Header

COVİD-19’dan hepimize mesaj var…

25 Mart 2020 Dergi: Mart-2020

Kim derdi ki günün birinde minicik bir virüs evrilecek, gelip tüm dünyanın kaderini değiştirecek… Teknoloji çağında yaşıyorduk, uzay çağıydı, güçlü silahların, paranın ve yeraltı kaynaklarının “en önemli” sayıldığı günlerdi daha düne kadar; şimdi kimin elinde kalifiye sağlık personeli ve solunum cihazı varsa dünyanın kralı o… Üç otuz paraya alınabilen steril maskeler, üç kuruşluk lateks eldivenler şöyle dursun, makarnanın bile havasından yanına yaklaşılmıyor. Avrupa’nın kralı ise bildiğiniz tuvalet kağıdı… Gülsek mi ağlasak mı?
Bir sosyal medya hesabında; “4 milyar yıllık insanlık tarihi serüveninin son sezonuna denk geldik iyi mi?” yazmıştı biri… Yapılan çalışmalar, alınan sonuçlar, özellikle de Çin’in gösterdiği başarı, bunun bir son olmadığına işaret ediyor ama bu arada dünyayı kasıp kavuran o gözle görülmez virüs, her birimize pek çok şey öğretiyor. Mesela sokaklara çıkmadığımız şu günlerde temizlenen hava, onu ne kadar kirlettiğimizi… Sokakların sessizliği, bitip tükenmez gürültümüzü… İçinde yaşadığımız koşturmacanın, harala gürelenin biraz gerisine çekildiğimizde büyük resmin tüm ayrıntıları görünüyor: Sanki yaşlı ve yorgun gezegenimiz Dünya, hoyratça tükettiğimiz kaynaklarını yerine koyabilmek için, yani bir süreliğine nefes alabilmek için,  insanların nefesini kesiyor. Nasılmış anlayın diyor; çok ağır bedellerle anlıyoruz… 
Bu günler elbette geçecek. Ve bizler çok şey öğreneceğiz bu süreçte. Sağlığımızın kıymetini, market raflarında alınacak hiçbir şey kalmadığında paramızın kıymetsizliğini…  Yaşlılara alışveriş yapan gençlerimiz, karşılıksız iyilik yapmanın verdiği huzuru öğreniyor, kapısına kadar uzanan el sayesinde yaşlılarımız vefanın tadını hatırlıyor… Bu güne kadar hizmetlerini eleştirdiğimiz, azarladığımız, hırpaladığımız sağlık personelinin fedakarlığını alkışlamayı, zor zamanlarda bir şarkının balkondan balkona verdiği moralin paha biçilmezliğini öğreniyoruz hep birlikte… Çin’de ölen bir insana da evimizden biri ölmüş gibi üzülmeyi öğreniyoruz. Her birimiz gözümüzü kulağımızı ayırmaksızın çıkan her haberi takip ediyoruz değil mi? Sosyal medya hesaplarımız, televizyonlarımız, radyolarımız, gazetelerimiz, dergilerimiz, hep ondan bahsediyor... Gelecek bir aşı, bir ilaç haberini bekliyoruz dört gözle; bilimin değerini öğreniyoruz… 
Her birimizde kredi kartı borçları, kiralar, banka kredileri, faturalar… Nasıl öderim ne yaparım kaygısı… Gerektiği kadar tüketmeyi, tasarruf etmeyi öğreniyoruz. Bütün bu günler geçtiğinde, en az COVİD-19 kadar dünyayı kasıp kavuracak bir ekonomik kriz de söz konusu olacak elbette… İşsiz kalan binlerce insan olacak… Bütün bunlar, büyük bir ders olup her birimizin hayatında oldukça derin bir iz bırakacak. 
Hepimiz, muhakkak bir şeyler öğreneceğiz bu süreçte… Dilerim en çok, “daha iyi bir insan” olmayı öğreniriz. 
Sosyal mesafemizi artırırken gönül mesafemizin yakınlaşması dileğiyle… 
 



Söyleşi