye uygun olarak yeniden tasarımlandırılması ve geliştirilmesi yönünde oldu. Yapılan bir araştırma, dünyada üretilen enerjinin %20 sinin pompalar tarafından kullanıldığını gösteriyor. Dolayısıyla pompa sektörünün gündeminde hep enerji tasarrufu vardır. Daha önce belirttiğim gibi yenilenen modellerimiz ve tasarımlarımızla pompalarımızın verimleri; firmamızın da aktif üyesi bulunduğu Avrupa Pompa İmalatçıları birliği (EUROPUMP)’nin oluşturduğu sınıflamalara göre Class I tabir edilen yüksek verimli pompalar düzeyine geldi ve kataloglarımızda gerçek test eğrilerimiz deklare edildi. (Pompa sektörüyle ilişkili dostlar gerçek ifadesinin önemini çok iyi bilirler). EN 733 (DIN 24255)’e uygun tek kademeli norm pompalarımız NM ürün koduyla piyasaya çıktı. İddia ediyoruz toplam 46 tip pompadan oluşan bu seri kendi alanında tasarım yönünden bir devrim niteliğindedir. Aynı serinin kaidesiz monoblok tipleri NMM koduyla pazara sürüldü.

Türkiye pazarının önemli bir ihtiyacı olan Çift Emişli pompalarda da SPLT serisini piyasaya sürdük.

Kademeli pompalarımız kapasite aralığına göre KMU,KMB,KME tiplerimiz yine farklı bir dizaynla sektördeki yerini aldı. Bu pompalarımızla sektörümüz; hem yatay hem de düşey konstrüksiyonlu olarak farklı işletme şartlarına uygun, mekanik salmastralı ve özel malzeme opsiyonlarıyla güçlü bir seri kazandı.

Özellikle konfor binalarında son yıllarda yaygın olarak kullanılan In-Line pompalarımız; INM serisiyle yüksek verim ve düşük motor gücü, güvenilir işletim özellikleriyle mekanik salmastralı olarak müşterilerimizin beğenisine sunuldu. Ayrıca ihtiyaç duyan kullanıcılar için İkiz Montajlı in-line pompalarımız ürün gamına dahil edildi. Bütün pompalarımızın tasarımı frekans kontrol cihazlarıyla enerji tasarrufu sağlayabilen tarzda üretiliyor. Özellikle otel, havaalanı, hastane ile muhtelif endüstriyel tesislerde bu ürünlerimiz yine tarafımızdan temin edilen frekans kontrol üniteleriyle Türkiye’nin enerji tasarruf hamlesine katkıda bulunmaktadır.

İkinci olarak, daha önce ülkemizde üretilmemiş ürünlerin tasarımını ve imalatını başardık. Bunlardan en önemlisi tüm tesislerin korkulu rüyası olan dalgıç tip atık su pompalarının yerine alternatif olarak geliştirdiğimiz, kendinden emişli kanalizasyon pompalarımızdır. Elektrik motorlu veya dizel motorlu modellerimiz," dalgıç pompamız tıkandı, motoru yandı, çukurdan pompayı çıkaramıyorum, servis hizmetleri yetersiz, yedek parçası çok pahalı, yurtdışından temini çok zor" feryatlarının duyulmasını artk engelleyecek. Tek yapmanız gereken emiş hortumunu çukura daldırmak ve pompayı çalıştırmak. Yine Türkiye’de ilk kez NFPA 20’ye uygun yangın pompaları ve pompa grupları imalatına başladık. Yıllarca belirli ithalatçı firmalar tarafından sömürülen bu pazarda, "her kırmızı boyalı pompa yangın pompası değildir !" sloganıyla Türkiye şartlarına özgü ama dünya standartlarına uygun, pratik ve ekonomik çözümler geliştirdik. Ürün anlatan değil bilgi veren katalog anlayışını başlattık. Gerek split-Case çift emişli gerekse hat-tipi ve uçtan emişli tipleri de içeren tam seri bir pompa grubu oluşturduk. Böylece 100 Gpm (23 m3/h) den 2500 Gpm (570 m3/h)’e kadar geniş bir aralığa hitap edecek, hem elektrikli hem de dizel motorlu grupları piyasaya sürdük. Üstelik hiçbir zaman devre dışı bırakılmayacağı her zaman vurgulanan bir yangın pompasının haftalarca işlevsiz kalmasına razı olarak, Amerika’dan gelecek basit bir yedek salmastra takımı için 2 Ay beklemeye mahkum olmuş yangın pompası kullanıcılarına yardımcı olduk.

Yüksek basınç gerektiren sıvı transfer uygulamaları için KMK koduyla Karşı Çarklı Kademeli pompalarımızı, 60 bar basınca kadar dengeleme diski vb. bir uygulama olmaksızın yumuşak veya mekanik salmastralı olarak sektörümüze sunduk. Özellikle klasik konstrüksiyon kademeli pompalarla işletmesi yapılan içme suyu şebekeleri, yüksek basınçlı endüstriyel kazan besi vb. uygulamalarda yaşanan sıkıntılar, bu pompalarımız piyasaya sürüldükten sonra azalmaya başladı.

