Header Reklam
Header Reklam

Yeni Zamlar ile Birlikte Enerji Verimliliği Gündemin İlk Sıralarındaki Yerini Koruyacak

14 Kasım 2011 Dergi: Ekim-2011

Enerji verimliliği, yasal sürecin tamamlanması ile birlikte son yıllarda neredeyse sektörün en çok telaffuz ettiği kavram. Enerji Verimliliği Kanunu, firmaların tamamını yeni ürün geliştirmeye ve mevcut ürünlerini yenilemeye yöneltti. Seminer ve sempozyumlarda, sergi ve fuarlarda, firmaların kurum içi ve genel seminerleri ve sunumlarında konuşulan hep 'enerji verimliliği' oldu.

Türkiye ISK sektörünün sürece çok hızlı adapte olduğu, bu konuda hazırlanan raporlarda belirtildiği üzere A ve B sınıfı ürünlerin sektördeki hızlı tırmanışı ve D ve F sınıfı ürünlerin pazar paylarının % 1'in altına düşmesi ile de somut olarak görülmekte. Sektördeki bu hızlı değişim, elbette firmaların pek çok yeni yatırım yapması anlamına geliyor. Fakat sektörün ortak sıkıntısı hâlâ haksız rekabet. Yapılan bunca yatırımın karşılığını bulabilmesi için rekabet koşullarının eşit düzeyde olması ve elbette bilinçlenme çok önemli. Firmaların bu konudaki bireysel çabaları ve derneklerin tüm etkinliklerinde bilinçlenmeyi sağlamak üzere yaptıkları çalışmalar ile toplum bilinci de belli bir aşama kaydetti. Artık evine klima, çamaşır makinesi, buzdolabı alan vatandaş bile cihazlarda enerji etiketini önemsiyor ve aldığı cihazın verimli olmasını tercih ediyor. Bugüne kadar bu konuyu pek önemsemeyenlerin de artık konudan uzak kalma şansı kalmadı. Doğalgaz ve elektriğe ?tam da kışa girerken- yapılan son zamlar, herkesin dikkatini bu konuya çekeceğe benziyor.

Bu durumun, termostatik vanalar, ısı pay ölçerler gibi sonuçları çok hızlı fark edilebilen ve yatırım maliyeti düşük, geri ödeme süresi kısa olan cihazların pazar paylarını artıracağını söylemek sanıyorum yanlış olmayacaktır. Öte yandan, belli metrekarelerin üzerinde kullanımı zorunlu hale gelen merkezi sistemlerin pazarında da bir hareketlenme olacağı düşünülebilir. Bir diğer ihtimal ise, cep yakan zamlar ile başa çıkmanın bir yolu olarak insanların mevcut ısıtma sistemleri yerine "konvansiyonel" yöntemlere "U" dönüş yapması, sobaları kurması ve bir de kazaklı-kaşkollu ısınma seçeneğine ıhlamur ilave ederek "enerji tasarrufu"na yönelmesi? Şayet mevcut sistemi daha verimli hale getirmek üzere yatırım yapacak paraya sahip değillerse ve bu konuda herhangi bir teşvik ya da destek sağlanmıyorsa, insanların bu son ihtimali daha çok tercih edecekleri muhtemel.

Bir de yenilenebilir enerjili sistemler var elbette. Pahalı enerjiye karşı doğanın nimetlerini kullanan ısı pompaları, güneş enerjili sistemler, rüzgar türbinleri gibi cihazların pazar payları da hızlı bir yükselişe geçecek. Zaten sektörümüzde pek çok firmanın ısı pompalarına sıcak baktığı, bazı firmaların ısı pompası üretimine başladığı da bir gerçek. Isı pompası, doğal kaynak kullanımı ve yüksek verimleri ile sadece Türkiye'de değil dünyada da ön plana çıkıyor. Bunların yanı sıra, ısı geri kazanımlı cihazlar, kojenerasyon sistemleri, yoğuşmalı cihazlar da 2012'nin en çok konuşulan, satılan ürünleri arasında yer alacak. Yani 2012'nin yıldızı yine enerji verimliliği olacak.

2012 için bir öngörü de benden: Memurlar Cumartesi günleri de çalışırlar mı bilmem ama görünen o ki; kışın ısınabilmek için önümüzdeki süreçte tüm Türkiye Pazar günleri de çalışmak zorunda kalacak...  

Gökçen PARLAR

Yazı İşleri Müdürü


Etiketler


Slider Altına