İç Hava Kalitesi

25 Haziran 2008 Dergi: Haziran 2003
Son yıllarda yapılan araştırmalar iç hava kirliliğinin dış hava kirliliğinden daha ciddi boyutlara ulaşabildiğini göstermiştir. Öyle ki bu kirlilik oranı endüstriyel bölgelerdeki dış hava kirliliğinin bile üzerine çıkabilmektedir. Yani, insanların büyük çoğunluğu için iç hava kalitesi, dış hava kalitesinden çok daha önemlidir.

İç hava kalitesi, yaşanan mekanlardaki havanın temizliği ile ilgilidir. Temiz hava, yönetmeliklerce izin verilen seviyelerin üstünde hiçbir kirletici madde içermeyen ve bu havayı soluyan insanların en az % 80’inin hava kalitesiyle ilgili herhangi bir tatminsizlik hissetmediği hava olarak tarif edilebilir.

İç hava kalitesi konusu özellikle 1980’li yıllardan sonra önem kazandı. Son 10 yılda özellikle astım ve alerjik rahatsızlıklar çok ciddi oranda arttı. (İki katından fazla) Bu sorun gelişmiş ülkelerdeki insanların, özellikle de çocukların üçte birini etkilemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonucu hasta bina sendromu gibi kavramlar geliştirilmiş ve iç hava kirliliğinden kaynaklanan rahatsızlıklar teşhis edilmeye başlanmıştır.

Son yıllarda iç hava kalitesi ile ilgili sorunların artması, şu temel nedenlere bağlanabilir:

1. Uygulanan enerji tasarrufu yöntemleri

1973 petrol krizi tüm dünyada enerji tasarrufuna yönelik önlemleri artırmıştır. Bu önlemlerden biri binalarda ısı kayıplarının azaltılmasıdır. Buna yönelik çalışmalar iki yolla yapılmıştır.

a. Binaların ısıl izolasyonu daha iyi yapılmaya başlanmış ve enfiltrasyon kayıplarının azaltılması için sızdırmazlık artırılmıştır.

b. Binalarda havalandırma miktarları azaltılmıştır.

Pencere doğrama sistemlerindeki gelişmeler sonucu artan sızdırmazlık, azaltılan taze hava miktarları, doğru işletilmeyen havalandırma sistemleri iç mekanlarda nemden kaynaklanan mantar oluşumlarını artırmıştır.

2. Gelişen yapı teknolojileri

Gelişen yapı teknolojisine koşut olarak kullanılan yapı elemanları ve dekorasyon ürünleri değişmiştir. Beton, çelik, cam gibi klasik malzemeler bakteri üremesine uygun değildirler, buna karşın yeni malzemeler içlerindeki sıkıştırılmış ahşap, kağıt gibi organik malzemeler nedeniyle bakteri üremesine zemin hazırlarlar.

Çeşitli zararlı gaz ve buhar yayan sentetik malzemelerin kullanımı artmıştır.

3- Binaların ısı kazançları artmıştır

Daha yoğun teknoloji kullanımı nedeniyle bilgisayar, faks, yazıcı, televizyon v.s. gibi cihazlardan kaynaklanan ısıl kazançlar artmıştır. Giydirme cephe binalar, aydınlatma miktarlarındaki artış, yüksek ısıl kazançların diğer nedenleridir.

Ticari yapılarda, klima kullanımında oldukça yüksek bir artış olmuştur. Öte yandan konut ve okul gibi binalarda da dezentral klima cihazlarının (Split klima, pencere tipi klimalar), nem alıcı ve nemlendiricilerin düşen fiyatları nedeniyle çok daha yoğun olarak iklimlendirme yapılmaktadır. Ancak klima ve havalandırma sistemlerinin doğru tasarlanmaması ve iyi işletilmemesi durumunda cihazların kendileri bir kirlilik kaynağı olmaktadır.

