Header Reklam
Header Reklam

Geleceğin en büyük tehlikesi: Su sorunu

14 Ağustos 2018 Dergi: Ağustos-2018
Geleceğin en büyük tehlikesi: Su sorunu

Su vücudumuzun %70’i, Dünya’nın %70’i ve geleceğimizin %100’ü demek… Rakamsal olarak ifade edersek gezegenimizdeki su miktarı 1,386,000,000 kilometre küp. Fakat bu suyun %97,5'i tuzlu su ve tüketime uygun değil. Sahip olduğumuz tatlı suyun ise %70’i tarımda kullanılıyor. Artan nüfusu beslemek için gıda üretiminin 2035'e kadar yüzde 69 artması bekleniyor. Ayrıca enerji üretiminde de su kullanılıyor ve enerjiye talebin de bu süre içinde yüzde 20 oranında artacağı öngörülüyor. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'nın araştırmalarına göre, dünyada tatlı su tüketimi bu kaynakların yeniden oluşması sürecinden daha hızlı işliyor. Araştırmalar, dünyanın en büyük 37 akiferinden 21’inin giderek küçüldüğüne işaret ediyor (Akiferler, önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimlerdir. Kum ve çakıl dolu büyük yeraltı su havzaları olarak da ifade edilebilir). Dünyadaki su kaynakları ne yazı ki eşit dağılmış değil. Dağılımdaki dengesizliğin yanı sıra nüfus artışı, ülkelerin gelişmişlikleri ile doğru orantılı olarak suyun farklı alanlarda da kullanılmaya başlanması, gelişen teknoloji, sanayinin su kaynaklarını kirletmesi ve değişen iklim gibi pek çok nedenden ötürü su, bugünün ve geleceğin en ciddi sorunları arasında yer alıyor. Öyle ki günümüzde su sorunu artık tek bir ülkenin sorunu olmaktan çıkıp global bir sorun, hatta ülkelerin dış politikalarını dahi etkileyen bir unsur haline geldi.-

BBC Future’dan Tim Smedley: “Bazı ülkelerde yeni ve etkili çözümler üretiliyor. Örneğin 1997-2009 arasında en kurak dönemini yaşayan Avustralya bu süreçte su tüketimini yarıya indirmeyi başardı. Bir başka örnek ise suyu ulusal güvenlik meselesi olarak gören İsrail. Tel Aviv yakınlarındaki atık su artıma tesislerinde 140 milyon metre küp su üretiliyor ve tarımda bu su kullanılıyor. Bugün sulamada kullanılan suyun yüzde 40'ı atık sudan sağlanıyor. Ayrıca ayrıştırılan diğer maddelerden elde edilen metan gazı da yenilenebilir enerji üretiminde kullanılıyor. İsrail atık suların yüzde 86'sını arıtarak yeniden kullanıyor, bu bakımdan da dünya birincisi. İkinci sırada ise yüzde 19 ile İspanya geliyor. İsrail'de bugün içme suyunun yarıdan fazlası deniz suyunu tuzdan arındırma yoluyla sağlanıyor. Peki, dünyadaki tatlı su krizi deniz suyunu arıtma yoluyla giderilebilir mi? Uzmanlar bunun pahalı bir yöntem olduğunu ve bunu yaparken harcanacak enerjinin bırakacağı karbon izinin çok büyük olacağını söylüyor. Kuveyt ve Dubai gibi petrol zengini ülkeler de bu yönteme başvuruluyor. Ancak bunun ekonomik boyutu kadar ekolojik boyutu da var ve denizdeki ekosisteme zarar veriyor. Coca-Cola 30 kadar kıyı fabrikasında deniz suyunu arıtma yoluyla su ihtiyacını karşılıyor. Ancak bu alandan sorumlu kişiler geleceği bu yöntemde görmediklerini söylüyor. Alternatif yöntemlerden biri; yağmur sularının depolanması. Oldukça eski olan bu yöntemin bugün pek çok alanda başarıyla kullanıldığını görebiliyoruz. Sifon suyu olarak ya da bahçe sulamasında depolanan yağmur sularını kullanmak mümkün” diyor. 

T.C. Dışişleri Bakanlığı resmi web sitesinde Türkiye’nin Su Politikası başlığı altında şu ifadeler yer alıyor: “…Yarı kurak iklim kuşağında bulunan Türkiye, sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir. Bu durum, kısıtlı su kaynaklarımızın verimli kullanımını ve entegre yönetimini gerekli kılmaktadır. Türkiye’nin yenilenebilir, ucuz ve çevre dostu olan hidroenerji potansiyelinden ve su kaynaklarının sağladığı diğer ekonomik ve sosyal faydalardan verimli ve sürdürülebilir biçimde yararlanması amacıyla gerekli projeler hayata geçirilmektedir. Bu çerçevede, başta GAP Bölgesi olmak üzere ülkemizdeki baraj, hidroelektrik santrali ve sulama projelerini bir an önce gerçekleştirmesine ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir…”

Suyun etkin kullanımı, dünyanın geleceği için çok ciddi önem arz ediyor. Elbette bireysel olarak da çaba göstermeli ve tükettiğimiz su miktarını mümkün olduğunca azaltmalıyız ama hükümetin hatta tüm dünya devletlerinin konuyla ilgili etkili tedbirler alması şart.

Mutlu Bayramlar diliyorum.

Kaynaklar:

1) T.C. Dış İşleri Bakanlığı resmi web sayfası www.mfa.gov.tr

2) Maden, T., 2005. Avrupa Birliği Çevre Politikaları.Y.Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara

3) www.bbc.com

 



Slider Altına