'2007 sonu itibariyle Samsung Elektronik ile birlikteliğimizi noktaladık'

08 Haziran 2008 Dergi: Şubat-2008

 Genel müdürlüğü ve üretim tesisleri Ankara?da bulunan şirketin, İstanbul, İzmir ve Adana?da bölge müdürlükleri var. Üntes, Ankara?da bulunan 60.000 m2?lik açık, 12.500 m2?lik  kapalı alana sahip üretim

tesislerinde, ISO-9001 kalite yönetim sistemiyle klima havalandırma sistem ve cihazları üretimi yapıyor. Bugün,birçok ülkede temsilciliği bulunan ve birçok markanındistribütörlüğünü yapan Üntes, bünyesindeki Ar-Ge departmanı ile çalışmalarına hız vermiş ve yeni ürünlerini geliştirmeye başlamış. Ar-Ge çalışmalarının artık kendini geliştirmek isteyen her şirket için koşul haline geldiğini belirten Üntes Genel Müdürü Mehmet Şanal, sektördeki gelişmeleri, Üntes?teki yenilikleri ve sektörün yaşadığı sorunları anlattı...

Üntes, Türkiye HVAC pazarında pazar payı ve üretim kapasitesi olarak en büyüklerden biri

Üntes 1968 yılında kuruldu. Ürün gamımızda; klima santralleri, hijyenik klima santralleri, sıcak hava cihazları, soğutma kuleleri, fancoil cihazları, paket hijyenik klimalar, çatı tipi aspiratörler, ısı geri kazanımlı taze hava üniteleri, Laminer air flow üniteleri gibi ürünler yer alıyor. Üntes aynı zamanda İtalyan Rhoss firmasının Türkiye, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler?de distribütörlüğünü yapıyor. Ayrıca yeni bir anlaşma ile Ukrayna?da da Rhoss ürünlerinin temsilciliğini yapacağız. 2006 yılında  yaklaşık 4200 m2?lik bir ilave üretim tesisi inşa ederek Fancoil üretim bantlarımızı bu modern yapıya taşıdık. Böylece fancoil üretim kapasitemizi artırdık. İhtiyaç halinde bu tesisimiz çok küçük makine ekipman takviyeleri ile 100.000 adet/yıl?lık fancoil üretim yeteneğine sahip olabilecek durumdadır. 2006 yılı içinde de 19.000 adet civarında fancoil üretimi yaptık. Üntes ayrıca nemlendirici üniteler üreten Fransız Devatec firmasının da Türkiye temsilcisi. 2007 yılının başında İtalyan Uniflair firması ile bir distribütörlük anlaşması yaptık. Bu firma ise hassas klima cihazları üretiyor. Bu anlaşmayla başarılı bir satış grafiği çizdik ve pazardan önemli bir pay aldık. Bununla beraber gururla ifade etmek isterim ki Üntes, Türkiye HVAC pazarında pazar payı ve üretim kapasitesi olarak en büyüklerden biridir.

Enerjimizi üretici kimliğimize harcayacağız

2007 sonu itibariyle Samsung Elektronik ile birlikteliğimizi noktaladık. Bunun nedenini de şöyle izah edeyim: Samsung ile birlikte VRV cihazlarda istediğimiz hedefleri tutturamadık. Samsung?la bazı konularda sinerji oluşturamadık, dolayısıyla da sektörde merkezi sistem klimalar arasında büyük oyuncuyken, küçük oyuncu konumuna gerilemeyi istemedik. Gelecekte de güzel bir birliktelik olmayacağını düşünerek bu birlikteliği noktaladık. Enerjimizi üretici kimliğimize harcamayı kendimize hedef koyduk. Ayrıca Samsung, gereken rekabet ortamını bize yansıtamadı. Şu anda da VRV pazarından tamamıyla çekilmiş durumdayız.

Üntes için sürdürülebilir ihracat vazgeçilmez bir hedeftir

2005 yılında Üntes yönetimi kendine yeni bir yol haritası oluşturdu. Geçmiş yıllarda ulusal sınırlar içerisinde yapmayı arzu ettiğimiz şeyleri o dönem itibarı ile büyük oranda başarmıştık ve artık daha fazlasını yapmamız gerektiğine karar verdik. Bu doğrultuda kendimize ihracat adına bazı hedefler oluşturduk. İhracat büyütülmesi gereken bir bebeğe benziyor aslında, uzun soluklu emek harcamanız ve sabırlı olmanız gerekiyor. Başarılarınızın kalıcı olması için satış sonrası hizmetlere de iyi odaklanmanız gerekiyor. Üntes şu anda kendi bünyesinde servis hizmeti sunuyor. Ayrıca her bölgede ayrı ayrı servislerimiz var. Yurtiçinde 28 tane servisimiz var. Yurtdışında ise Kazakistan?da servisimiz bulunuyor. Ayrıca yurtdışındaki distribütörlerimiz, aynı zamanda servis hizmeti de veriyor. Üntes?in bir ülkede temsilciliği varsa, hem satış hem de satış sonrası hizmetlerde temsilciliklerinden beklentileri de vardır. Yurtdışındaki politikamız şu şekilde; temsilciliklerimiz, tüm Üntes ürünlerinin o ülke sınırları içinde satışından, satış sonrası hizmetlerinden ve arızaların giderilmesinden mesuldür. İlgili firmaların eğitim noktasında takviyelere ihtiyacı varsa, hem merkezimizde hem de sahada eğitimler veriyoruz. Türkiye?de de ihtiyaç doğrultusunda eğitimlerimiz oluyor. Genellikle yeni teknolojiler ve yeni ürünlerimizle ilgili bilgilendirme çalışmalarımız oluyor. Montaj aşamasında, montaj kılavuzlarımızla da servislerimize destek veriyoruz.