Bu durum karşısında yapılması gerekenlere geçmeden önce, iç hava kalitesi ve insan sağlığı ilişkisini biraz daha detaylı incelememiz gerekiyor. Öncelikle iki kavramı tanımlamak gerekir.

- Hasta bina sendromu

- Bina bağlantılı hastalıklar kavramı

HASTA BİNA SENDROMU ve BİNA BAĞLANTILI HASTALIKLAR

‘Hasta bina sendromu’ (HBS) görünür hiçbir hastalık nedeni olmadan, bina sakinlerinin sadece binada geçirdikleri zamanla bağlantılı olarak sağlık ve konfor şikayetleri olması olarak tanımlanır. Şikayetçiler bina içinde belli bir oda veya bölgede bulunabilecekleri gibi, dağılmış vaziyette de olabilirler. Konu ile ilişkili diğer kavram ise, ‘Bina Bağlantılı Hastalık’ (BBH) kavramıdır. Bu durumda, bina içersinde teşhis edilen hastalıkların nedenleri bellidir ve binanın havalandırma sisteminden kaynaklanmaktadır.

HASTA BİNA SENDROMU GÖSTERGELERİ

Bina sakinleri birdenbire bir takım rahatsızlıklardan şikayet etmeye başlarlar. Bu şikayetler baş ağrısı, göz, burun veya boğaz rahatsızlıkları, öksürük, kuru veya kaşıntılı bir cilt, baş dönmesi, mide bulantısı, konsantrasyon bozuklukları ve kokuya karşı aşırı duyarlılık şeklinde olabilir. Bu hastalık belirtilerinin kaynağı tanımlanamamıştır. Şikayetçilerin çoğu binayı terk edişlerinden hemen sonra rahatladıklarını belirtmişlerdir.

BİNA BAĞLANTILI HASTALIK GÖSTERGELERİ

Bina sakinlerinin çoğunluğunda öksürük, göğüs sıkışması, ateş, titreme ve kas ağrısı gibi şikayetler görülmektedir. Bu bulguların nedenleri klinik olarak açıklanabilir durumdadır. Şikayetçiler binayı terk etseler de iyileşmeleri belli bir süre alır.

İÇ HAVA KALİTESİNİ BOZAN KİRLETİCİLER

1. Karbondioksit oranı (canlıların solunumu ve yanma kaynaklıdır)

2. Koku (insan kaynaklıdır)

3. Mikroorganizmalar (çevre ve insan kaynaklıdır)

4. Nem (çevre ve pişirme gibi faaliyetlerden kaynaklıdır)

5. Radon gazı (toprak kaynaklıdır)

6. Organik buharlar (kullanılan eşya ve bina elemanlarından kaynaklanır)

7. Toz (çevre ve kullanılan eşyalardan kaynaklanır)

8. Alerjen maddeler (çevre kaynaklıdır)

9. Sigara dumanı (insan kaynaklıdır)

10.Dahili kaynaklı kimyasal kirleticiler

11. Harici kaynaklı kimyasal kirleticiler

12. Biyolojik kirleticiler

İÇ HAVA KALİTESİNİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN YÖNTEMLER

İç hava kalitesinin geliştirilmesi için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir.

1. Öncelikle kirlilik kaynaklarının kontrolü ve azaltılması gerekir. Örneğin sigara içiminin yasaklanması, zararlı gazlar çıkaran halı v.s. malzemelerin iç hacimlerde kullanılmaması.

2. Zararlı maddeler kaynağında giderilmeli, ortama karışmadan dışarı atılmalıdır. Bu prensip, endüstriyel havalandırma ve mutfak havalandırmasında yaygın olarak kullanılmaktadır.

3. İç havanın filtre edilerek temizlenmesi. Bu yöntem kirletici maddelerin çok fazla cinste ve sayıda olması nedeniyle pek başarılı olamamaktadır. Ancak gelişen bir sektördür. Özellikle dış havanın temiz olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı bölgelerde tek etkin yöntemdir.

