Türkiye ısıtma pazarı hareketleniyor

11 Ekim 2012 Dergi: Eylül-2012

Geçtiğimiz beş yıllık periyotta soğutma pazarına göre daha sakin ilerleyen Türkiye ısıtma pazarı, son dönemde büyüme hızını artırmaya başladı. Bu konuda, çıkan Enerji Verimliliği Yasası, Yasa kapsamında 2000 metrekarenin üzerindeki binalarda merkezi sistemin ve ısı pay ölçerlerin zorunlu kılınması, yenilenebilir enerjili sistemler konusunda verilen teşvikler de etkili elbette. Türk üreticilerinin radyatör üretimi ve ihracatında dünyada, özellikle Avrupa’daki başarısı malum. Ancak diğer ısıtma cihazları için aynı oranda bir başarıdan söz etmek ne yazık ki mümkün değildi. Şimdi ise bahsi geçen gelişmeler ışığında ısı pompaları, güneş enerjili sistemler, kazanlar, kombiler gibi ürünlerde de aynı başarıyı gösterebilmek üzere ısıtma pazarının hareketlendiğini görüyoruz.

Gelişmelere baktığımızda sektörün de görüşlerinin bu doğrultuda olduğunu söyleyebiliriz. Mesela Daikin Türkiye Üst Yöneticisi Hasan Önder, 2012 yılında Türkiye ısıtma-soğutma pazar büyüklüğünün 4 milyar lirayı bulacağını öngördüğünü söylüyor. Türkiye iklimlendirme sektörünün yüksek bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çeken Önder, dünya iklimlendirme sektörünün pazar büyüklüğünün 120 milyar dolar olduğunu, bunun 88 milyar dolarını soğutma, 32 milyar dolarını da ısıtma ürünlerinin oluşturduğunu belirterek, ''Türkiye, bu pazarda henüz 1 milyar doları soğutma, 1,2 milyar doları da ısıtma ürünleri olmak üzere 2,2 milyar dolarlık bir paya sahip. Bu da Türkiye'nin dünya iklimlendirme sektöründe ne kadar büyük bir gelişim potansiyeli olduğunu gösteriyor'' diyor.

İşin yenilenebilir enerji tarafına da göz atarsak, birtakım gelişmeler dikkatimizi çekiyor. “Enerjimizi sokağa atıyoruz”, “Yenilenebilir enerji kullanmak lazım” diye çok sayıda kampanya düzenleyen, bilgilendirme çalışmaları yapan, hatta herkesin dikkatini çeken sevimli En-Ver maskotunu kullanan hükümetin tüm bu çalışmaları oldukça faydalı elbette. Fakat bu konuda verilen teşvikler kısa bir süre öncesine kadar yeni bir “şakacı kampanya” niteliğindeydi. Zira yenilenebilir enerjili sistem üreticilerinin desteklenebilmesi için % 100 yerli üretim olması koşulu getirilmişti. Neyse ki revizyonlar ile bu oranlar % 55 seviyesine çekildi. Nispeten daha iyi bir oran önerilmiş olsa da revizyondan memnun olmayanların sayısı yine de az değil. Haber Türk Gazetesi yazarı Güntay Şimşek, 21 Ağustos 2012 tarihli “Bu nasıl enerjide yerli sanayi teşviki” başlıklı yazısında “Ortaya konan kriter, yani teşviklerden faydalanabilmek için en az % 55 yerlilik oranı, yerli sanayinin sektöre katılımını sağlamak bir yana sanki önünü kesiyor. Yönetmelik özellikle KOBİ’lerde negatif bir etkiyle kendini hissettirmiş durumda” sözleriyle bu revizyonun da yetersiz olduğunu dile getiriyor.

Öte yandan dünyanın ısıtma alanında faaliyet gösteren ve hepimizin yakından tanıdığı pek çok firma gerek temsilcilikleri vasıtasıyla gerekse kendileri gelmek suretiyle gözünü Türkiye’ye çevirmiş durumda. Soğutma sektörü için de aynı durum söz konusu. Türkiye’nin Avrupa’nın üretim üssü olma yoluna girdiği, uzun zamandır söyleniyor. Gelişmeler, bu konuda artık ülkemizin adımlarını büyüttüğünü gösteriyor. 

İyi bir haber; Türkiye’de artık –şahsen büyük bir sempati duyduğum- peletler ve pelet kazanları üreten firmalar da kuruldu. Isıtma pazarına yeni bir soluk getirecek peletlerin Avrupa’da olduğu kadar ülkemizde de popüler olması dileğiyle...

 


Etiketler


Söyleşi