Son üç senedir, her yıl uluslararası 7-8 fuara katıldık. Bunun faydalarını da yavaş yavaş görüyoruz. Şu an ihracat olarak tüm Türki Cumhuriyetler?e, Ortadoğu?daki bazı ülkelere, Rusya?ya, Ukrayna?ya, Cezayir?e, Libya?ya ve Avrupa?da Belçika, Almanya, İtalya ve Fransa?ya ihracatımız var. Bunlar şimdilik rakamsal olarak bizi çok fazla tatmin edecek ihracatlar değil belki ama bizim için çok güzel başlangıçlar. 2010 yılında toplam cirodaki ihracat payımızı % 35?e çıkarmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar bu amaç uğrunda başardıklarımız, bu hedeften çok fazla sapmayacağımız konusunda bize moral veriyor. Bunun için de çalışmalarımız sürüyor. Değişik ülkelerde distribütörlük anlaşmaları yaptık. Son 3-4 yıldır yaptığımız bu çalışmaların da meyvelerini toplamaya başladık. Avrupa?ya yoğunlukla fancoil ihracatımız var. Geçtiğimiz yıl Avrupa?ya 6 bin adet civarı fancoil cihazı satışımız oldu. Ülkemizde üretim yapan birçok marka, iç pazara bile bu kadar sayıda fancoil cihazı satışı yapamıyor. Ancak şunu eklemeliyim ki bu rakamlar bizim için sadece başlangıç... 

Çin menşeli ürünler tüketici için de yerli sanayi için de bir tehdittir

Özellikle yurtdışından gelen ürünlere belli bir kota uygulanması gerekiyor. Çin, artık çok büyük bir pazar ve birçok ülke Çin?i taşeron olarak kullanıyor. Ben, Çin?de birçok firmayı dolaştım, fuarlara katıldım ve pazar hakkında gözlemler yaptım. Bunun sonucunda Çin ile mücadele için pazar payımızı artırmamız gerektiğini düşünüyorum. Çin?in iç pazardaki ürün tüketimi Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar fazla. Dolayısıyla ürün girdilerinde ciddi avantajları var. Türkiye?de ise çok sayıda üretici var ve bu güçler bir araya gelip çoğul bir güç oluşturamıyor. Dolayısıyla bunların genel giderleri ürün girdilerine yansıyor ve rakamsal bazda rekabet edebilme şansımız kalmıyor. Tabii bununla birlikte işçilik giderleri Çin?de oldukça düşük ve vergi uygulamalarından dolayı çok avantajlı durumdalar. Bu konunun çözüme kavuşabilmesi için bizde de hükümetin birtakım yasal tedbirleri alması gerek. Mesela Azerbaycan merkezli bir firma, Çin?den ürün getirip Türkiye?de satabiliyor. Ticareti bile başladı bu konunun. Uzakdoğu?dan gelen ürünlere baktığımızda, enerji verimliliği yasasına uygun düşmeyen yönleri olduğunu görüyoruz. Fakat bunları sadece enerji verimliliği yasası ile engelleyebilmek ne yazık ki mümkün değil. Bununla birlikte yerli sanayicinin ayakta kalabilmesi ve güçlenebilmesi için ekstra tedbirler alınmalı. Türkiye?de yapılan çalışmalar iyi niyetli ve güzel çalışmalar, fakat tam anlamıyla sorunları çözmüyor. Mesela anti-damping uygulaması yapıldı, bunu aşmak için bazı firmalarca ürünlerin menşei değiştirildi. Bunun devletin alacağı tedbirlerle çözülmesinin mümkün olmayacağını düşünüyorum. Bizim devletten beklentimiz sadece şu; en azından Uzakdoğu menşeli ürünlerin Türkiye?ye girişini belli uygulamalarla biraz daha zorlaştırması. Üntes olarak sektörün gerek üretim hacmi, gerekse ciro açısından önde gelen firmalarından biriyiz. Hem içeride hem dışarıda haksız rekabetin önüne geçilebilmesi için belli standartların ve yasaların oturtulması ve takibinin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Tesisat sektörü, doğrudan inşaat sektörü ile ilintilidir. Bu iki sektör de Türkiye?deki ekonomik daralmalardan ve kár marjından pek mutlu değiller...

