Header Reklam
Header Reklam

Önlemin Maliyeti, Yangının Maliyetinden Her Zaman Daha Azdır

01 Şubat 2017 Dergi: Ocak-2017

Amerika’da NFPA (Milli Yangın Koruma Birliği ) tarafından 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre; yangınlardaki can kayıplarının yüzde 78’i ev yangınları kaynaklı. Bu ölümlerin de beşte üçüyle, duman alarmı olmadığı veya çalışmadığı durumlarda karşılaşılmış. Zaten yangınlardaki can kayıplarının yaklaşık yüzde 80’inin nedeni de duman zehirlenmeleri. Bu yüzden duman tahliyesi, yangın güvenlik konularının en önemli başlıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle toplumsal hizmet yapıları gibi, kullanım yoğunluğu yüksek olan yapıların yangın güvenlik sistemleri konusunda çok hassas davranmak gerekiyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasasına göre zorunlu olan Acil Durum Planı’nın çok iyi hazırlanmış olması ve sağlıklı biçimde denetimden geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bu tür yapılarda yangın merdivenlerinin -sıkça karşılaştığımız gibi- kilitli olması, kaçış rotalarının “ardiye” olarak kullanılması sonucu engellerle dolu olması gibi kabul edilemez koşulların oluşmadığından emin olunmalıdır.

Yangın ile ilgili yapılması gerekenler listesinin en üst sırasında, pasif yangın güvenlik önlemlerinin gözetildiği mimari tasarım geliyor. Bu tarz tasarımda yangın çıkmasını güçleştirecek, çıkan yangının yayılmasını geciktirecek, duman ve zehirli gazların kolay tahliye edilmesini sağlayacak, yangının taşıyıcı sistemi zayıflatarak yapıda hızlı çöküşlerin olmasını önleyecek ve hepsinden önemlisi, yapı içindeki insanların hızlı tahliyesini sağlayacak ve itfaiye müdahalesini kolaylaştıracak önlemler gözetilmelidir.

Yapının, mekanik ve elektrik sistemlerin tesisinde, tüm süreç boyunca yangın konusunda danışmanlık hizmeti alınması, test-ayar-dengeleme işlemlerinin yapılması, yüksek sıcaklığa ve aleve dayanımı, yüksek cihaz ve sistemlerden taviz verilmemesi de “vazgeçilebilir giderler” arasında görülmemelidir.

Türkiye gibi yangın konusunda yumuşak bir karna sahip ülkede, güçlü bilgi yapısına sahip yangın mühendislerinin olması, çoğalması ile bu mühendislik disiplininin (böyle bir mühendislik disiplini olmalı) mimari ile bilgi paylaşımlarının artması ve eş güdümlü çalışma alışkanlıklarının gelişmesi de şüphesiz ülkemize önemli kazanımlar getirecektir. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Yapısal Yangın Güvenliği Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Koordinatör Üyesi H. Yener Gür’eş, geçen yıl İtfaiye Haftası’nda yaptığı açıklamada yapısal yangın konusunda Türkiye’de uygulanan standartların yeterince açık olmadığına ve bu durumun bir an önce açıklığa kavuşturulması gerektiğine değinerek, “Örneğin Avrupa Birliği’nde 16 ülkenin katılımıyla DIFISEK (Dissemination of Fire Safety Engineering Knowledge) adlı bir proje hayata geçirildi. Bu projenin sonunda eğer bir binanın tasarımında yangınla ilgili gerekli önlemleri alırsanız, özellikle çok katlı binalar için, binanın toplam maliyetinde yüzde 2-3 arasında tasarruf sağlanabilir, verisi sunuldu. Biz ise önce binayı tasarlıyoruz sonra bunu yangından nasıl koruruz diye bakıyoruz. Böyle olunca maliyetler çok yükseliyor. Hep aktif tedbirlere gidiyoruz. Oysaki binayı doğru tasarlarsak o zaman söndürmek için çok fazla masraf yapmamıza gerek kalmaz” demişti.

Tabii ki aktif önlemler de (mekanik sistemler) bir o kadar önemlidir. Bu sistemlerin seçiminde uluslararası standartlara uygunluk ve projeye uygunluk gözetilmelidir. Bu sistemlerin seçiminde “uygunluk”tan önce “maliyet”in gözetilmesi; sorumsuzluktur.

Yangınların getirdiği çok yüksek maddi kayıplarla, bedel biçemeyeceğimiz can kayıplarını da ancak sorumluluk bilinci ve yeterli bilgiyle önleyebileceğimizi de bir kez daha tekrarlamakta fayda var. 

Gökçen Parlar Ünal
[email protected]


Etiketler


Slider Altına