2018 Küresel Riskler Raporu Alarm Niteliğinde

28 Kas 2018

2018 Küresel Riskler Raporu Alarm Niteliğinde

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) X. Küresel Isınma Kurultayı'nı 22 Kasım 2018 Perşembe günü İstanbul Sanayi Odası (İSO) Odakule Meclis Toplantı Salonu'nda gerçekleştirdi. Kurultaya ev sahipliği yapan ve açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Çevre İhtisas Kurulları Başkanı Mustafa Tacir, dünyanın iklim açısından çok kritik bir eşikte olduğunu kaydederek, "İklimler değişiyor ve bizler sanayiden, ulaşıma, şehirleşmeden, enerjiye, tarımdan, atık yönetimine kadar hayatımızın her alanında bu gerçeği hissediyoruz. İklim değişikliğiyle mücadelede güçlü politik kararlara ihtiyaç olduğu aşikar" dedi. Tacir, BM tarafından açıklanan son raporun "iklim değişikliği konusunda bilim insanlarıyla politika yapıcılar arasındaki uçurumun gittikçe arttığını" gösterdiğini belirterek bilimin, daha fazla önlem alınması yönünde alarm verdiğini vurguladı.

Tacir, "Kayıtsızlığın açtığı çukurları kapatmanın maliyeti çok ağır olacak. Hemen harekete geçilmemesi daha fazla kuraklık, daha fazla sel, yükselen denizler, daha fazla iklim göçmeni, daha fazla kıtlık demek. Bu tehlike çanları 2018 Küresel Riskler Raporu'nda açıkça ortaya konulmuştur" dedi. Kuraklığın, biyo çeşitliliğin bozulmasının, iklim özelliklerinin değişiminin ayrımı etkilerken gıda fiyatlarında yaşanan artışların zincirleme olarak diğer ürünlerin fiyatlarının yükselişini tetiklediğini ve enflasyonist bir baskı oluşturabildiğini kaydeden Tacir, yaşanan olağandışı hava olaylarının üretimlerin durmasına, buna bağlı tüm tedarik zincirinin etkilenmesine sebep olabildiğini anlattı.

Tacir, 2017'de doğal ve insan kaynaklı afetler sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısının 11 binden fazla, dünyanın bu afetler karşısında ödediği ekonomik bedelin ise 337 milyar dolar olduğunun altını çizdi. İklim değişikliğinin baş sorumlusu olarak fosil enerji kaynaklarının gösterildiğini dile getiren Tacir, çözüm olarak da "yenilenebilir enerji”ye işaret etti. Tacir, yeşil ekonomiye geçisin istenen ve beklenen hızda olmadığını kaydederek: "Bugün gelişmiş yirmi ülkenin enerjisinin yüzde 82'si hala fosil yakıtlardan temin edilmekte. Rüzgar ve güneş enerjisinin maliyeti dünya çapında giderek azalıyor. Bu teknolojilerin 2020 itibariyle fosil yakıtlarla aynı maliyet seviyesine, hatta daha ucuza gelebileceği söyleniyor. Endüstri 4.0, 10 yıl içinde önemli yol kat edecek. Ve önemli sonuçlarından biri de enerjinin daha verimli kullanılmasına imkan verecek olması. Özetle, iklim değişikliği ile savaşımızı teknolojiyle kazanacağız" dedi.

Paris İklim Anlaşması'na taraf olmak, doğru bildiklerini tüm dünyaya anlatmak ve değişen çağa ve gereklerine ayak uydurmak zorunda olduklarını dile getiren Tacir, sözlerini şöyle tamamladı: "Sanayi yapımızı yeşile çevirmek, yeşil işler oluşturmak sanayicimizi küresel tehditlerden korurken yeni düzende güçlü bir aktör olmasını sağlayacaktır. Yeni kanuni düzenlemelerle daha çekici hale gelen Ar-Ge süreçlerimizin bile iklim değişikliği ile mücadeleye katkı vermesi gerekmektedir. Çünkü bilim ve teknoloji, sanayimizin kaynak ve enerji verimliliğini başarmasında kilit noktadır. Düşük karbon merkezli yeni bir ekonomi ve kalkınma modelinin şekillendiği günümüzde; firmaların beklenen değişime hızlı, verimli ve maliyet-etkin bir çerçevede uyum sağlaması için iş dünyasında öncelikli olarak yeterli farkındalığın oluşması sağlanmalıdır". 

Toplantı ile ilgili ayrıntılı bilgi, Termodinamik Aralık 2018 sayısında yer alacaktır.