Header Reklam
Header Reklam

Enerji verimliliği, konfor koşullarından taviz vermek değildir

11 Ağustos 2011 Dergi: Mayıs-2011

İç hava kalitesi, iç ortamda solunan havanın ne kadar ?iyi? ya da ?kötü? olduğunu ifade etmek üzere kullanılan bir kavram. Her geçen gün daha fazla insan iç hava kalitesinin öneminin farkına varıyor ve bu kavram günümüzde sağlıklı bir konforun temel ölçütleri arasında yer alıyor.

 

İç hava kalitesinin kötü olması, çok sayıda hastalığa sebep olmakla birlikte üretkenlik kaybına da yol açıyor. Ülkemizde milyonlarca astım hastasının bu hastalığa çocuk yaşlarda yakalandığı biliniyor. Bu hastalığın en büyük nedenleri arasında da ortam havasının kalitesizliği ve alerjenlerle dolu olması gösteriliyor. Yine iç hava kalitesinin kötü olduğu ortamlarda çalışanların, çalışma performansının normalden daha düşük olduğu da araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek.

 

Günümüz inşaat sektöründe kullanılan malzemeler, eskiye kıyasla farklılık gösteriyor. Bir tarafta nefes alan binalar, nanoteknolojili ürünler konuşulurken öte yandan iyi bir yalıtım ve enerji verimliliği sağlamaya çalışılırken iç hava kalitesinden ve konfordan taviz veren hasta binalar ortaya çıkmaya başlıyor.

Isıtma soğutma havalandırma sektöründe faaliyet gösteren firmaların son günlerde altını çizdiği konular arasında ?iç hava kalitesi? ratingini artırıyor. Enerji verimliliği elbette herkesin üzerinde çok konuştuğu konu. Firmalar enerji verimliliğini artırmak için ürünlerini yeniliyor ya da verimliliği eskilere göre çok daha yüksek cihazlar üretiyor, çevre dostu ve A enerji sınıfı ürünler her geçen gün pazardaki yerini artırıyor. Öte yandan bina yapıları da bildiğimiz apartman-konut tipinden biraz daha farklılık göstermeye başlıyor. Son yıllarda artan ?residence? kavramı ile insanlar artık doğal havalandırma yöntemlerini kullanamayacakları, camı kapıyı açmalarının mümkün olmadığı ve bir havalandırma sisteminin zaruri olduğu çok yüksek binalarda yaşıyor. Durum böyle olunca enerji verimliliği için kullanılmayan sistemler hem binaları hem de binada yaşayanları hasta ediyor.

 

Burada en büyük sorun; enerji verimliliği ve konforu birbirinin karşıtı kavramlar olarak düşünülmesi. Neticede her iki kavram da insanların sağlığını ve geleceğini esas alıyor. İç hava kalitesini korumaya yönelik cihazların da enerji verimliliğini gözeterek çalıştığı dikkate alınırsa bu durum biraz daha netlik kazanabilir. Bugün ısı geri kazanım cihazları, yüksek verimli havalandırma cihazları, yenilenebilir enerjili sistemler ve bu sistemlerle kombine edilebilen cihazların pazar payları hem ülkemizde hem de dünyada artış gösteriyor. Yani mesele ne ?konfor ve fazla enerji sarfiyatı? ne de ? verimlilik ve konforsuzluk?.. Mesele hem verimlilik hem konforu bir arada sunan teknolojiye sahip cihazlar ile doğru şekilde projelendirilmiş ve inşa edilmiş yapılarda sağlıklı bir yaşam...    

 

İç hava kalitesi, iç ortamda solunan havanın ne kadar ?iyi? ya da ?kötü? olduğunu ifade etmek üzere kullanılan bir kavram. Her geçen gün daha fazla insan iç hava kalitesinin öneminin farkına varıyor ve bu kavram günümüzde sağlıklı bir konforun temel ölçütleri arasında yer alıyor.

 

İç hava kalitesinin kötü olması, çok sayıda hastalığa sebep olmakla birlikte üretkenlik kaybına da yol açıyor. Ülkemizde milyonlarca astım hastasının bu hastalığa çocuk yaşlarda yakalandığı biliniyor. Bu hastalığın en büyük nedenleri arasında da ortam havasının kalitesizliği ve alerjenlerle dolu olması gösteriliyor. Yine iç hava kalitesinin kötü olduğu ortamlarda çalışanların, çalışma performansının normalden daha düşük olduğu da araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek.

 

Günümüz inşaat sektöründe kullanılan malzemeler, eskiye kıyasla farklılık gösteriyor. Bir tarafta nefes alan binalar, nanoteknolojili ürünler konuşulurken öte yandan iyi bir yalıtım ve enerji verimliliği sağlamaya çalışılırken iç hava kalitesinden ve konfordan taviz veren hasta binalar ortaya çıkmaya başlıyor.