İthalat değil üretim...

Biz Üntes olarak üretime inandık, bu doğrultuda da ucuza ithal etmek yerine,2006 yılında Rhoss ile birlikte İtalya?daki üretim tesisini komple Türkiye?ye taşıdık. 2006 yılı ortalarında üretime geçtik ve 2007?de de çok güzel rakamlara ulaştık. Her ne kadar fancoil satışında Çin faktöründen dolayı ciddi bir rekabet olsa da, mücadelemizi sürdürüyoruz ve üretim kapasitemizi her geçen gün biraz daha artırmayı planlıyoruz. Fancoiller ile ilgili yaşadığımız en büyük sıkıntı, bazı markaların -ki bunların arasında bazı önemli global markalar da var- Çin?de üretip, bu ürünleri kendi markalarıyla iç pazara sunması. Rekabette ürün geliştirme ve Ar-Ge?nin elbette ki payı var ama bu noktada en büyük desteği üreticileri korumak için hükümetin vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Ürünlerimiz üzerinde Siemens?in otomasyon ürünlerini kullanıyoruz

2007?nin Mart ayında Siemens ile bir anlaşma yaptık. Ürünlerimizde Siemens?in otomasyon ürünlerini kullanıyoruz. Bu bizim kaliteye verdiğimiz önem sonucu oluşan bir tercihti. Otomasyon ürünleri kullanıldığında, sistemden sisteme rakamsal farklılık göstermekle birlikte en az % 30?lardan başlayarak % 70?lere varan bir kazanç sağlanıyor. Önümüzdeki dönemde de tüm otomasyon malzemelerini klima santralleri üzerine monteli olarak çıkarmayı planlıyoruz. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Otomasyon anlamında dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğimizi düşünüyorum. Üretme anlamında değil ama gelişmeleri takip etme konusunda sektörümüz oldukça dinamik. Yerli firmalar olarak baktığımızda başka bir sorunumuz da uluslararası firmalarla rekabette yetersiz olmamız. İşletme, üretim kapasitesi ve maliyet olarak, uluslararası firmalarla rekabet şansımız çok az. Ancak kaliteli ürünler üreterek bu şansı sağlayabiliyoruz. Üntes?in de başarısının sırrı kaliteden ödün vermemektir. Asıl acı olan konu şu; Çin ürünleri diyoruz ama Çin birçok konuda taşeron konumda olduğu için bazı ürünleri oradan ithal etmek, ticari olarak mantıklı. Fakat biz bunu yapmıyoruz, çünkü "ithalat yerine kendimiz üretmeliyiz" mantığıyla üretimi kendimize ödev olarak seçmiş bir firmayız.

Bağımsız bir Ar-Ge yapılanması olmayan firmalar, gelişim gösteremez

Üntes bünyesinde doğrudan üst yönetime bağlı, tüm birimlerden ve tüketiciden geri bildirimler alan, bu doğrultuda çalışmalar yürüten bir Ar-Ge departmanımız var. Ayrı bir departmanla ürün geliştirme ve Ar-Ge çalışmaları yapmayan firmaların belli bir gelişim gösteremeyeceğine inandığımız için Ar-Ge departmanımızı üç yıl önce oluşturduk. Bütçemizden Ar-Ge?ye ulusal ortalamamızın çok üzerinde paylar ayırdığımızı düşünüyorum. Bu konuda da güzel gelişmeler oluyor. Ar-Ge departmanımızın çalışmaları neticesinde paket hijyenik klimalarımızı geliştirdik. Paket hijyenik klimalarımızla Avrupa?da iyi bir satış grafiği çizmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge ile ilgili yeni yasa tasarısında ciddi bir eksiklik olduğunu düşünüyorum, çünkü bünyesinde 50 Ar-Ge personeli çalıştırabilecek şirket sayısı Türkiye?de pek yok. Bu

tasarı, konusunda Türkiye?nin en büyükleri arasında olmamıza rağmen bizim için bile yarar sağlayacak bir tasarı değil. Üzerinde biraz daha çalışılması gerektiğine inanıyorum. Bu konuda şunu da belirtmek istiyorum ki; bu tür yasalar çıkarılacağı zaman konuyla ilgili derneklerin fikirleri muhakkak alınır. Bu noktada bizlerde de bazı eksiklikler var. Düşüncelerimizi çok net ifade edemiyor, taleplerimizi doğru şekilde iletemiyoruz. Sektör ile devlet arasındaki iletişim kopukluğunu gidermemiz gerek. Bu konuda bizim de hükümeti desteklememiz lazım.

 


Etiketler


Söyleşi