4. İç hava kalitesinin sağlanmasında günümüzde hala en yaygın kullanılan ve en etkin yöntem havalandırmadır. Yeterli miktarda taze havanın iç mekanlara verilmesiyle içerideki hava kalitesi tatmin edici bir düzeye getirilebilir.

KİRLETİCİ MADDE KAYNAĞININ ORTADAN KALDIRILMASI VEYA DEĞİŞİMİ

Bu yöntem kirlilik kaynağının bilindiği ve kontrolünün mümkün olduğu durumlarda oldukça etkilidir. Örneğin filtrelerin periyodik olarak temizlenmesi ve/veya değiştirilmesi, binanın çelik tavan kaplamasının değiştirilmesi, sigara odalarının izolasyonu, kirletici madde kaynağının dışarıdan hava alacak şekilde yerleştirilmesi, boyaların, yapıştırıcı, solvent ve böcek zehirlerinin iyi havalandırılan alanlarda depolanması ve bu zararlı maddelerin bina sakinlerinin binada olmadığı zaman dilimlerinde kullanılması konu ile ilgili sayılabilecek önlemlerdir.

HAVALANDIRMA ORANINI ARTIRMAK

Bir binadaki kirlilik oranını düşürmek için taze hava miktarını ve hava dağıtımını arttırmak genellikle maliyeti çok yüksek bir işlemdir. Ancak iç hava kalitesinin sağlanması açısından kilit parametredir. Binaların havalandırma sistemi tasarımı, yerel bina standartlarını karşılayabilecek şekilde yapılmalıdır. Gerektiğinde inisiyatif kullanarak standartların da üzerine çıkmak gerekebilir. Binada, kirletici madde kaynağının çok kuvvetli olduğu hallerde, yerel egzoz sistemi çok etkilidir. Kirli havanın yoğun olarak toplanmış olduğu dinlenme, fotokopi ve baskı odası gibi mahallerde yerel egzoz sistemi kullanılmalıdır.

HAVA TEMİZLEME

Hava temizleme, kaynak kontrolünde ek bir metot olarak kullanılabilse de uygulanma alanı oldukça kısıtlıdır. Fırın filtreleri gibi parça kontrolünde kullanılan cihazlar ucuz fakat küçük parçacıkların tutulmasında yetersizdir. Çok küçük parçacıkların tutulmasında kullanılabilecek yüksek kapasiteli hava filtreleri ise montaj ve işletim açısından oldukça pahalıdır.

Gaz fazdaki kirliliklerin tutulmasında mekanik filtreler yetersizdir. Bu tarz kirlilikler adsorbent tutucular kullanılarak giderilebilir, ancak bu cihazlar oldukça pahalıdır ve filtrenin çok sık değiştirilmesi gerekir.

ETKİN HAVALANDIRMA STRATEJİLERİ

Enerji ekonomisi ve iç hava kalitesini birtakım etkili havalandırma stratejileri kullanarak arttırmak gereklidir. Bunun için alınabilecek önlemler 3 başlıkta toplanabilir:

1. İç hava Kalitesini Artırmaya Yönelik Tedbirler

- İHK için doğru tasarım değerleri ön görmek

- Havalandırma sisteminin temizliği

- Dış havanın daha temiz olarak alınmasını sağlamak

- Havalandırma sisteminde düzgün bir balanslama

- Havalandırma verimlerini arttırmak

- Taze hava alış menfezlerinin konumu

2. Enerji Tasarrufuna Yönelik Tedbirler

- Isı geri kazanımı

- Kontrollü havalandırma yapılması

3.Hem İç Hava Kalitesini Hem Enerji Sarfiyatını İyileştirmeye Yönelik Tedbirler

- Kaynak kontrolü = emsiyonların azaltılması

- Bölgesel egzost yapmak

- Yönlendirilmiş / çevre havalandırması

- Doğal havalandırma ve serbest soğutma (free cooling)

- Bakım ve işletmede iyileştirme

Gökhan Özbek

Isısan A.Ş.

Etiketler


Söyleşi