KYP serisi soğutmasız Kızgın Yağ Pompalarımız; yeni bir tasarım anlayışıyla, özellikle yüksek sıcaklıkta çalışan kızgın yağ proseslerinde yaşanan problemlere çözüm olma yolunda önemli bir adım atılacak.

Ayrıca Tekstil sektörüne ve özellikle makina imalatçılarına yönelik yaptığımız Paslanmaz Çelik Döküm Proses Pompalarımız, sektörün ihtiyaçlarına uygunluğu ve farklı çözümler sunmasının yanı sıra; kısa teslim süresi ve özel mekanik salmastra uygulamalarıyla da öne çıkıyor.

Bu arada grubumuzun diğer firması olan DAF A.Ş çalışmalarına hızla devam ediyor. Türkiye’de ilk membranlı kapalı genleşme tankı imalatını başlatan DAF şu an pazarın lideri durumundadır. Sevinerek söylüyorum; bizim açtığımız yoldan ilerleyen diğer imalatçıların da etkisiyle, yakın bir geçmişe kadar tamamen ithal ürünlerden oluşan pazarda, artık yabancı markalara pek rastlanmıyor.

Hidrofor gruplarımızda da çok aşamalar geçirdik. Tamamen paslanmaz çelik pompalardan oluşan veya frekans kontrol panolu paket hidroforlar dizayn edildi ve seri üretim programımıza alındı.

Sonuç olarak MAS GRUP; durmadan yeni tasarımlar yapıyor, üretiyor, müşteri ihtiyaçlarına eksiksiz cevaplar vermeye gayret ediyor ve bu zor misyonu üstlenirken de kaliteden ve yenilikçi yapısından hiç taviz vermiyor.

TESİSAT MARKET: MAS Grubun ihracat hacmi ve hedefleri nelerdir?

İBRAHİM GÜREL: MAS Grup olarak ihracata bakış açımız sektör firmalarından biraz farklı. Dış Ticaret birimimizin yönetimini Yön. Krl. Başkan Yrd. Tayfun Başaran üstlendi. Türkiye’nin geleceği; ihracatını arttırmaktan geçiyor. Dış ticaret açığının azalması için çalışan ve ihracat yapan firmalardan aldığı harçlarla gelir elde eden ihracatçı birlikleri bile, yeni bina yaptırırken, ithal mamulleri tercih ediyorsa bu yolun ne kadar zorlu olduğunu ve bir zihniyet devriminin gerektiğini baştan kabul etmeleri gerekiyor. Uzun ve ince bir yoldan bahsettik. Dünya’ya ürün satabilmek için dünya pazarlarının ihtiyaç duyduğu kalite ve verimlilikte ürünlerinizin olması gerekiyor. Konuşmamızın başında bahsettiğim ürün yenilenmesinin temelinde yatan sebeplerden biri de dünya pazarlarına hazırlanma projesinin bir parçasıydı. Kendimizi her yönden hazır hissetmeden sahneye çıkmak istemedik, araştırdık, öğrendik ve faaliyete geçtik. Maalesef aynı hassasiyeti göstermeyen kimi firmalar belirli altyapıları oluşturmadan bu pazarlara girdiler. Belki kısa vadede kazanç sağlar gibi görünürken, uzun vadede Türk malı imajını derinden yaralayan eylemlerde bulundular. Firma olarak girdiğimiz kimi pazarlarda bu önyargıyı da kırmak için çok daha fazla çaba gösteriyoruz. İhracat planımızın en önemli ayağı yurtdışı fuarlardı. Son iki yılda Singapur’dan Irak’a, Hollanda’dan Sudan‘a kadar 12 değişik ülkede sektörün en önemli fuarlarlarına katıldık. Potansiyel alıcılarımızla buluştuk, ürünlerimizi ve kendimizi anlattık. Fuar sonrasında onlar geldiler, bizler tekrar onlara gittik. Dünyada konusunda söz sahibi çok büyük imalatçı firmalarla işbirliği olanaklarını yakaladık. Bazılarıyla uzun vadeli anlaşmalar yaptık. Bütün bu yoğun çabaların sonunda dünyanın 22 ülkesine ürün satan , ürün geliştiren ve devlerle dişe diş rekabet edebilen bir dünya firması ortaya çıktı. Şu an hedeflerimizin henüz başındayız, MAS ve DAF bir dünya markası olmadan bizlere rahat yok.

