Slider Altına

Türkiye’nin havası Avrupa’dan daha kirli

10 Nisan 2019 Dergi: Nisan-2019

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) tarafından hazırlanan Türkiye’nin Hava Kirliliği Raporu, 2018 yılı boyunca yapılan ölçümleri değerlendirerek Türkiye’nin hava kirliliği tablosunu ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de 60 milyon kişi kirli hava soluyor. Toplam 45 farklı ildeki istasyonlarda yapılan ölçümler, bu bölgelerde yaşayan yaklaşık 60 milyon kişinin yıllık ulusal sınır değerlerin üzerinde PM10 (toz) seviyesine maruz kaldığını ortaya koyuyor. 2018 yılının PM10 verilerine göre Türkiye’deki havası en kirli illerinin başında İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Erzurum, Ağrı, Iğdır, Kahramanmaraş, Manisa ve Mersin geliyor. Rapora göre Artvin, Ardahan, Tunceli, Gümüşhane Gemilerçekeği ve Rize Ardeşen’in havası diğer bölgelere nazaran daha temiz. ÇMO Başkanı Dr. Baran Bozoğlu: “Türkiye Hava Kirliliği Raporu kapsamında analiz edilen uydu gözlemleri Türkiye atmosferindeki partikül maddelerin, son 15 yıl içinde Avrupa’ya göre hep daha yüksek seviyelerde ölçüldüğünü gösteriyor. Türkiye’nin havası, 2018 yılında, Avrupa’ya göre yüzde 33,4 oranında daha fazladır. Avrupa atmosferindeki partikül maddeler son 15 yılda %14,2 oranında azalırken, Türkiye’de %8,4 artış göstermiştir” diyor. Bozoğlu, Türkiye’nin neredeyse tamamında hava kirliliği problemi yaşandığına dikkat çekerek bu kirliliğin nedenlerini şöyle özetliyor: "Hatalı kentleşme politikası, temiz hava sağlayacak hava koridorlarına çok katlı binaların yapılması, kent merkezlerinde yeşil alan miktarının azalması, toplu taşımanın yetersizliği ve ısınma amaçlı kömür tüketimi kentlerde ana kirlilik unsurları olarak karşımıza çıkarken, Türkiye’nin birçok yerinde termik santraller nedeniyle ciddi hava kirliliği problemleri yaşandığını görmekteyiz. Veriler, termik santrallerin olduğu bölgelerde hava kirliliğinin artarak devam ettiğini gözler önüne sermektedir.” Bozoğlu, Yerel Yönetimlerin hedefleri arasına “hava kirliliğine çözüm üretecek politikaları” almalarının ve projeleri içine de “somut çözüm önerilerini ve faaliyetlerini” dahil etmelerinin, çok önemli olduğunun altını çiziyor.

Avrupa’da hava kirliliğinin azaltılması konusunda yıllardır ciddi hedefler konulduğunu ve bu hedefler paralelinde projeler üretilip çalışmalar yapıldığını biliyor, okuyor, takip ediyoruz. Yani, gereken tedbirlerin alınması ile çözüme ulaşılabileceği somut bir şekilde karşımızda duruyor. Türkiye’nin yerel yönetim birimlerinin tamamında yeni bir sürecin başladığı bu günlerde, bu konunun altını çizmekte yarar var.

Konunun diğer bir boyutuna vurgu yapmadan geçmek olmaz: Sektörümüzde faaliyet gösteren yerli-yabancı pek çok firmanın hava kirliliğini azaltmaya yardımcı cihaz ve sistemleri, çevre dostu ürünleri mevcut. Bunların kullanımlarının yaygınlaşması ve yaygınlaşmasını sağlayacak teşviklerin artırılması da sürece fayda sağlayacaktır.

Gökçen Parlar Ünal

gokcenparlar@dogayayin.com



Söyleşi