Isıtma soğutma havalandırma sektöründe faaliyet gösteren firmaların son günlerde altını çizdiği konular arasında ?iç hava kalitesi? ratingini artırıyor. Enerji verimliliği elbette herkesin üzerinde çok konuştuğu konu. Firmalar enerji verimliliğini artırmak için ürünlerini yeniliyor ya da verimliliği eskilere göre çok daha yüksek cihazlar üretiyor, çevre dostu ve A enerji sınıfı ürünler her geçen gün pazardaki yerini artırıyor. Öte yandan bina yapıları da bildiğimiz apartman-konut tipinden biraz daha farklılık göstermeye başlıyor. Son yıllarda artan ?residence? kavramı ile insanlar artık doğal havalandırma yöntemlerini kullanamayacakları, camı kapıyı açmalarının mümkün olmadığı ve bir havalandırma sisteminin zaruri olduğu çok yüksek binalarda yaşıyor. Durum böyle olunca enerji verimliliği için kullanılmayan sistemler hem binaları hem de binada yaşayanları hasta ediyor.

 

Burada en büyük sorun; enerji verimliliği ve konforu birbirinin karşıtı kavramlar olarak düşünülmesi. Neticede her iki kavram da insanların sağlığını ve geleceğini esas alıyor. İç hava kalitesini korumaya yönelik cihazların da enerji verimliliğini gözeterek çalıştığı dikkate alınırsa bu durum biraz daha netlik kazanabilir. Bugün ısı geri kazanım cihazları, yüksek verimli havalandırma cihazları, yenilenebilir enerjili sistemler ve bu sistemlerle kombine edilebilen cihazların pazar payları hem ülkemizde hem de dünyada artış gösteriyor. Yani mesele ne ?konfor ve fazla enerji sarfiyatı? ne de ? verimlilik ve konforsuzluk?.. Mesele hem verimlilik hem konforu bir arada sunan teknolojiye sahip cihazlar ile doğru şekilde projelendirilmiş ve inşa edilmiş yapılarda sağlıklı bir yaşam...    

 

İç hava kalitesi, iç ortamda solunan havanın ne kadar ?iyi? ya da ?kötü? olduğunu ifade etmek üzere kullanılan bir kavram. Her geçen gün daha fazla insan iç hava kalitesinin öneminin farkına varıyor ve bu kavram günümüzde sağlıklı bir konforun temel ölçütleri arasında yer alıyor.

 

İç hava kalitesinin kötü olması, çok sayıda hastalığa sebep olmakla birlikte üretkenlik kaybına da yol açıyor. Ülkemizde milyonlarca astım hastasının bu hastalığa çocuk yaşlarda yakalandığı biliniyor. Bu hastalığın en büyük nedenleri arasında da ortam havasının kalitesizliği ve alerjenlerle dolu olması gösteriliyor. Yine iç hava kalitesinin kötü olduğu ortamlarda çalışanların, çalışma performansının normalden daha düşük olduğu da araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek.

 

Günümüz inşaat sektöründe kullanılan malzemeler, eskiye kıyasla farklılık gösteriyor. Bir tarafta nefes alan binalar, nanoteknolojili ürünler konuşulurken öte yandan iyi bir yalıtım ve enerji verimliliği sağlamaya çalışılırken iç hava kalitesinden ve konfordan taviz veren hasta binalar ortaya çıkmaya başlıyor.

Isıtma soğutma havalandırma sektöründe faaliyet gösteren firmaların son günlerde altını çizdiği konular arasında ?iç hava kalitesi? ratingini artırıyor. Enerji verimliliği elbette herkesin üzerinde çok konuştuğu konu. Firmalar enerji verimliliğini artırmak için ürünlerini yeniliyor ya da verimliliği eskilere göre çok daha yüksek cihazlar üretiyor, çevre dostu ve A enerji sınıfı ürünler her geçen gün pazardaki yerini artırıyor. Öte yandan bina yapıları da bildiğimiz apartman-konut tipinden biraz daha farklılık göstermeye başlıyor. Son yıllarda artan ?residence? kavramı ile insanlar artık doğal havalandırma yöntemlerini kullanamayacakları, camı kapıyı açmalarının mümkün olmadığı ve bir havalandırma sisteminin zaruri olduğu çok yüksek binalarda yaşıyor. Durum böyle olunca enerji verimliliği için kullanılmayan sistemler hem binaları hem de binada yaşayanları hasta ediyor.

 

Burada en büyük sorun; enerji verimliliği ve konforu birbirinin karşıtı kavramlar olarak düşünülmesi. Neticede her iki kavram da insanların sağlığını ve geleceğini esas alıyor. İç hava kalitesini korumaya yönelik cihazların da enerji verimliliğini gözeterek çalıştığı dikkate alınırsa bu durum biraz daha netlik kazanabilir. Bugün ısı geri kazanım cihazları, yüksek verimli havalandırma cihazları, yenilenebilir enerjili sistemler ve bu sistemlerle kombine edilebilen cihazların pazar payları hem ülkemizde hem de dünyada artış gösteriyor. Yani mesele ne ?konfor ve fazla enerji sarfiyatı? ne de ? verimlilik ve konforsuzluk?.. Mesele hem verimlilik hem konforu bir arada sunan teknolojiye sahip cihazlar ile doğru şekilde projelendirilmiş ve inşa edilmiş yapılarda sağlıklı bir yaşam...    

 

Gökçen Parlar


Etiketler


Slider Altına