Yurt içinde ki müşterilerimiz şunu iyi bilsinler. İspanya’ ya, Avusturya‘ya hangi pompayı, Singapur’a Hollanda’ya hangi genleşme tankını satıyorsak onlara da aynı ürünü, aynı kaliteyi sunuyoruz. Firma olarak Türk tüketicisine karşı olan görevimiz onlara dünya kalitesinde ürün sunmak; üzerine Avrupa etiketi vurulmuş kalitesiz, Çin veya Hint mallarını bu ülkeye sokmak değil..

TESİSAT MARKET: Pazar payınızı artırmak için hem iç hem de dış pazarda nasıl bir pazarlama stratejisi uyguluyorsunuz?

İBRAHİM GÜREL: İç pazarda dağıtım kanallarımızın temelini bayilerimiz oluşturuyor. Onların bu sektörde edindiği tecrübeleri, bizim pazara kaliteli ürün sunma ve dürüst olma misyonuyla birleştirerek, diğer pompa ve hidrofor imalatçılarının gıpta ettiği bir başarı yakaladık. Bayilerimizi; sürekli eğitim projemiz çerçevesinde gerek teknik gerekse diğer konularda bilgilendiriyoruz. Sektör rekabetinde onları güçlü kılacak kaliteli ürün, hızlı teslim ve uygun fiyat üçlüsünü hep dengede tutmaya çalışıyoruz. İhracatta ise pazarın konumuna, ticari yapısına ve mevcut fiyat seviyesine göre her ülkeye farklı stratejiler uyguluyoruz. Bazı pazarlarda salt MAS veya DAF olarak kendimiz yer alıyoruz. Bazı pazarlarda, bizim ürünlerimizi o pazara enjekte edebilecek uygun dağıtım kanalları ile anlaşma yolunu seçiyoruz. Bazı pazarlarda ise üreticilerle işbirliği yapıyoruz. Dış pazarda çok boyutlu ve esnek düşündüğümüz için oldukça hızlı hareket edebiliyoruz ve uygun sonuçları kısa sürede alıyoruz.

TESİSAT MARKET: Pompa üreticisi bir firma yetkilisi olarak pompa sanayisini ve geleceğini değerlendirir misiniz?

İBRAHİM GÜREL: Sektörümüzde ki diğer firmalarımızla işbirliği içinde olmak, bizim son yıllarda üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konuda, POMSAD’dır. POMSAD pompa ve vana imalatçılarını bir araya getiren bir dernektir. Derneğimiz, kuruluşunu takip eden kısa süre içinde, çok değerli çalışmalar gerçekleştirdi. Aslında Türkiye’de kendi ölçeğinde çok iyi, çok kaliteli imalatçılar var. Fakat bir türlü güçlerimizi birleştiremiyoruz. Bu bizim önümüzde büyük bir sıkıntı. Bu firmalar kendi ölçeğinde savaşıyor ama bu kurtlar sofrasında başarı pek mümkün görünmüyor. Dünya üzerinde belli bir gücün üzerine ulaşmış firmalarla rekabet etmenin şartlarından birinin de güçlerimizi birleştirmekten geçtiğine inanıyoruz. Türkiye’de firmaların birbirlerine karşı bir güven sorunu yaşadığı ve her firmanın kurumsal yapısının farklı olduğu düşünülürse kısa vadede bu dileğin gerçekleşme şansı zor görünüyor. Ama, biz bunu sabırla ve iyi niyetli yaklaşımlarla aşacağımıza inanıyoruz.

Dünyada yaşanan global krizler diğer sektörlerde olduğu gibi pompa sektörünü de zor günler yaşamaya itmiş durumda. Maliyetler günden güne artıyor ve tüketiciden gelen satış fiyatlarını düşürme baskısı imalatçı firmaları farklı çözümler oluşturmaya itiyor. Bu zorlukları aşamayan küçük ve orta ölçekli firmalar büyük firmalar tarafından yutuluyor. Son beş senedir pompa sektöründe çok değişik işbirlikleri, pazarlıklar ve satın almalar yaşanıyor. Dev olarak gördüğünüz Avrupa firmaları bile büyük Amerikan sermayesine dayanamıyor. Yönetimlerini, tesislerini ve pazarlarını onlara devrediyorlar. Diğer tarafta yine Avrupa pompa sektörü Çin’de üretim tesisi kurma veya taşeron üreticiler bulma yönünde bir moda oluşturdu.

Türkiye gibi kendilerince 3.Dünya ülkesi saydıkları pazarlara tamamen bu ürünleri göndermeye başladılar. Kendi ülkelerinde, kalite zorunlulukları ve pazarın duyarlılığı sebebiyle böyle bir hareketi yapmaları mümkün değil. Aynı pazar duyarlılığının Türkiye’de de oluşması için tüm sektör firmaları olarak ortak çaba göstermemiz gerekiyor.

İnancımız Türkiye pompa sektörünün önünün açık olduğu ve akıllıca adımlar atılması durumunda Türk pompa sanayisinin dünyada söz sahibi olacağıdır.


Etiketler


Söyleşi